Baharatların faydaları hakkında bilgiler veren Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Fidan, doğru oranda tüketildiğinde karabiberin, hem yağ yakımını artıran hem de enfeksiyonlarla savaşta fayda sağlayan bir baharat olduğunu söyledi.
yağ ertime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağ ertime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ekim 2017 Perşembe
23 Kasım 2016 Çarşamba
Yağ yakımı hakkında doğru sanılan 3 yanlış
Healthista dergisine konuşan İngiliz kişisel spor antrenörü Nicholas Polo, yağ yakımı hakkında doğru sanılan şehir efsanelerini sıraladı.
Polo, doğru bilinen yanlışları sıralamadan önce kilo vermek ile yağ yakmanın farklı şeyler olduğunu hatırlattı. Önemli olanın zayıf değil fit olmak olduğunu belirten uzman, kadınları tartıda gördükleri rakamdan çok vücutlarındaki yağ oranına dikkat etmeleri yönünde uyardı. Ayni boy ve kiloda olan kadınların vücutlarındaki yağ ve kas oranına bağlı olarak birbirinden oldukça farklı görüntülere sahip olabileceğinin de altını çizen Polo, yağ yakımın yönelik beş yanlışa değindi.
Iste Polo’nun yağ yakımı ile ilgili doğru sanılan yanlışlara cevapları:
Efsane 1: Yağ yakmak için en etkin yol kardiodur
Yanlış! Ağırlık çalışmaları yağ yakımı için daha etkin bir çözümdür. Ağırlık çalışmaları vücuttaki kas oranını arttırarak hem yağ yakımın yardımcı olur hem de metabolizmayı hızlandırır.
Efsane 2: Yağ yakımı için en az 1 saat spor sart.
Yanlış! Yapılan idmanların uzunluğu değil, verimliliği her zaman yağ yakımı için daha önemlidir.
Efsane 3: Yağ yakmak için yağ yememek sart
Yanlış! Yağ tüketmek sizi şişmanlatmaz. Yunan asilli bir aileden gelerek mitoloji hakkında bir iki bilgiye sahibim ve sunu söylemeliyim ki yağ yakımı hakkında bu mitin artık bitmesi gerekiyor.
Fransız, Yunan, İtalyan basta olmak üzere yağ bakımından oldukça zengin ama ayni zamanda sağlıklı beslenme düzenleri. Bunların sağlıklı olmasının sebebi ise temellerinin tam tahıllı, islenmemiş gıdalardan oluşması.
Polo, doğru bilinen yanlışları sıralamadan önce kilo vermek ile yağ yakmanın farklı şeyler olduğunu hatırlattı. Önemli olanın zayıf değil fit olmak olduğunu belirten uzman, kadınları tartıda gördükleri rakamdan çok vücutlarındaki yağ oranına dikkat etmeleri yönünde uyardı. Ayni boy ve kiloda olan kadınların vücutlarındaki yağ ve kas oranına bağlı olarak birbirinden oldukça farklı görüntülere sahip olabileceğinin de altını çizen Polo, yağ yakımın yönelik beş yanlışa değindi.
Iste Polo’nun yağ yakımı ile ilgili doğru sanılan yanlışlara cevapları:
Efsane 1: Yağ yakmak için en etkin yol kardiodur
Yanlış! Ağırlık çalışmaları yağ yakımı için daha etkin bir çözümdür. Ağırlık çalışmaları vücuttaki kas oranını arttırarak hem yağ yakımın yardımcı olur hem de metabolizmayı hızlandırır.
Efsane 2: Yağ yakımı için en az 1 saat spor sart.
Yanlış! Yapılan idmanların uzunluğu değil, verimliliği her zaman yağ yakımı için daha önemlidir.
Efsane 3: Yağ yakmak için yağ yememek sart
Yanlış! Yağ tüketmek sizi şişmanlatmaz. Yunan asilli bir aileden gelerek mitoloji hakkında bir iki bilgiye sahibim ve sunu söylemeliyim ki yağ yakımı hakkında bu mitin artık bitmesi gerekiyor.
Fransız, Yunan, İtalyan basta olmak üzere yağ bakımından oldukça zengin ama ayni zamanda sağlıklı beslenme düzenleri. Bunların sağlıklı olmasının sebebi ise temellerinin tam tahıllı, islenmemiş gıdalardan oluşması.
Etiketler:
bel yağları,
diyet,
göbek yağlanma,
kilo,
yağ ertime
15 Ağustos 2016 Pazartesi
Limon yağ yakar mı?
