metabolizma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
metabolizma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2017 Perşembe

Metabolizmayı hızlandıran besinler zayıflamayı kolaylaştırıyor

Yaz aylarında, özellikle tatilde alınan kalorilerin ucu zaman zaman kaçabiliyor. Hızlı metabolizma formda kalmanın anahtarlarından biri. Çalışmalar, bazı besinlerin bölgesel yağlanmaya karşı etkili olduğunu gösteriyor. Peki, hangi besinler metabolizmayı hızlandırıyor, hangileri yağ yakıyor?

9 Mayıs 2017 Salı

Yağ aldırmak kalıcı bir çözüm mü?

Liposuction ilk çözüm olmalı mı? Yağ aldırma kalıcı bir uygulama mı? Liposuction yaptırdıktan sonra beslenmede dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğunu belirten Diyetisyen Cansu Temel, yağ aldırmanın kalıcı olması için yapılması gerekenleri anlattı.

Yağ aldırmak kalıcı bir çözüm mü? Liposuction yaptırdıktan sonra dikkat edilmesi gereken 8 şey
Hastalar hamilelik, doğum, aşırı kilo alıp verme ve yaşlanmaya bağlı sebeplerle karında aşırı sarkma, şekil bozuklukları, aşırı yağlanma şikayetleri ile yağ aldırmak kalıcı bir çözüm müdür?
Liposuction olarak bilinen yağ aldırma yöntemi özellikle kadınlar tarafından çok sık tercih edilen bir yöntem haline geldi. Ancak bu yönteme başvurulmadan önce yağ aldırmanın kilo verme amaçlı değil, bölgesel incelmeyi sağlayan bir yöntem olduğunun altını çizen Diyetisyen Cansu Temel, yağ aldırma konusunda hastaların dikkat etmesi gerektiğini söylüyor.
“Bir diyetisyen olarak liposuction yöntemine başvurmak isteyen danışanlarıma ilk olarak uygun beslenme programını uygulayarak fazla yağlarını yakmaları gerektiğini; daha sonra gerek duyulursa bu yöntemi tercih etmelerini vurguluyorum.
Yağ aldırma işleminden sonra o bölgedeki yağ hücrelerinde azalmalar görülür. Ancak ilerleyen zamanlarda bu yağların geri alınmaması ve kilo artışının görülmemesi için sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır. İşlem sonrasında bir diyetisyen yardımının alınması ve bireye özgü hazırlanan beslenme programının uygulanması önemlidir.” diyor.

YAĞ ALDIRMA İŞLEMİNDEN SONRA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
1-Bu işlemi geçirenlerde en sık görülen şikayet vücuttaki ödem artışıdır. Bunun engellenmesi ya da en aza indirilmesi için tuz tüketimi azaltılmalı ve turşu, salamura besinler ve konserveler gibi tuz içeriği yüksek besinler tüketilmemelidir.
2-Operasyon sonrasında bazı kişilerde gaz ve şişkinlik şikayetleri görülmektedir. Özellikle karın bölgesinden yağ aldıran bireylerin o bölgede gerginliğin sağlanmasına dikkat etmeleri gerekmektedir. Bazı besinlerin bir süre tüketilmemesi ile bu şikayetler önlenebilir. Kurubaklagiller, brokoli, karnabahar, turp, lahana gibi sebzeler ve süt tüketimine dikkat edilmelidir. Süt tüketmesi gereken bireyler ise, şişkinlik yapmaması için laktozsuz süt tercih edebilir.
3-İşlem sonrasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bireyin ideal kilosuna indikten sonra bu kiloyu korumasıdır. Bunun için sağlıklı beslenme programı yaşam şekli haline gelmelidir.
4-Şok diyet uygulamalarından ve tek yönlü beslenmeden kaçınılması gerekir. Vücut için gerekli olan bütün besin ögelerinin karşılanması için 4 temel besin grubundaki besinler gün içinde tüketilmelidir.
5-Tüketilen besinlerin satın alma, saklama ve pişirme aşamalarının hijyen şartlarına uygun olması gerekmektedir.
6-Metabolizma hızının düşmemesi ve gerekli besin ögelerinin karşılanması için öğün atlanmamalıdır. Ana ve ara öğünlerin atlanmadan yapılması tokluk hissinin uzun kalmasını sağlayarak öğünlerde fazla besin tüketiminin önüne geçer. Aynı zamanda kan şekerinin dengede kalmasını sağlar.
7-Tokluk hissi yemek yedikten hemen sonra oluşmamaktadır. Fazla besin tüketimin engellenmesi ve tokluk hissinin oluşması için yemek yeme süreleri uzatılmalıdır.
8-Vücut için gerekli sıvının alınması ödem oluşumunun engellenmesi için de önemlidir. Gün içerisinde 2-2,5 litre su mutlaka tüketilmelidir. Sözcü

16 Ocak 2017 Pazartesi

Yatarak kilolarınıza veda edin

Uyurken metabolizmanın yavaşladığı gerçeğini asla değiştiremeyiz ancak uyumadan önce bir takım yöntemlerle kilolarınıza veda edebilirsiniz.

Kilo vermek için gezmediğiniz spor salonu ve uygulamadığınız diyet kalmadı öyle değil mi? Evet dediğinizi duyar gibiyiz.
Öyleyse kilo vermek için kendinizi aç bırakmanıza gerek yok. Üstelik egzersiz yapmadan,  kendinizi yormadan terlemeden kilo verebilmeniz mümkün.
Yatmadan önce yapacağınız bir takım değişiklikler kilo vermenizi sağlayabilir.
İşte sizlere metabolizmanızı yatarken bile çalıştıracak ve uykunuzda kilo vermenizi sağlayacak 5 önemli bilgi…
Egzersiz: 
Yatmadan önce ağır egzersizler yapmamaya özen gösterin. Kalp ritminizi hızlandırır ve uyumanızı zorlaştırır. Yapacağınız egzersizlerin sizi rahatlatıcı etkisi olmasına özen gösterin. Sert ve yorucu egzersizler yerine yoga ve meditasyon yöntemlerini deneyin.
Üzüm suyu: 
Yapılan araştırmalarda, üzümde ye alan resveratrol adlı madde vücudunuzda yağ yakım sürecini büyük ölçüde hızlandırıyor. Yatmadan önce bir bardak üzüm suyu hem  sağlıklı beslenmeniz açısından hem de vücudunuzdan kötü yağları arındırmanız açısından mükemmel bir yöntem olacaktır.
Çıplak uyuyun:
Uzmanlar çıplak uyuyan kişilerin yağ yakımını hızlandırdığını öne sürüyor. Bu durum,  uyku sırasında bedeninizin soğuyarak ısınmak için yağları yakmasıyla gerçekleşiyor. Bu sebepten çığlak uyuyan kişilerde metabolizma hızı daha fazladır.
Atıştırmak :
Uzmanlar, yatmadan önce 300 kaloriyi geçmeyecek atıştırmalıkların kilo vermenize yardımcı olacağını belirtiyor.
Örneğin yoğurt tüketerek yatağa girmek hem protein ihtiyacınızı karşılar hem de kalsiyum açısından zengin olduğu için rahat uyumanızı sağlar.
Aydınlık odada uyumayın!
Aydınlık bir odada uyumak, vücudun melatonin üretimini durdurmaktadır. Bu durum, yorgun uyanmanıza ve sabahları daha fazla yiyecek tüketmenize neden olur. (pembenar)

26 Aralık 2016 Pazartesi

Balkabağı bağırsak tembelliğinin düşmanı

Balkabağını bağırsaklar için tam bir şifa deposu. Hem tok tutan hem de cilde iyi gelen balkabağının bağırsak tembelliği yaşayanlar için önemli bir destek olduğu belirtildi.