Hemen hemen herkesin mutfaklarında yerini alan, sıklıkla tükettiğimiz limon suyunun faydalarının saymakla bitmediğini söyleyen Diyetisyen Melis Destereci, “Hiçbir besin mucize değildir, yağ yakmaz fakat bazı besinler vücuda yüksek derecede fayda sağlayarak ‘süper besin’ adını alır.Bunlardan bir tanesi de limon suyudur. Limon suyu içmek tüm vücudu alkalileştirir ve vücudun pH seviyesini dengeler. İçeriğindeki C vitamini sayesinde bağışıklığımızı kuvvetlendirerek vücuda direnç sağlar. 1 adet limonun suyu bile günlük C vitamini ihtiyacımızın yarısı karşılamaktadır. Kalp ve damar sağlığına karşı koruyucudur. Karaciğer dostudur, karaciğerde bulunan sindirim enzimlerini uyarır. İçerdiği antioksidanlarla kansere karşı koruyucudur” dedi.
Yemeklerden sonra yaşanan sindirim problemlerini ortadan kaldırmak için sade maden suyunun içine 1-2 limon dilimi ekleyerek sindirim sisteminin rahatlatılabileceğini anlatan Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunda bulunan antioksidanlar eklemlerde iltihap birikmesi olan artritin neden olduğu eklem iltihaplanması ve eklem bölgelerindeki şişliği azaltmak için kullanılabilir.
Günümüzde daha çok yaşlılarda görülen, halsizlik, diş eti kanaması, geriye çekilen diş etlerinin sebebi ve askorbik asit eksikliği ile karekterize bir hastalık olan skorbüt tedavisinde C vitamini deposu olan limon suyunu tüketmek etkili bir çözüm olacaktır. İçerisinde bulunan C vitamini sayesinde dokulara esneklik sağlayan kollajen üretimini uyararak damar sertleşmesini önüne geçer.
İçerdiği antioksidanlar sayesinde damarlarda biriken, tıkanıklığa yol açan, zayıflığa sebep olan serbest radikalleri uzaklaştırarak kalp krizi ve felç riskini azaltır. Yanık, kesik, her türlü cilt hastalığına karşı etkili olup yaraların iyileşme süresini kısaltır” diye konuştu.
Kas, kemik ve böbreklere faydalı
California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada “sitrat” içeren limon suyunun böbreklerde kalsiyum birikmesini önlediği ve böbreklerdeki aşırı yükü azalttığı sonuçlarına varıldığını kaydeden Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunun içerdiği fosfor minerali kemik sağlığını da olumlu yönde etkiler. spor yapanlar için yaşanabilecek kas ağrılarını hafifletmek ve vücuda kaybedilen vitamin ve minerali geri kazandırmak için spor sonrasında içeceklerin içine katılabilir ya da salatalarınıza rahatlıkla ekleyebilirsiniz” dedi.
Kimler limon tüketmemeli?
Diyetisyen Melis Destereci, limon tüketirken bazı noktalarda dikkatli olmakta fayda olduğunu dile getirerek şunları söyledi;
“Mide yanması, ülser ve reflü şikayeti olan hastalarda limonun asit özelliğinden dolayı tüketilmemelidir. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı vücuttan su atımına sebep olur bu nedenle beraberinde tükettiğimiz günlük su miktarına da dikkat etmeliyiz.
Peki limon suyu yağ yakar mı?
Araştırmacılar, bireylerin C vitaminini tüketimi ile vücut kitle indeksi arasında bir bağlantı olduğunu, yeterli miktarda C vitamini alanlarda daha düşük vücut kitle indeksi görülebildiğini söylüyor. Altını çizmemiz gereken konu şudur: C vitami içeren limon suyunun tek başına zayıflatıcı ve yağ yakıcı etkisi yoktur.
Ancak egzersiz ile birlikte tüketilen C vitamini yağ yakma metabolizmasını uyararak yağ oranımızda düşüş sağlayabilmektedir. Sonuç olarak yağlarımızdan kurtulmak istiyorsak düzenli egzersizi yaşam tarzı haline getirmeliyiz çünkü hiçbir besin tek başına bir çözüm değildir.”
Yemeklerden sonra yaşanan sindirim problemlerini ortadan kaldırmak için sade maden suyunun içine 1-2 limon dilimi ekleyerek sindirim sisteminin rahatlatılabileceğini anlatan Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunda bulunan antioksidanlar eklemlerde iltihap birikmesi olan artritin neden olduğu eklem iltihaplanması ve eklem bölgelerindeki şişliği azaltmak için kullanılabilir.
Günümüzde daha çok yaşlılarda görülen, halsizlik, diş eti kanaması, geriye çekilen diş etlerinin sebebi ve askorbik asit eksikliği ile karekterize bir hastalık olan skorbüt tedavisinde C vitamini deposu olan limon suyunu tüketmek etkili bir çözüm olacaktır. İçerisinde bulunan C vitamini sayesinde dokulara esneklik sağlayan kollajen üretimini uyararak damar sertleşmesini önüne geçer.