Kışın turuncu şifa deposu balkabağı bağışıklık sistemini güçlendiriyor, bağırsak hareketlerini hızlandırıyor, tok tutuyor ve cilde iyi geliyor. Posadan zengin bir kaynak olduğundan püresi veya çorbası uzun süre tok kalmanızı sağlarken; bağırsak tembelliği yaşayan kişilerde soruna yardımcı oluyor.

24 Aralık 2016 Cumartesi

Fit olmanızı sağlayacak 12 Yol

1- Kahve yerine her gün bir büyük bardak su içerek güne başlayın. Uyanır uyanmaz su içmek, metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır.​

Uyandıktan sonra sadece 10 dakika güneşi selamlayarak esneme hareketleri yapın. Bu esneme hareketleri gün boyunca yoğun iş temponızda pozitif ve relax olmanızı destekleyecektir.
2- ​Eğer işiniz evinize yakın ise mümkün olduğunca işe yürüyerek ya da bisikletle gidin. Eğer işe bisikletle ya da yürüyerek gitmeniz imkansız ise bu eylemi hafta sonu gerçekleştirin.
Haftada bir gün kendinize egzersiz günü belirleyin. İster sahilde koşun ister bisiklete binin ya da dağ yürüyüşü yapın ama mümkün oldukça hareket etmeyi ihmal etmeyin.

3 - Sporunuzu bitirmeye başladığınız son saatler kendinizi daha fazla zorlayın. Daha çok ağırlık kaldırmaya ya da bisiklete binmeye devam edin.
İnternetten ya da telefonla yemek siparişi vermek veya mutfak alışverişi yapmak yerine spor ayakkabılarınızı giyin ve yürüyerek ya da bisikletinize binerek istediklerinizi almaya gidin. Böylece hem hareket etmiş olacaksınız hem de torbaları taşırken kol kaslarınızı geliştirmiş olacaksınız.
4 - Yaptığınız sporu mümkün olduğunca daha çok arttırın ve bir önceki egzersizlerinize göre daha zorlayıcı egzersizler yapmaya çalışın.

Oturduğunuz apartmanda ya da metroda asansör veya yürüyen merdiven yerine merdivenleri kullanın.
5- Çocuklarınız hareketli ve enerji sarf ettikleri oyunlar oynarken onları izlemek yerine siz de oyuna katın. Hem çocuklarınızla daha çok şey paylaşmış olur hem daha çok hareket etmiş olursunuz.
Yemekten sonra televizyonun karşısına geçip film izlemek yerine dışarı çıkıp yürüyün.
6- Ayda bir kere farklı bir egzersiz sınıfına katılın. Bu, her zaman yaptığınız sporun tekdüzeliğinin verdiği halsizliği ve bitkinliği ortadan kaldıracaktır.
Sevdiğiniz ve yapmaktan zevk aldığınız bir spor dalına yönelin. Böylece sporun verdiği yorgunluğu görmezden gelirsiniz. (Instyle)

18 Aralık 2016 Pazar

Metabolizmayı hızlandırmanın10 püf noktası!

Kış mevsiminde birçok insanın ortak sorunu, kilo almak. Bunun önemli nedeni ise metabolizma hızının düşmesi. Dolayısıyla kışın ideal kiloda kalmanın yolu öncelikle metabolizma hızını artırmaktan geçiyor.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Güneş, kış mevsiminde metabolizmayı hızlandırmanın püf noktalarını anlattı:
1- Uyandıktan 1 saat sonra kahvaltı edin: Hızlı bir metabolizma için düzenli beslenmek ilk kurallardan birini oluşturuyor. Uyandıktan sonra 1 saat içinde kahvaltı ederek metabolizma hızınızı yüzde 30 oranında artırabilirsiniz. Kahvaltıda yağlı gıdalardan ve şekerli besinlerden uzak durmanız gerektiğini unutmayın. Kahvaltınızın dengeli ve doyurucu olması için protein (yumurta, peynir, süt), kaliteli karbonhidrat (tam tahıllı ürünleri, yulaf) mevsim yeşillikleri ve mevsim meyveleri içermesi gerekiyor.
2- Ara öğünleri asla atlamayın: Metabolizma hızının azalmasının en büyük sebeplerinden biri de, düzensiz beslenme alışkanlığı. Özellikle ana öğünleri (kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği) düzenli olarak tüketmek, besinlerin vücutta yağ olarak depolanmasının önüne geçiyor. İki ana öğünün arasında 4-5 saat gibi zaman dilimi olmasına da özen gösterin.
3- Günde 10 bardak su için: Havaların soğumasıyla birlikte unutmaya başladığınız su ihtiyacınızı yeniden hatırlayın. Vücudunuzun yüzde 70’ni oluşturan suyu günde 10 bardak içmeniz metabolizma hızınızı arttırarak, aldığınız enerjinin vücutta yağ olarak depolanmasını engelleyecektir.
4- 1 fincan tarçınlı, limonlu zencefil çayı: Zencefil ve tarçın vücut sıcaklığını yükselterek metabolizma hızını arttırıyor. Bunların yanına bir de C vitamininden zengin olan limonu eklediğinizde hem metabolizmanızı hızlandırmış hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirmiş olacaksınız. 1 büyük bardak kaynamış suya 1 dilim taze zencefil, 1 tane çubuk tarçın, 2 dilim limon ilave edip,karışımı10 dakika kadar demlenmeye bırakarak çayınızı hazırlayabilirsiniz. Çayınızı tatlandırmak isterseniz 1 çay kaşığı kadar üzüm pekmezi ilave edebilirsiniz.
5- Şekerli gıdalar ve hamur işlerine ambargo koyun: Yaşadığınız açlık krizlerinde belki de ilk aklınıza gelen şekerli gıdalar ve hamur işleri oluyor. Ancak unutmayın ki karbonhidrat içerikleri ve kalori yükleri yüksek olan bu besinlerin tamamına yakını vücudunuzda yağ olarak depolanıyor. Aralarda yaşanan açlıklarda bu besinler yerine mevsim meyvelerinden 1 porsiyon (1 orta boy elma veya portakal veya 1 tane kivi vb.) seçmeniz kilo kontrolünü sağlamayı kolaylaştırır.
6- Yeşil yapraklı sebzeler sofraya: Değişen hava koşullarına uyum sağlamak için vücut direncinizi arttırmanız gerekiyor. C vitamini vücut direncinizin artmasında ve güçlü bir bağışıklık sistemiyle vücut ısınızın korunmasında en önemli vitaminlerden biri. Bunun için de C vitamininden zengin olan, ıspanak,pazı, brokoli ve karnabahar gibi yeşil yapraklı sebze yemeklerini hafta da en az 3-4 kere tüketin. Yeşil yapraklı sebzelerin yanında C vitamininden zengin olan turunçgillerin tüketimi de bağışıklık sistemini destekliyor. Her gün 1 adet portakal veya greyfurt yemek de vücut direncinizi arttırmanın bir diğer yolunu oluşturuyor.
7- Badem yemekten korkmayın: Riboflavin, magnezyum, bakır ve yağ asidinden zengin olan bademin sindirilmesi için vücudun daha fazla enerji harcaması gerekiyor. Bunun sonucunda metabolizma hızınız artıyor. Badem ayrıca midede kalış süresi de uzun olması nedeniyle kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlıyor. Tüm bu özelliklerini düşündüğümüzde günlük 8-10 tane kadar çiğ badem metabolizma hızlandırıcı ve tok tutucu bir ara öğün olacaktır.
8- Günde 1 fincan yeşil çay: Yeşil çayın içerisinde bulunan kafein ve ‘epiogallocatechin-3-gallat’ adındaki bileşen sinir sistemi ile beyni etkileyerek kalp atış hızını ve metabolizmayı hızlandırıyor. İçerisindeki polinefol bileşenleri de iştahın baskılanmasına yardımcı oluyor. Ancak yeşil çayın bu etkileri için onu doğru demlemek gerekiyor. Yeşil çayı kesinlikle kaynatmayın. Bir kupa kaynamış suyu ocaktan aldıktan sonra içine 1 çay kaşığı kadar yeşil çay ilave edip 3-4 dakika kadar demleyin, ardından süzün. Sonrasında çayınızı isterseniz soğuk isterseniz sıcak olarak içebilirsiniz.
9- Tadına bakmadan tuz ilave etmeyin: Tuzda bulunan sodyumun fazla alımı vücudunuzun su tutmasına, bunun sonucunda da ödem yapmasına neden oluyor. Sonuç; kendinizi, özellikle sabahları uyandığınızda şişkin ve kilolu hissetmek. Günlük tuz tüketiminizi 5 gram ( 1 çay kaşığı) ile sınırlandırmaya özen gösterin.
10- Fiziksel aktivitelere devam: Havaların soğuması spora ara vermeniz için bir neden olmasın. Eğer herhangi bir spor dalıyla ilgilenmiyorsanız günlük 30-40 dakikalık yürüyüşler yaparak harcadığınız enerjiyi arttırabilirsiniz. Böylelikle yavaşlayan metabolizma hızınızın da dengesini sağlamış olursunuz. ntvmsnc