İçerdiği antioksidanlar sayesinde damarlarda biriken, tıkanıklığa yol açan, zayıflığa sebep olan serbest radikalleri uzaklaştırarak kalp krizi ve felç riskini azaltır. Yanık, kesik, her türlü cilt hastalığına karşı etkili olup yaraların iyileşme süresini kısaltır” diye konuştu.
Kas, kemik ve böbreklere faydalı
California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada “sitrat” içeren limon suyunun böbreklerde kalsiyum birikmesini önlediği ve böbreklerdeki aşırı yükü azalttığı sonuçlarına varıldığını kaydeden Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunun içerdiği fosfor minerali kemik sağlığını da olumlu yönde etkiler. spor yapanlar için yaşanabilecek kas ağrılarını hafifletmek ve vücuda kaybedilen vitamin ve minerali geri kazandırmak için spor sonrasında içeceklerin içine katılabilir ya da salatalarınıza rahatlıkla ekleyebilirsiniz” dedi.
Kimler limon tüketmemeli?
Diyetisyen Melis Destereci, limon tüketirken bazı noktalarda dikkatli olmakta fayda olduğunu dile getirerek şunları söyledi;
“Mide yanması, ülser ve reflü şikayeti olan hastalarda limonun asit özelliğinden dolayı tüketilmemelidir. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı vücuttan su atımına sebep olur bu nedenle beraberinde tükettiğimiz günlük su miktarına da dikkat etmeliyiz.
Peki limon suyu yağ yakar mı?
Araştırmacılar, bireylerin C vitaminini tüketimi ile vücut kitle indeksi arasında bir bağlantı olduğunu, yeterli miktarda C vitamini alanlarda daha düşük vücut kitle indeksi görülebildiğini söylüyor. Altını çizmemiz gereken konu şudur: C vitami içeren limon suyunun tek başına zayıflatıcı ve yağ yakıcı etkisi yoktur.
Ancak egzersiz ile birlikte tüketilen C vitamini yağ yakma metabolizmasını uyararak yağ oranımızda düşüş sağlayabilmektedir. Sonuç olarak yağlarımızdan kurtulmak istiyorsak düzenli egzersizi yaşam tarzı haline getirmeliyiz çünkü hiçbir besin tek başına bir çözüm değildir.”
Etiketler:
diyet,
kilo vermek,
limon,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama
21 Mart 2016 Pazartesi
Yağ yakmak için yağ yiyin
Vücut yağlarını yakmak için doğru yağları tüketmek çok önemli
Kilo vermek isteyenlerin doğru yağları tüketmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, yağın, ne kadar, ne zaman ve ne ile yendiğinin önemli olduğunu vurguladı.
Avokado, kaju, ceviz, badem, somon, zeytinyağının sağlıklı olduğunu belirten Gültekin, “Bu yağlar metabolizmayı hızlandırıp yağ yakımına yardımcı olduğu gibi bağışıklık sistemimizi destekleyen pek çok besin ögesi içeriyor. Dikkat edilecek şey tüketirken miktar, zaman ve kombinasyon” dedi.
YAĞLARIN MUCİZEVİ ETKİSİ
Yağlı besinin sağlıksız besin anlamına gelmediğini söyleyen İzmir’deki Kent Alsancak Tıp Merkezi’nin Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, kilo vermek isteyenlere iyi ve doğru yağlarla beslenerek zayıflama önerisinde bulundu. Gültekin bu önerilerini şöyle sıraladı:
“Özellikle eğer, kilo vermek istiyorsanız, yediğiniz yağlar hem tekli (MUFA) hem de çoklu doymamış yağ asitlerinden (PUFA) oluşmalı. Çünkü bu yağlar, yağ yakımına yardımcı, aynı zamanda da immün sistemi destekleyip hücrelerimizin sağlıklı kalmasına destek olurlar. Üstelik pek çok besin ögesi içerirler. Örneğin avokado, içindeki yağın yüzde 70′e yakını ‘kalp dostu’ tekli doymamış yağlardan oluşuyor. Aynı zamanda, posa, K, C ve E vitamini, folikasit ve bakır içeriyor. Badem, kaju, ceviz gibi çiğ yağlı tohumlar ise magnezyum, bakır, manganez ve B vitaminlerinin önemli kaynaklarından, antioksidanlardan ve E vitamini bakımından zengin. Bu özellikleri nedeniyle, uzun dönemde, cildin kollejen dokusunu koruyarak daha uzun süre genç görünümü korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda, metabolizma hızlandırıcı ve yağ yakımına yardımcı olup, kalp, beyin ve kemik sağlığı ve daha iyi uyku kalitesi üzerine de etkileri muazzamdır. Somon ise, omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynaklarındandır ve yüksek kalitede protein içerir. A, D, B6, B12 ve E vitamini kaynağıdır. Karın yağlarını yakmaya yardımcı olduğu çalışmalarla kanıtlanmış tekli doymamış yağ asitlerinden zengindir. Kemik, beyin ve göz sağlığında etkin rol oynar. Kanser savaşçısıdır ve genç bir cilt konusunda sizi destekler.”