21 Ekim 2016 Cuma

Metabolizmayı hızlandıran 4 adım

Kilo vermenin ilk şartı metabolizmayı hızlandırmak... Diyetisyen Şeyda Sular, en kolay yollarını anlattı.

Bazal metabolizma hızının bir insanın herhangi bir fiziksel aktivite yapmadan gün içinde harcadığı enerji miktarı olduğunu kaydeden Sular, “Bazal metabolizma hızı kişinin yaş, cinsiyet, genetik yapı, fiziksel aktivite durumu, karbonhidrat tüketim miktarı, hastalık durumu ve su tüketimi gibi birçok faktöre bağlıdır.” dedi ve şu ipuçlarını verdi:

1- Sabah uyanınca aç karnına 1 bardak su tüketin. Herkesin ılık su tüketin lafını bir kenara bırakın çünkü aksine içilen soğuk suyu vücut normal ısıya düşürmek için ekstradan enerji harcayacağını bir kenara not edin.

2- Güne muhakkak kahvaltı ile başlayın. Tüm gece aç kalan vücut kendini korumaya alıp metabolizma hızını düşürdüğü için güzel bir kahvaltıyla düşen metabolizma hızını tekrar çalıştırabilirsiniz

3- Herhangi bir tansiyon-kalp rahatsızlığınız yoksa günde 2 fincan yeşil/beyaz çay yada kahve tüketin içeriğinde bulunan kafein normal alım yapıldığında metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olacaktır aynı zamanda dağılan konsatrasyonu toparlayacak ve gün içinde dinamik kalmanızı sağlayacaktır.

4- Özellikle diyabet hastaları ara öğünü günlük beslenmenize ilave edin. Uzun saatler aç kalan vücut ilk gördüğü yemeğe saldırmakla birlikte miktarı abartma ihtimali yükselmektedir. Karbonhidrat, meyve-sebze grubu ve proteinle kombine olmuş bir ara öğünle bir sonraki ana öğün için ön taban hazırlamış tüketeceğiniz ana yemeğin miktarını azaltmış olacaksınız

5- Spordan nefret ederim kesinlikle yapmam diyenler fiziksel aktivite metabolizmayı hızlandıran en önemli koşullardan biridir. Vücut kas kitleniz ne kadar yüksek ise harcadığınız enerjide doğru orantılı olarak artacaktır. Spor yapanlar devam yapmayanlar ise evde 15-20 dk fiziksel aktivite yada en azından bir markete yürüyerek gidip gelmek size çok büyük katkıdır. Sözcü

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Dünyadaki yetişkinlerin yüzde 20’si obez olacak

Op. Dr. Murat Üstün, obezitenin bir salgın gibi arttığını belirtiyor.


Gelecekte daha ciddi boyutlara ulaşacak olan obezite sorunu ile ilgili konuşan Obezite ve Metabolizma Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Üstün, Türkiye’nin obezite cerrahisi konusunda bir merkez olmasını arzuladıklarını belirtti. Bu amaçla İngiltere ile Türkiye arasında bir sağlık köprüsü kurma misyonuyla yola çıktıklarını belirten Üstün, obezite hastalığının insanlar üzerinde yarattığı etkileri üzerine konuştu.

OBEZ ERKEKLERİN SAYISI 3 KAT ARTTI

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de obeziteye karşı topyekün bir savaş yürütüldüğünü belirten Op. Dr. Murat Üstün, özellikle İngiltere'deki araştırmaların önemli olduğuna dikkat çekiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor, “Londra'da bulunan Imperial College’ın yapmış olduğu bir araştırmaya göre, 2025 yılına kadar dünyadaki yetişkinlerin %20'sinin obez olacağı öngörülüyor. Dünya genelinde yapılan araştırmalar sonucunda ise 1975 yılında sadece 105 milyon olan obez kişi sayısının, 2014'te 641'e çıktığı belirtiliyor. 1975'ten bu yana obez erkeklerin sayısının ise yaklaşık üç kat artarak %3,2'den %10,8'e yükseldiği, kadınlarda ise %6,4'ten %14,9'a iki kat arttığı açıklanıyor.”

TÜRKİYE TEDAVİ MERKEZİ OLABİLİR

Ülkemizin obezite konusunda dünyada 7’nci sıraya yükseldiğini belirten Üstün, sadece ülkemizin değil özellikle Avrupa’nın da büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor. Obezite hastalığı konusunda İngiltere’de yapacağı araştırmalar sayesinde, Avrupa ve Türkiye arasında önemli bir işbirliğine imza atacaklarını söyleyen Üstün, özellikle Hollanda, İngiltere, Avustralya ve Almanya başta olmak üzere obezite konusunda yurtdışında yaşayan birçok hastalarının olduğunu açıklıyor.