NE ZAMAN, NE KADAR, NE İLE YİYELİM?
Önerdiği yiyeceklerin tüketilmesinde ‘miktar, zaman ve kombinasyon’un çok önemli olduğuna dikkat çeken Gamze Gültekin, “Elbetteki beslenme kişiye özel olmalı. Beslenme programı bireyin, hayat tarzı, alışkanlıkları, kan değerleri, kronik hastalık öyküsüne göre değişir. Size göre en doğrusunu bir uzmana başvurarak öğrenebilirsiniz. Ancak, her bakımdan sağlıklı, ağırlığı dengede ve alerjisi olmayan bireylerin, her gün, çiğ kavrulmamış yağlı tohumlardan ceviz, fındık, badem gibi yaklaşık bir avuç kadar ve ara öğünlerde tüketmesini öneriyoruz. Özellikle yanına ekleyeceğimiz kuru meyve/meyve gibi seçenekler ile daha dengeli ve kan şekerini daha yavaş yükselten kombinasyonlarla, yağ yakımını desteklemiş oluruz. Somon gibi kaliteli yağları içeren balık tüketimini haftalık rutine eklemenin sadece karın yağlarını yakmada değil, aynı zamanda, uzun vadede, kalp, cilt ve beyin sağlığında olumlu katkılarıyla bize geri dönüşü olacaktır. Avokadoyu ara öğün olarak, bal, ceviz ve muzla karıştırıp özellikle spor öncesinde yağ yakımına destek olacak harika bir alternatif elde etmiş olursunuz” dedi. DHA
Kilo vermek isteyenlerin doğru yağları tüketmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, yağın, ne kadar, ne zaman ve ne ile yendiğinin önemli olduğunu vurguladı.
Avokado, kaju, ceviz, badem, somon, zeytinyağının sağlıklı olduğunu belirten Gültekin, “Bu yağlar metabolizmayı hızlandırıp yağ yakımına yardımcı olduğu gibi bağışıklık sistemimizi destekleyen pek çok besin ögesi içeriyor. Dikkat edilecek şey tüketirken miktar, zaman ve kombinasyon” dedi.
YAĞLARIN MUCİZEVİ ETKİSİ
Yağlı besinin sağlıksız besin anlamına gelmediğini söyleyen İzmir’deki Kent Alsancak Tıp Merkezi’nin Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, kilo vermek isteyenlere iyi ve doğru yağlarla beslenerek zayıflama önerisinde bulundu. Gültekin bu önerilerini şöyle sıraladı:
“Özellikle eğer, kilo vermek istiyorsanız, yediğiniz yağlar hem tekli (MUFA) hem de çoklu doymamış yağ asitlerinden (PUFA) oluşmalı. Çünkü bu yağlar, yağ yakımına yardımcı, aynı zamanda da immün sistemi destekleyip hücrelerimizin sağlıklı kalmasına destek olurlar. Üstelik pek çok besin ögesi içerirler. Örneğin avokado, içindeki yağın yüzde 70′e yakını ‘kalp dostu’ tekli doymamış yağlardan oluşuyor. Aynı zamanda, posa, K, C ve E vitamini, folikasit ve bakır içeriyor. Badem, kaju, ceviz gibi çiğ yağlı tohumlar ise magnezyum, bakır, manganez ve B vitaminlerinin önemli kaynaklarından, antioksidanlardan ve E vitamini bakımından zengin. Bu özellikleri nedeniyle, uzun dönemde, cildin kollejen dokusunu koruyarak daha uzun süre genç görünümü korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda, metabolizma hızlandırıcı ve yağ yakımına yardımcı olup, kalp, beyin ve kemik sağlığı ve daha iyi uyku kalitesi üzerine de etkileri muazzamdır. Somon ise, omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynaklarındandır ve yüksek kalitede protein içerir. A, D, B6, B12 ve E vitamini kaynağıdır. Karın yağlarını yakmaya yardımcı olduğu çalışmalarla kanıtlanmış tekli doymamış yağ asitlerinden zengindir. Kemik, beyin ve göz sağlığında etkin rol oynar. Kanser savaşçısıdır ve genç bir cilt konusunda sizi destekler.”
NE ZAMAN, NE KADAR, NE İLE YİYELİM?