Op. Dr. Murat Üstün, Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin özellikle cerrahi tedaviler konusunda ileri seviyede oluşu ve yurtdışında sağlık sistemlerindeki aksamalardan dolayı hastaların Türkiye’de tedavi görmeyi tercih ettiğini anlatıyor.

İngiltere’de 500 bine yakın Türk’ün yaşadığını belirten Üstün, sağlık sistemindeki problemlerden dolayı çalışmalarının bir ayağını İngiltere’deki Kings College ve Imperial College’da Türk hekimlerinin kurduğu bir dernek olan ATHPA (İngiltere Türk Sağlık Profesyonelleri Derneği) ile gerçekleştireceklerini ve obezite konusunda bu çalışmalar ışığında önemli bir yol alınacağının altını çiziyor. sözcü

7 Haziran 2016 Salı

Kilo vermek için oruç tutmayın!

Diyetisyen Serap Akyol, “Kilo vermek için oruç tutmak doğru değil” diyor.


Shambala Clinic Diyetisyeni Serap Akyol, Ramazan ayında kişilerin arınma ve ibadet amaçlı oruç tutmalarının önemine dikkat çekiyor. Akyol, kilo verme amaçlı oruç tutmanın sağlık açısından doğru olmadığını belirtiyor.

ORUÇ TUTARSAM KİLO VEREBİLİR MİYİM?

Diyetisyen Serap Akyol konuyla ilgili olarak; “Kutsal Ramazan ayını arınma ayı olarak düşünmeliyiz. Amacımız kilo vermek olmamalı. Kişi daha çok ruhsal ve bedensel arınma için oruç tutmalıdır. Oruç aslında kişinin ruhunu ve bedenini temizlediği bir çeşit detoksdur” diyor.


METABOLİZMAYI BOZARSINIZ

Diyetisyen Akyol, kilo vermek için oruç tutmanın kesinlikle yanlış olduğunu özelikle ifade ederek: “Bu durum metabolizmanın bozulmasına ve ağırlık kaybediyorum derken, sadece kas ve su kaybetmenize neden olmaktadır. Bu da kilo vermekten ziyade sağlığınızın bozulması anlamına gelmektedir.” sözleriyle oruç tutmayı düşünenleri uyarıyor.

MEVSİM SEBZELERİ İLE DENGELİ BESLENİN

Serap Akyol, özellikle sıcak yaz günlerine denk gelen Ramazan ayında oruç tutanları dengeli beslenmeleri konusunda uyarıyor. Sahurda tok tutan ve gün içinde vücudu canlı tutacak mevsim sebzelerinin ve yiyeceklerin tercih edilmesine dikkat çekiyor. Akyol, kişilerin doğru beslenerek, sahurda ve iftarda bol su tüketerek ibadetlerini zorlanmadan, sağlıklarını koruyarak yerine getirebileceklerini belirtiyor. Sözcü

6 Haziran 2016 Pazartesi

Ramazanda kilo almamak elinizde

Oruç tutarken aç kalınan sürenin uzun olması metabolizmayı yavaşlatacağı için normal beslenme düzeni sürdürüldüğünde kilo almak kaçınılmazdır. Bu nedenle ramazan ayı boyunca özellikle yağlı ve şekerli gıdalardan kaçınarak, formunuzu koruyabilirsiniz…



SAHURDA KAHVALTI YAPIN

Sahurda, özellikle doğru besinleri tercih etmek gün içinde oruç tutulan saatlerde açlığı önler ve zindelik sağlar. Sahurda poğaça, tost, sucuk, salam, ağır gıdalar yerine; yumurta, peynir, süt gibi kahvaltılık hafif besinler tercih edilmeli. Bazen pratik olması adına süt veya yoğurt ile yulaf ezmesi müsli gibi besinler de tercih edilebilir. Fakat bu besinlerin yanında meyve ve kuruyemiş de tüketilebilir.

BAŞLANGIÇ iÇiN TEK TERCiH YAPIN

İftarda tüketilen kızartmalar, yağlı yemekler, hamurla yapılan ağır tatlılar, fazla miktarda tüketilen pilav ve makarna da yağlanmayı artırır. Bu durum ağırlık hissini artıracağından kişi kendini zinde değil yorgun ve bitkin hisseder. İftarda başlangıç için zeytin, hurma, meze, börek, ceviz içi, kayısı, incir gibi birçok besini bir arada tüketmek yerine tek bir hurma ya da zeytin tercih etmek daha sağlıklı olur. Başlangıçta çorba, ardından etli sebze veya zeytinyağlı sebze yemeği, ızgara et,  yoğurt, ekmek, salata ile birlikte tüketilerek iftar sonlandırılabilir.

Her akşam pide yemeyin

Ramazanda en çok tüketilen besinlerden biri pidedir. Her akşam pide tüketmek yerine, kişi özel davetler için kendine bir ödül verme alışkanlığı geliştirilmelidir. Ramazan pidesi beyaz undan yapılır ve kalorisi diğer ekmeklere oranla daha fazladır. Yedikçe iştahı azaltmak yerine artırır; çünkü glisemik indeksi yüksek olduğundan kan şekerini hızlı yükseltip çabuk düşürür dolayısı ile yerken yeme isteğini artıran bir besindir. Hızlı depolanıp kişide yağlanmayı artırabilir. Fazla tüketilme isteği artacak bir besin olması sebebiyle kilo aldırır. Bu nedenle tüketimini sınırlandırmakta fayda vardır. Her akşam pide yemek yerine, kişi özel davetler için kendine bir ödül verme alışkanlığı geliştirilmelidir.

Asitli içecekler susuzluğunuzu gidermez

Susuz kalan vücut; yorgunluk, kas krampları, deride kuruma, sindirim sisteminde zorluk, sersemlik ve sıcaklık hissine sebep olur. Bunun için mutlaka sahura kalkılınca, iftar sırasında ve sonrasında yatana kadar bol sıvı tüketmek gerekir. Ancak asitli ve gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır.

Tatlı kriziniz tutarsa…

Ramazan ayında tüm gün aç kalarak oruç tutan çoğu kişinin akşam yemeği sonrası tatlıya olan isteği artar. Burada yapılması gereken tatlı tüketimini sınırlandırmak ve doğru tercih etmektir. Örneğin baklava, künefe veya tulumba tercih etmek yerine güllaç, kazandibi, dondurma veya meyveli kuplar tercih edilmelidir.

Hepsi aynı zamanda tüketilmemelidir. Örneğin hamurlu şerbetli tatlılardan künefe şekerpare tüketilecekse bile 1-2 adeti geçmeyecek şekilde alınabilir. Güllaç, kazandibi, muhallebi ve meyve tatlıları oldukça sağlıklı tatlılardır.

ÖRNEK MÖNÜ

SAHUR
Önce yarım litre suya hazırladığınız, tarçın kabuklu, elma dilimli, limon dilimli ve yeşil çaylı sabah iksirinizi için. Ardından kabak rendeli 2 yumurtalı omlet + yarım dilim kepekli lavaş + domates + salatalık söğüş yiyin.

İFTAR

Orucunuzu, 1 büyük bardak su ile açıp, bir süre sonra soğuk çorbanızı için.
Yapılışı: 4 kaşık yoğurt ve 1 çay bardağı suyu birlikte çırpın.1 su bardağı haşlanmış nohut, 1 kahve fincanı haşlanmış karabuğday, 1 salatalık rendesi ve taze nane ilave edip, pul biber ve bir fiske tuzla tatlandırın.

Yemekten hemen sonra Türk kahvesi için. Yarım saat sonra yeşil çay/beyaz çay/mate seçeneklerinden birini tüketin.

ARA

Yarım litre su için.

İFTARDAN 2 SAAT SONRA

Közlenmiş patlıcan, közlenmiş kırmızı biber, domates ve biberi ince kıyarak salata haline getirin. Limon, elma sirkesi ve bir fiske tuzla tatlandırın. 200 gram yağsız yoğurtla doyana kadar tüketin.
Yemekten hemen sonra rezene çayı için.

2 SAAT SONRA

3 top light dondurma

(Taylan Kümeli / Sözcü)

2 Haziran 2016 Perşembe

Midenizi Ramazan’a hazırlamanın 10 adımı

Bedeninizi oruç tutmaya hazırlamanın yolları...


Uzun sürecek açlık ve susuzluk metabolizmanızı değiştirmeden önce bedeninizi, midenizi Ramazan’a hazırlayın. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, konu ile ilgili önemli uyarılarda bulundu ve oruç tutacağınız günlere yaklaşırken yapmanız gerekenleri anlattı.

Su tüketiminizi artırın

Ramazan öncesi su tüketmeyerek susuzluğa alışılacağı düşüncesi, yapılan en büyük yanlışlardan biri. Günde en az 8-10 bardak su tüketmeye dikkat edin, su kaybını arttıran kafeinli içeceklerin tüketimini sınırlandırın.

Uyku saatinizi öne çekin

Ramazan'da iftar ve sahur saatleri nedeniyle biyolojik saatimiz değişeceğinden, şimdiden yeni uyku düzenine geçin. Normal uyku saatinizden bir iki saat önce uyumaya başlayın. Uyku saatinizi öne çekmeniz hem Ramazan'da sahura kalkmanızı kolaylaştıracak hem de gün içerisinde uykusuzluğa bağlı halsizlik ve yorgunluk hissinizi önlememeye katkı sağlayacak.

Kahvaltınızı daha erken yapın

Kahvaltı gün boyu kişiyi zinde tutan en önemli öğün. Kahvaltı yapmama alışkanlığınız varsa, Ramazan'a sayılı günler kala mutlaka kahvaltı yapmaya kendinizi alıştırın ve daha erken saatlerde kahvaltı yapın.

Porsiyonlarınızı küçültün

Oruç öncesi özellikle öğle yemeklerinde porsiyonları küçültün, salata gibi hafif yiyecekleri tercih edin, ara öğünleri azaltın. Böylece hem uzun sürecek açlık ve susuzluğa karşı vücudunuz daha kolay adapte olabilecek hem de mide ve sindirim sisteminiz rahatlamış olarak Ramazan'a başlayabilirsiniz.


Ağır yiyeceklerden kaçının

Doç. Dr. Suna Yapalı “Ramazan öncesi yağlı, şekerli ve tuzlu besinleri azaltmak gerekir. Yemeklerinize kattığınız yağ ve tuz miktarını azaltın. Cips, patates kızartması, tuzlu kuruyemiş ve turşu gibi besinlerden uzak durun” diyor.

Meyve ve sebze tüketmeye dikkat edin

Lif içeriği yüksek sebze, meyve ve tam tahıllı yiyecekler sindiriminizi kolaylaştıracağından Ramazan'da olduğu gibi öncesinde de meyve ve sebze tüketmeyi ihmal etmeyin. Ancak meyvelerdeki şeker oranının da yüksek olduğunu göz önünde bulundurarak tüketimini günde bir iki porsiyon ile sınırlandırın” diyor.

Ağrı kesici ilaçları sık kullanmayın

Ağrı kesici ilaçların kullanımı midede tahriş ya da ülser oluşumunu kolaylaştırıyor. Bu nedenle gerek günlük yaşantınızda gerekse oruç öncesinde bilinçsizce ağrı kesici kullanmayın.

Mide sorununuz varsa uzmana görünün

Açlıkla mide asit salgısı ve sindirim sisteminin hareketliliği azalıyor. Uzun süreli açlık aktif mide ülseri, oniki parmak barsağı ülseri ve gastriti olan hastalarda yakınmaları artırıyor. Bu nedenle mide ülseri olanların oruç tutmaması gerekiyor. Midenizde herhangi bir sorununuz varsa Ramazan öncesi mutlaka bir hekime görünün. Hafif şiddette reflü hastalığı olanlar ilaçlarını sahurdan 30-60 dakika önce almalı.

Sahura mutlaka kalkın

Birçok kişi sahura kalkmadan oruç tutabileceğini düşünüyor. Oysa sahura kalkmadan tutulan oruç açlık süresini daha da artırıyor. Bu da gün içerisinde mide rahatsızlıklarına neden olabiliyor.

Sahurda kahvaltı tercih edin

Doç. Dr. Suna Yapalı “Sahurda yumurta, peynir, süt ve yoğurt gibi protein içeriği yüksek besinlerin alınması tok kalmanıza yardım edecektir. Ayrıca ceviz ve badem gibi kaliteli yağ içeren besinler de sahur sofralarınızda yer almalıdır” diyor. Sözcü

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Obezitenin önüne egzersizle geçin

Alınmış kiloyu vermeye çalışmak yerine , sağlıksız kilo alımı önceden önlenmesi gerekiyor.


Obezite; vücudun aşırı yağlanması olarak ifade ediliyor. Son yıllarda görülen obezite oranındaki artışta, beslenme türü kadar fiziksel aktivitedeki azalmanın da büyük rolü olduğu biliniyor. Günümüzde kilo vermek için birçok yöntem olmasına rağmen, verilen kiloların kontrolü konusunda çoğu insan başarısız oluyor. Yaşın ilerlemesi ile metabolizmanın yavaşlaması ve fiziksel aktivitedeki değişiklikler kişilerin kilo almasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle alınmış kiloyu vermeye çalışmak yerine , sağlıksız kilo alımı önceden önlenmesi gerekiyor. Spor Eğitmeni Barış Muti Obezite ve doğru egzersiz konusunda bilgilendiriyor.

Kilo kontrolü için ne kadar egzersiz yapılmalı?