Önerdiği yiyeceklerin tüketilmesinde ‘miktar, zaman ve kombinasyon’un çok önemli olduğuna dikkat çeken Gamze Gültekin, “Elbetteki beslenme kişiye özel olmalı. Beslenme programı bireyin, hayat tarzı, alışkanlıkları, kan değerleri, kronik hastalık öyküsüne göre değişir. Size göre en doğrusunu bir uzmana başvurarak öğrenebilirsiniz. Ancak, her bakımdan sağlıklı, ağırlığı dengede ve alerjisi olmayan bireylerin, her gün, çiğ kavrulmamış yağlı tohumlardan ceviz, fındık, badem gibi yaklaşık bir avuç kadar ve ara öğünlerde tüketmesini öneriyoruz. Özellikle yanına ekleyeceğimiz kuru meyve/meyve gibi seçenekler ile daha dengeli ve kan şekerini daha yavaş yükselten kombinasyonlarla, yağ yakımını desteklemiş oluruz. Somon gibi kaliteli yağları içeren balık tüketimini haftalık rutine eklemenin sadece karın yağlarını yakmada değil, aynı zamanda, uzun vadede, kalp, cilt ve beyin sağlığında olumlu katkılarıyla bize geri dönüşü olacaktır. Avokadoyu ara öğün olarak, bal, ceviz ve muzla karıştırıp özellikle spor öncesinde yağ yakımına destek olacak harika bir alternatif elde etmiş olursunuz” dedi. DHA
Etiketler:
bel yağları,
beslenme,
göbek yağlanma,
kilo,
obezite,
şişman,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama,
zeytinyağı
13 Mart 2016 Pazar
Sütlü kahve yağ yakıyor
İşte yağ yakmanıza yardımcı 6 besin...
Yaz yaklaşıyor… Paniklemeden, sağlıksız diyetlere gerek kalmadan kilo vermek için zamanınız varken, bu yağ yaktıran 6 besini yeme listenize ekleyin.
KIRMIZI BİBER METABOLİZMA HIZLANDIRIYOR
Acı sevenler sevmeyenlere göre daha şanslıdır, çünkü kırmızı biberin içindeki kapsaisin maddesi metabolizmayı hızlandırırken, vücut ısısını yükselterek enerji harcamanızı sağlar. Eğer midenizde bir sorun yoksa yemeklere mümkün olduğu kadar kırmızıbiber ekleyebilirsiniz.
YEŞİL ÇAY DAHA YAVAŞ KİLO ALDIRIYOR
Yapılan araştırmalar düzenli olarak yeşil çay içenlerin, içmeyenlere göre yüzde 45 daha yavaş kilo aldığını gösteriyor. Yeşil çay, yağ yakımını hızlandırıyor ve kilo almayı farkedilir bir şekilde yavaşlatıyor. Bu yüzden her gün en az 1 fincan yeşil çay içmelisiniz.
KİVİ YAĞ YIKIM METABOLİZMASINI HIZLANDIRIYOR
C vitamininin, yağ yıkım metabolizmasını hızlandırdığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Pek çok hayvan ve bitki kendi C Vitaminlerini sentezleyebilirken, insanların bu vitamini dışarıdan temin etmeleri gerekiyor. Meyveler arasında kivi, C vitamin bakımından en zengin olanıdır. 100 gram kivide 400 miligrama kadar C vitamini bulunur. Kivi, turunçgillerden 4-6 kat, elmadan ise 40-50 kat daha fazla C Vitamini içerir. Yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacı 60 miligram olduğu düşünüldüğünde, bir adet kivi bu ihtiyacı rahatlıkla karşılayacaktır.
YAĞSIZ YOĞURT BEL ÇEVRESİNİ ERİTİYOR
Günde üç öğün yenen yağsız yoğurt, vücudun hızlı bir şekilde yağ yakmasına yardımcı olur. İçeriğindeki yüksek kalsiyum ve protein sayesinde özellikle bel çevresi ve karın bölgesindeki yağların erimesine yardımcı olur.
YULAF KEPEĞİ ANİ İŞTAH ATAKLARINI ÖNLÜYOR
Yulaf kepeği sizi uzun süre tok tutar. Üstelik düşük glisemik indeksi sayesinde şeker metabolizmasının da dostudur. Kan şekerini çok yavaş yükselttiği için ani iştah ataklarını önler ve geç acıkmanızı sağlar. Kabızlık sorunu çekiyorsan mutlaka yemelisin, çünkü yulaf kepeği bağırsakların rahat çalışmasını sağlar.
SÜTLÜ KAHVE TOK TUTUYOR
Yağsız sütle hazırlanan kahve, zayıflama sürecinde mükemmel bir içecek olabilir. Ara öğünlerde bu kahveyi içerseniz, kendinizi uzun süre tok hissedebilirsiniz. (DHA)
Yaz yaklaşıyor… Paniklemeden, sağlıksız diyetlere gerek kalmadan kilo vermek için zamanınız varken, bu yağ yaktıran 6 besini yeme listenize ekleyin.