Egzersiz, kilo verme yanında verilen kiloların da korunmasında çok etkili bir yöntemdir. Kilo kontrolü için günde en az 60 dk orta düzeyde ve haftada minimum üç gün tavsiye ediliyor. Üç günlük bir egzersiz programının kiloyu korumak için, daha fazlasının ise kilo vermek için gerekli olduğu ifade ediliyor. Devamlılık önemli !
Beslenme ve Egzersiz dosttur

Günlük yaşantımızda hareketimizi artırmaya yönelik yürüyüşler, çocuklarımızla oynadığımız hareketli oyunlar , danslar bile bunun için yeterli olabilir.  Tempolu yürüyüş, koşma, yüzme, tenis, bisiklete binme, aerobik egzersizler revaçta olan egzersiz tipleridir. Günlük hayatımıza katabileceğimiz küçük fiziki aktiviteler ile de kalori harcamak mümkün.

Araba yerine bisiklet kullanmak ya da yürümek.

Toplu taşıma araçlarından bir durak önce veya sonra inmek.
Arabayı ulaşmak istediğimiz yere uzak bir yere park edip yürümek.
Asansör yerine merdivenleri kullanmak. Günde 40-45 merdiven çıkmak yılda 2 kg,    günde 180-200 merdiven çıkmak (yaklaşık 16 kat) yılda 8 kg yağ kaybı demek.
Ev-bahçe-otomobil ile ilgili uğraşlar bulmak.
Ev temizliği yapmak (yaklaşık 227 kalori kaybı demek).
Dans etmek (yaklaşık 1 saatte 250 kalori kaybı demek).
Alışveriş yapmak, 45-60 dakika otomobil temizlemek, 45-60 dakika cam-yer silmek, 30 dakika bisiklete binmek, 30 dakika bahçede çalışmak, 30 dakikada 3 km yürümek, 15 dakika merdiven çıkmak (150 kalori kaybı demek).

Egzersiz programları

Her gün vücudunuzun karın-kalça-omurga-kol ve bacak gibi belli kas gruplarını dengeli bir şekilde çalıştıran egzersizler uygulayabilir, kontrollü bir şekilde ağırlık çalışabilirsiniz. Tüm bunları evinizde ailenizle beraber yapabileceğiniz gibi, size yakın bir spor merkezinde uzmanların gözetiminde de uygulayabilirsiniz. Hangi koşullar sizi egzersiz yapma konusunda motive ediyorsa ona göre tercih kullanabilirsiniz. Ayrıca vücut ağırlığımız yanında mutlaka vücut yağ oranımızı kontrol etmemiz şart, Tanita marka bir çok ürünü bu amaç için kullanabilirsiniz, pratik kullanımı sayesinde kişinin ölçümlerini kendisinin de yapabileceği Innerscan Vücut Analizi ile kişinin kilosunu, yağ oranını, vücut sıvı oranını, kaslarının ağırlığını, kemik ağırlığını, fiziksel aktivite derecesini, günlük alması gereken kalori miktarını ve metabolizma yaşını 10 sn’ lik bir analiz ile öğrenmeniz mümkün.

Nefes egzersizleri ve açık havadan faydalanmak

Nefes egzersizleri vücuda yeterli miktarda oksijen girişini sağlayarak metabolizmayı kuvvetlendirir. Ayrıca fiziki, zihinsel ve duygusal detoksa yardımcı olarak kişinin olumlu hissetmesine ve motivasyonun yükselmesine yarar.

Açık havada yaptığınız en aşağı 15 dakikalık bir yürüyüş, vücudunuzun D vitamini sentezlemek için ihtiyaç duyduğu güneş enerjisini size kazandıracaktır. Bunun için öğle yemeğiniz için ayarladığınız sağlıklı bir menüyü, havanın güzel olduğu günler mümkünse işinize yakın bir parkta yiyebilirsiniz.

27 Mart 2016 Pazar

Karın kası spor salonunda değil, mutfakta yapılır!

Yaz kıyafetlerini daha rahat giymek istiyorsanız öncelikle yediklerinize dikkat etmelisiniz.


Yaza fit gitmek için hala zamanınız var. İşte hedefinizde size yardımcı olacak sağlıklı öneriler…

BESLENME KARIN KASININ ANAHTARI

Öncelikle anlaşalım, karın kası spor salonunda değil mutfakta olur. Yani beslenmenizi gözden geçirdiğinizde unlu gıdalar ve şekerli besinler beslenme planınızın büyük bir bölümünü oluşturuyorsa önünüzdeki bir kaç yazı feda etmeniz gerekebilir.

AKŞAMÜZERİ YAPILAN EGZERSİZ METABOLİZMAYI HIZLANDIRIYOR

Sabah saatlerinde dinlenmiş ve yenilenmiş olduğunuz için metabolizmanız akşam saatlerine göre daha hızlı çalışır. Dolayısı ile akşamüstü yapacağınız egzersiz, gün içinde yavaşlamaya başlayan metabolizmanıza tekrar yukarı bir ivme yaptırır. Bu da harcadığınız kalori ortalamasını arttırabilir.

BÜTÜN VÜCUDUNUZU ÇALIŞTIRIN

Daha fazla kalori harcamak için ardarda uygulayacağınız ve vücudunuzun her bölgesi için 1 hareketten oluşan programları seçin. 1 setin sonuna 2-3 dakikalık yüksek tempolu koşu ya da bisiklet ekleyin. 3-4 set tekrarlayın.

EN ETKİLİ EGZERSİZ VÜCUT AĞIRLIĞI İLE YAPILANLARDIR

Şınav, barfiks, plank gibi karın kuvveti gerektiren hareketleri diğer hareketlerinizin önüne ya da arkasına mutlaka ekleyin.

KASLARINIZI BELİRGİNLEŞTİRMEK İÇİN…

Kaslarınızı daha fazla belirginleştirmek için her setin son tekrarını 10 saniyelik sabit beklemeyle bitirin.

23 Mart 2016 Çarşamba

Metabolizma hızını artırmanın 10 yolu

Sağlıklı bir şekilde kilo vermenin yolu, metabolizma hızını artırmaktan geçiyor...Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Diyetisyeni Özlem Araz, metabolizma hızını artıracak ve zayıflamanıza yardımcı olacak püf noktalarını anlattı.

• Dengeli beslenme: Güne kahvaltıyla başlayın, öğün atlamayın.

• Fiziksel aktivite: Gün içerisinde fiziksel aktiviteyi arttırmak ve haftada en azından 2-3 gün 40 dakika süren egzersizler sonucunda hem vücut enerji harcar hem de vücutta yağ kitlesi azalıp, kas kitlesinin artması sonucunda metabolizma hızı hızlanır.

• Yeterli protein tüketimi: Gün içerisinde vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineralleri dengeli almalıyız, bu besin öğelerinin içinden özellikle proteinlerin termik etkisi (vücut proteini sindirirken daha fazla enerji harcar) yüksektir. Bu yüzden süt, yoğurt, peynir, yumurta, et, tavuk, balık, kurubaklagiller gibi protein içeren besinleri diyetimizde yeteri kadar almalıyız.

• Kendinizi hazır hissettiğinizde diyet yapın: Bazı dönemlerde bireyler kilo vermek isterler fakat çevresel veya psikolojik etmenlerden dolayı buna hazır değildirler. Bu durumda kendinizi test edin ve gerçekten diyete hazır olduğunuz dönemde diyete başlayın. Çünkü sık sık diyet yapmak metabolizma hızınızı yavaşlatır.

• Bol su için: Su içmek dolaşım sisteminizi hızlandırır ve vücudunuzu temizler.

• Kendinizi az yemeye alıştırmayın: Ne kadar az besin tüketirseniz, metabolizma hızınızda o kadar yediğiniz besinlerden aldığınız kaloriye kendini adapte eder. Bu yüzden az besin tüketmeyin, dengeli ve sağlıklı beslenin.

• Hep aynı şekilde beslenmeyin: Bazı kişiler her gün aynı saatte aynı besinleri tüketirler, sürekli aynı besinleri tüketmek yerine diyetinize çeşit katınız.

• Baharatları yemeklerinizde kullanın: Kırmızı acı biber, karabiber, zencefil gibi baharatlar metabolizmayı hızlandırır.

• Günde 2-3 fincan kahve tüketin: Kahve tüketimi metabolizmayı hızlandırır (hamilelikte, reflü / gastriti olanlarda, çarpıntısı olan kişilerde önermiyoruz.)

• Yeşil çay: Metabolizmayı hızlandırdığı yapılan çalışmalarda görülmüştür."

Sık sık diyet yapanlara kötü haber

Sık sık diyet yapmak metabolizma hızını yavaşlatıyor.




Diyetisyen Özlem Araz, diyet yapanları uyardı. Sık sık yapılan diyetlerin vücuda zararından bahseden Araz, diyetin püf noktalarını anlattı.

Doğru diyet hakkında bilgi veren Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Diyetisyeni Özlem Araz, “Metabolizma; Bazal Metabolizma Hızı (BMH) , fiziksel aktivite ve besinlerin termik etkisi (diyetle alınan besinlerin sindiriminde harcanan enerji) olmak üzere üç ana birleşenden oluşur. Bütün bu bileşenlerin toplamı günlük enerji gereksinmemizi gösterir. Aldığımız kalorinin harcadığımız kaloriden fazla olması durumunda kilo artışı olur.” diye konuştu.

KENDİNİZİ HAZIR HİSSETTİĞİNİZDE DİYET YAPIN

Metabolizma hızının en büyük belirleyicisinin bazal metabolizma hızı olduğunu belirten Özlem Araz, “Bazal Metabolizma Hızı, 24 saat içinde hiç hareket etmeden, dinlenir vaziyette hayati fonksiyonların devamı için harcanan enerjidir ve günlük harcanan enerjinin yüzde 60 ile 70’ini oluşturur. Kişinin çevresel veya psikolojik etmenlerden dolayı değil, kendisini hazır hissettiğinde diyet yapmalı. Kendinizi test edin ve gerçekten diyete hazır olduğunuzda diyet yapın. Çünkü sık sık diyet yapmak metabolizma hızınızı yavaşlatır.” şeklinde konuştu.

15 Kasım 2015 Pazar

Duş alırken kilo verebilirsiniz!

1920'lerde Vincenz Priessnitz isimli bir çiftçi soğuk duşu bir anda ünlü yaptı. Hidroterapi adıyla medikal bir tedavi olarak piyasaya sunduğu soğuk duş konseptinin birçok hastalığa iyi geldiğini söylüyordu.

20. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde ise hidroterapi popülaritesini oldukça yitirdi.

Çünkü insanlar doktorlara ve ilaçlara daha fazla güvenmeye başlamışlardı. Bununla birlikte geçerli bir tedavi yöntemi olarak hidroterapi kullanımı devam etti.

Bağışıklığı Güçlendirir: Soğuk duşlar nezle, grip ve enfeksiyonlara karşı koruyucu bir etki sunuyor. Prag'ta yapılan bir araştırmada haftada 3 kere 14 derecedeki soğuk suya 6 hafta boyunca giren kişilerde 2 tip akyuvar (monosit ve lenfosit) sayısında artış gözlenmiş.

Lenfositler bakteri, virüs ve toksinlerin ortadan kaldırılmasında çok önemli bir role sahiptir. Araştırmacılar vücudun kendini ısıtmak istemesi sonucu artan metabolizma hızının bağışıklı sistemini aktivite ettiğini, böylece de daha fazla akyuvar hücresi ürettiğini düşünüyor.

Bu yüzden düzenli olarak soğuk duş alanlarda nezle, grip ve hatta bazı kanser türleri riski azalıyor.

Kan Dolaşımını İyileştirir: İyi kan dolaşımı kardiyovasküler sağlık için çok önemlidir. Soğuk duşa geçmenizle beraber kan dolaşımı iyileşir.

Soğuk suyla temas ettiğinde kan damarları daralır. Bu daralma kanın akış hızını artırır. Peki kan dolaşımının iyi olması neden önemli?

İyi kan dolaşımı yüksek tansiyonu önler ve kan damarlarını güçlendirir. Kan dolaşımı iyi olduğunda bütün vücut sistemleri daha iyi çalışır, böylece daha iyi görünür ve daha iyi hissedersiniz.

Sıcaklığı Düzenler: Soğuk duşlar termojeneze (vücut ısısının üretilmesi) yol açan stresin iyi bir formunun oluşmasını sağlar. Böylece vücudunuzdaki onarım sistemleri aktive olur.

Eğer kronik olarak soğuk el ve ayaklardan şikayetçiyseniz ya da çok fazla terliyorsanız, soğuk duşu deneyin

Metabolizmayı Hızlandırır ve Kilo Verdirir: Kahverengi yağ hücreleri, beyaz yağ hücrelerinin tersine enerji üretiminde sıkça kullanılır. Soğuk suyla temas kahverengi yağ hücrelerinin üretilmesini sağlar. Bu hücreler glikoz yakarak, daha fazla ısı enerjisi üretmeye çalışırlar.

Daha fazla kahverengi yağ hücresi daha fazla enerjinin yakılmasına, böylece de daha hızlı kilo kaybına neden olur. Artan kahverengi yağ düzeyi, artan kan basıncı ve vücut sıcaklığı ile beraber kimyasal reaksiyonlar daha hızlı olur.

Metabolizma hızını artırmak birçok insanın aradığı şey. Çünkü böylece hem kilo kaybı hızlanır, hem de kas üretimi artar.

Depresyonu Azaltır: Soğuk duş depresyona yardım etmede ve önlemede de yardımcı olur. Virginia Common Wealth Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre soğuk su beynin mavi noktalarını uyarıyor.

Mavi noktalar beynin noradrenalin üretim bölgesi. Noradrenalin ise depresyonu önlemede kullanılan bir hormon.

Lenf Sistemini Güçlendirir: Lenf sistemi atık maddeleri vücuttan dışarı çıkararak patojenlerle (hastalıklarla) savaşır. Atık maddelerin taşınması lenf sıvısı ile sağlanır. Lenf sıvısının hareketi kasların kasılması ile olur.

Soğuk duş bütün vücuttaki kasların kasılmasını sağladığı için lenf sistemi de daha iyi çalışır. Böylece atık maddeler vücuttan daha hızlı atılır.

Eğer lenf sistemi iyi çalışmazsa atık maddeler vücudun uç noktalarında toplanır. Bu da çeşitli sağlık sorunlarına neden olur.