KIRMIZI BİBER METABOLİZMA HIZLANDIRIYOR
Acı sevenler sevmeyenlere göre daha şanslıdır, çünkü kırmızı biberin içindeki kapsaisin maddesi metabolizmayı hızlandırırken, vücut ısısını yükselterek enerji harcamanızı sağlar. Eğer midenizde bir sorun yoksa yemeklere mümkün olduğu kadar kırmızıbiber ekleyebilirsiniz.
YEŞİL ÇAY DAHA YAVAŞ KİLO ALDIRIYOR
Yapılan araştırmalar düzenli olarak yeşil çay içenlerin, içmeyenlere göre yüzde 45 daha yavaş kilo aldığını gösteriyor. Yeşil çay, yağ yakımını hızlandırıyor ve kilo almayı farkedilir bir şekilde yavaşlatıyor. Bu yüzden her gün en az 1 fincan yeşil çay içmelisiniz.
KİVİ YAĞ YIKIM METABOLİZMASINI HIZLANDIRIYOR
C vitamininin, yağ yıkım metabolizmasını hızlandırdığı bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Pek çok hayvan ve bitki kendi C Vitaminlerini sentezleyebilirken, insanların bu vitamini dışarıdan temin etmeleri gerekiyor. Meyveler arasında kivi, C vitamin bakımından en zengin olanıdır. 100 gram kivide 400 miligrama kadar C vitamini bulunur. Kivi, turunçgillerden 4-6 kat, elmadan ise 40-50 kat daha fazla C Vitamini içerir. Yetişkin bir insanın günlük C vitamini ihtiyacı 60 miligram olduğu düşünüldüğünde, bir adet kivi bu ihtiyacı rahatlıkla karşılayacaktır.
YAĞSIZ YOĞURT BEL ÇEVRESİNİ ERİTİYOR
Günde üç öğün yenen yağsız yoğurt, vücudun hızlı bir şekilde yağ yakmasına yardımcı olur. İçeriğindeki yüksek kalsiyum ve protein sayesinde özellikle bel çevresi ve karın bölgesindeki yağların erimesine yardımcı olur.
YULAF KEPEĞİ ANİ İŞTAH ATAKLARINI ÖNLÜYOR
Yulaf kepeği sizi uzun süre tok tutar. Üstelik düşük glisemik indeksi sayesinde şeker metabolizmasının da dostudur. Kan şekerini çok yavaş yükselttiği için ani iştah ataklarını önler ve geç acıkmanızı sağlar. Kabızlık sorunu çekiyorsan mutlaka yemelisin, çünkü yulaf kepeği bağırsakların rahat çalışmasını sağlar.
SÜTLÜ KAHVE TOK TUTUYOR
Yağsız sütle hazırlanan kahve, zayıflama sürecinde mükemmel bir içecek olabilir. Ara öğünlerde bu kahveyi içerseniz, kendinizi uzun süre tok hissedebilirsiniz. (DHA)
17 Şubat 2016 Çarşamba
Lipödem "Lipedema" Nedir & Belirtileri Nelerdir?
Acıbadem Maslak Hastanesi Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar açıklıyor: “Ağrılı Yağlanma Sendromu” olarak da adlandırılan lipödem "Lipedema", kalça, uyluk ve bacaklarda yağ ve sıvı birikmesine bağlı anormal ve simetrik şişliktir.
Lipödem belirtileri nelerdir ?
Lipödem çoğunlukla bacakları bazen kolları etkileyen, buralarda yağlanma ile seyreden kronik bir yağ doku hastalığıdır.
Lipödemde, simetrik olarak bacak ve kalçalarda aşırı yağlanma mevcuttur. Şişlik ayak bileğine kadar inebilir fakat hastalık ayakları tutmaz. Kalça kısımlarında ve bacak dış taraflarda yağ birikimine bağlı çıkıntılar mevcuttur. Bu hastalık hemen her zaman kadınlarda görülür. Çoğunlukla ergenlik dönemiyle birlikte başlar. Yağlanma ile birlikte bastırmakla ağrı, kolay morarma gibi bulgular da olabilir.
Lipödemde diyet ve egzersiz nasıldır ?
Hastaların yediklerine dikkat etmesi, diyet yapması sonucunda lipödem görülmeyen bölgelerde yağ dokuda incelme ve azalma olurken lipödem görülen kısımlarda yağ dokuda azalma olmadığı gözlenmiştir. Aynı şekilde egzersizde lipödemli bölgelerde incelme veya gözle görülür düzelme gözlenmemektedir. Bu sebeple diyet ve egzersiz hastalığın tedavisinde yetersiz kalmaktadır.
Lipödemin etkileri nelerdir ?
Lipödem, erken dönmelerde hastalarda vücut konturlarında estetik düzensizlik ve görünüm bozukluğuna yol açarken ilerleyen evrelerde hareket kısıtlılığına neden olabilmektedir. Aşırı yağlanma sonucunda lenfatik yetersizlik, lenf dolaşımının bozulmasına ve şişliklerin artmasına neden olabilmektedir.
Lipödem Tedavisi ?
Tedavide fikir birliğine varılmış bir tedavi metodu bulunmamaktadır. Medikal tedavide vücutta su tutulumunu azaltmak amaçlı sodyum alımının kısıtlanması, alt ekstremite dolaşımını hızlandıracak egzersizler yer almaktadır.
Liposuction en önemli cerrahi tedavi yöntemidir. Bu yöntemde hastalıklı bölgeye lokal anestezik etkili solusyonlar enjekte edildikten sonra yağ hücreleri parçalanmakta ve ortaya çıkan yağ kanüller yardımıyla vücut dışına alınmaktadır. Bu sayede lipödemli bölgelerin şekillenmesi ve simetrinin sağlanması mümkün olmaktadır.
Lipödem belirtileri nelerdir ?
Lipödem çoğunlukla bacakları bazen kolları etkileyen, buralarda yağlanma ile seyreden kronik bir yağ doku hastalığıdır.
Lipödemde, simetrik olarak bacak ve kalçalarda aşırı yağlanma mevcuttur. Şişlik ayak bileğine kadar inebilir fakat hastalık ayakları tutmaz. Kalça kısımlarında ve bacak dış taraflarda yağ birikimine bağlı çıkıntılar mevcuttur. Bu hastalık hemen her zaman kadınlarda görülür. Çoğunlukla ergenlik dönemiyle birlikte başlar. Yağlanma ile birlikte bastırmakla ağrı, kolay morarma gibi bulgular da olabilir.
Lipödemde diyet ve egzersiz nasıldır ?
Hastaların yediklerine dikkat etmesi, diyet yapması sonucunda lipödem görülmeyen bölgelerde yağ dokuda incelme ve azalma olurken lipödem görülen kısımlarda yağ dokuda azalma olmadığı gözlenmiştir. Aynı şekilde egzersizde lipödemli bölgelerde incelme veya gözle görülür düzelme gözlenmemektedir. Bu sebeple diyet ve egzersiz hastalığın tedavisinde yetersiz kalmaktadır.
Lipödemin etkileri nelerdir ?
Lipödem, erken dönmelerde hastalarda vücut konturlarında estetik düzensizlik ve görünüm bozukluğuna yol açarken ilerleyen evrelerde hareket kısıtlılığına neden olabilmektedir. Aşırı yağlanma sonucunda lenfatik yetersizlik, lenf dolaşımının bozulmasına ve şişliklerin artmasına neden olabilmektedir.
Lipödem Tedavisi ?
Tedavide fikir birliğine varılmış bir tedavi metodu bulunmamaktadır. Medikal tedavide vücutta su tutulumunu azaltmak amaçlı sodyum alımının kısıtlanması, alt ekstremite dolaşımını hızlandıracak egzersizler yer almaktadır.
Liposuction en önemli cerrahi tedavi yöntemidir. Bu yöntemde hastalıklı bölgeye lokal anestezik etkili solusyonlar enjekte edildikten sonra yağ hücreleri parçalanmakta ve ortaya çıkan yağ kanüller yardımıyla vücut dışına alınmaktadır. Bu sayede lipödemli bölgelerin şekillenmesi ve simetrinin sağlanması mümkün olmaktadır.
25 Kasım 2015 Çarşamba
Vücut yağ oranı nasıl ölçülür?
Tartı size hangi kiloda olduğunuzu gösterebilir ama bu gördüğünüz rakamlar gerçek yağ oranınız ile ilgili bilgi vermez. Hiç beklemediğiniz bir şekilde çok zayıf görünen biri aslında gereğinden fazla yağ oranına sahip veya iri kol kaslarına sahip sıkı görünümlü bir sporcu ideal kilosunun biraz üstünde olabilir.
Vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için birçok yöntem var ancak bu yöntemlerin bazıları doğru sonuçlar vermiyor. Örneğin, kemik yoğunluğu ölçümü kesin sonuçlar verirken, göbek deliğinize dokunmaya çalışmak gibi doğru bilinen yanlış yöntemler de var.