Nefesi Derinleştirir: Soğuk duşun etkisini nefesinizde net bir şekilde hissedeceksiniz. Soğuk duş ciğerleri açarak daha fazla oksijen alınmasını sağlar. Böylece daha az yorgun hissedecek ve spor yaparken daha az yorulacaksınız. (Sözcü)

27 Ekim 2015 Salı

Yağ yakan 5 yiyecek!

İşte metabolizmanızı hızlandırarak daha fazla kalori yakmanızı sağlayacak yiyecekler...

Kırmızıbiber: Arnavut biberi olarak da bilinen kırmızı acı biber metabolizmayı hızlandıran “capsaicin” adlı bileşeni içerir. Ayrıca kalp atışlarını hızlandırır ve damarlardaki “kötü” yağın temizlenmesine yardımcı olur.

Zeytinyağı: Yağın yakılmasına ve atılmasına yardımcı olurken kandaki kötü kolesterol seviyesinin düşmesini sağlar.

Portakal, Greyfurt: Portakal, greyfurt, limon ve C vitamini bakımından zengin diğer meyveler, sebzeler yağın daha kolay çözülmesini ve vücuttan daha hızlı atılmasını sağlar.

Yumurta: B12 bakımından zengin olan yumurta yağın çözülmesini sağlar ve metabolizma hızını arttırır.

Sarımsak: Antioksidan olan sarımsak insülin seviyesini düzenleyerek tokluk hissinin daha uzun sürmesini sağlar.

25 Ekim 2015 Pazar

Tatilde kilo vermenin 7 yolu

1. Gideceğiniz yere sağlıklı atıştırmalıklar götürün
Deniz konsepti insanı acıktırır. Plaj çantanızda ani açlık ataklarına iyi gelecek elma, salatalık, havuç gibi kalorisi düşük atıştımalıklar, yaban mersini, badem gibi güneş altında antioksidan takviyesi verecek kuruyemişler ve glutensiz protein bar’lardan bulundurmalısınız.


2. Yerel mutfakları deneyin
Yabancı bir ülkeye seyahat edecekseniz, fast food’lardan uzak durun. Onun yerine gideceğiniz yerin lokal mutfağını deneyin. Ismarladığınız tabağı birisiyle paylaşmak kalori kontolü yapmanıza yardımcı olur.

3. Tatlıya kısa süreliğine veda edin
15 günlük bir tatil planınız var. Öğünlerinizi atlamayın ama tatlı ve şekere bu süre zarfında veda edin. Farka inanamayacaksınız.

4. Hep aktif kalın
Elbette yatıp dinleneceğiniz saatler olacak ama tatilin genelinde yürümeye, yüzmeye ve su sporlarına sıkça yer verin. Özellikle yüzmek, farkında olmadan tüm kasların çalışmasını sağlayacaktır. Yarım saatlik yüzme, hızınıza bağlı olarak 250 ila 400 kcal yakmanızı sağlar. Ayrıca yüzme sırasında suyun masaj gücüyle cildinizin sıkılaştığını hissedeceksiniz.

5. Günlük bir egzersiz uygulayın
Temel yoga hareketlerini uygulayabilir, dışarda açık havada yarım saatlik bir koşu yapabilir veya sadece ip atlayabilirsiniz, ne yaparsanız yapın önemli olan her gün yapmanız.

6. Rutini değiştirin
Her zaman yediğiniz tarzda gıdalara ara vermek metabolizmaya hız kazandırır. Mesela gluten içeren gıdalara tatil zamanı ara vermek, ciddi anlamda kilo kontrolü sağlayacaktır. Bu ne demek, beyaz un, buğday, tam buğday, kepek, yulaf gibi karbonhidratları tüketemezsiniz. Ancak beyaz pirinç ve patates serbest.

7. Paketli Gıda Tüketmeyin
Paketli herşey ekstra yağ , şeker ve katkı maddesi demek. Siz tatile çıkmışken vücudunuz da tatile çıksın ve paketli gıda detoksuna girsin. Onun yerine taze sebze ve meyve ve balık gibi doğal ve hazmı kolay gıdalar tüketmeye özen gösterin. Paketli gıdalardan uzak durmak, günlük ortalama 300 Kcal daha az almanızı sağlayacaktır.

Uyuyarak kilo vermenin 7 yolu

Gece boyunca daha fazla kalori yaktıran, metabolizmayı hızlandıran 7 öneriyi not edin. 


1. Akşam yemeğini erken ye
En geç 19.00'da akşam yemeğinizi yemelisiniz. Gece uzun olduğundan, acıkma tehlikesine karşın yapılacak en akıllı önlem ise erken yatmak. Unutmayın yemeğinizi ne kadar erken yerseniz, o kadar erken hazmedeceksiniz.

2. Karanlıkta uyu
Yağ yakımına yardımcı olan melatonin hormonu sadece karanlıkta vücudumuz tarafından salgılanıyor. Uyku sırasında belli oranda bir kalori yakımı olur. Bunu daha da arttırmak için odanın iyice karanlık olmasına dikkat. Siz işinizi garantiye alın ve göz bandı ile uyuyun.

3. Akşam sporu yap
Terlemek su kaybettirir, bu da tartıya yansır. Akşam yemek sonrası yürüyüş, mümkünse yüzmek, hafif tempoda koşmak veya minik bir yoga seansı yapmak ertesi güne daha zinde ve hafif başlamanızı sağlar. Bu arada 2013 yılında Amerikan Ulusal Uyku Vakfı’nın yaptığı bir araştırmaya göre gece sporu yapanlar yüzde 60 oranında daha hızlı uykuya dalıyor, yani egzersiz uyku kaçırır tezi çürütüldü.

4. Akşam yemeğinde tuzu azalt
Akşam yemeğinde tuzlu yemek vücutta suyun tutulmasına neden olur. Bu durum sabah şiş hissetmenizin başlıca nedenlerinden biridir. Akşam saatlerinde tuz yerine, yemekleri farklı baharlarla tatlandırmak çok daha sağlıklı olabilir.

5. Odanı soğuk tut
İnsan vücudu soğukta daha fazla kalori yakar. Çünkü metabolizma soğukla baş etmek için hızlanır. Ancak dikkat! Vücudumuzun kusursuz bir termostatı vardır, 14 derece altındaki bir odada alarm verir ve uyuyamaz. Sağlıklı bir uyku için ideal oda sıcaklığı 16 ila 19 derece arasında olmalıdır. 

6. Çok su iç
Bir klişedir belki ama gerçekten işe yarıyor. Su, vücuttaki suyu da götürür. Yani sistemde şişkinliğe, ödeme neden olan suyun boşaltılmasını yine su içerek sağlarız. 

7. Akşam yemeğinde protein yeme
Proteinlerin metabolizma tarafından sindirilmesi için 48 saat gerekiyor. Bu da akşam yemeğinde yenen kırmızı etin sabaha kadar sindirilemeyeceği anlamına geliyor. Bu durumu önlemek için akşam salata, çorba gibi hafif yiyecekler tercih edebilirsiniz.