1-Vücut Kitle İndeksi
Nedir? Vücut Kitle İndeksi, boyunuzu ve kilonuzu karşılaştırarak sağlıklı kilonuzu bulmaya yarayan bir matematik işlemi. Çıkan rakam sizi, normal, kilolu ve obez olmak üzere bir kategoriye koyuyor. Beden Kitle İndeksi de deniyor.
İşe yarıyor mu? Her zaman değil. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre BKİ normal çıkan kişilerin yüzde 29’unun aslında obez kategorisine girecek kadar yağa sahip oldukları ortaya konmuş. Bu sebeple BKİ hesaplaması aslında zayıf görünen ama yağ oranı fazla olan kişileri doğru ölçemiyor. Bir diğer yönü de, eğer gerçekten çok kaslı ve fit biriyseniz, kas dokusu fazla ağırlık yaptığından normal indeksinizin üstünde bir sonuç alarak fazla kilolu kategorisine girebilirsiniz.
Nasıl yapılıyor? Tarayıcınızdan Beden Kitle İndeksi hesaplayıcılarını aratarak, kilo ve boy bilgilerinizi girip hesaplayabilirsiniz.
2-Bel çevresi ölçümü
Nedir? Kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santim, erkekler için de 88.5 santimdir.
İşe yarıyor mu? Evet. Dünya çapında birçok sağlık kuruluşu da bu ölçülerin doğru sonuç verdiğini onaylıyor. Karın bölgesindeki yağların fazla olması, kalp krizi ve diyabet riskini getiriyor. Bu yüzden bel çevrenizin ideal ölçülere yakın olması önemli.
Nasıl yapılıyor? Kumaş bir mezura alıp leğen kemiğinizin biraz yukarısından belinizi etrafına sarın. Belinizin etrafına tam oturmalı ama çok sıkmanıza gerek yok. Bu şekilde bel ölçünüzü görebilirsiniz.
3-İki bacak arasındaki boşluk
Nedir? İnternette yapılan bir araştırmaya göre birçok insan bu yöntemle kendini ölçmeye çalışıyor. Özellikle genç kızlar arasında oldukça yaygın bir konu. (İngilizce "thigh gap" deniyor.) Eğer ayakta durduğunuzda iki bacağınızın birleştiği yerin üst kısmında bir boşluk kalıyorsa, zayıfsınız demektir.
İşe yarıyor mu? Hayır. Bu tamamen sizin yapınıza ve kas yoğunluğunuza bağlı. Amerika’daki Obezite Hastalıkları Merkezi’nden Doktor Charlie Seltzer, bu yöntemin yağ oranınızı sağlıklı olarak ortaya çıkaramayacağını vurguluyor ve şu örneği veriyor: "Yakın zamanda bir sporcuyla çalışmıştım, bacakları oldukça kaslıydı ve durduğu zaman iki bacağının arasında herhangi bir boşluk olmuyordu ancak kilosu ve yağ oranı son derece sağlıklıydı."
Nasıl yapılıyor? Aynanın karşısına geçip bacaklarınızın arasında boşluk aramaya gerek yok. Bu gibi halk arasında doğru olduğu düşünülen yanlış yöntemler özellikle genç kadınlarda ve ergenlikte yeme bozukluğuna yol açabilir.
4-Bel-kalça oranı
Nedir? Bel-kalça oranı 0.8 ve üzerinde olan kadınların birçok ciddi hastalığa yakalanma riski daha yüksek.
İşe yarıyor mu? Evet. Hem bel çevresi ölçüsü hem de bel-kalça oranınız kalp hastalıkları ve obezite riskiyle doğru orantılı. Bel-kalça oranı yüksek olan kadınların özellikle ilerleyen yaşlarda bu hastalıklara yakalanma riski daha yüksek.
Nasıl yapılıyor? Bir mezurayı kalçanızın en geniş yerinin etrafından sarın ve ölçüsünü alın. Aldığınız ölçüyü bel ölçünüzle birlikte tarayıcınızdaki bel-kalça oranı hesaplayıcılardan birini kullanarak hesaplayabilirsiniz.
5-Karın kasları
Nedir? Eğer karın kaslarınızı görebiliyorsanız, yani six-pack'iniz varsa, o halde fitsiniz.
İşe yarıyor mu? Biraz. Dr. Seltzer bunu şöyle açıklıyor: "Derinizin altında ne kadaryağ olduğu aşağı yukarı metabolizmanızın ne kadar sağlıklı olduğu hakkında bilgi verir. Fakat sıkı karın kasları, düşük yağ oranı ve sıkı çalışma ile sıkı bir diyetin ürünüdür."
Nasıl yapılıyor? Kendinize aynanın karşısında bir bakın. Six pack’iniz olmasına gerek yok, biraz da olsa karın kaslarınızın şeklini görüyorsanız bu iyiye işaret. Eğer değilse, hayatınızda küçük değişiklikler yapıp diyet yapmaya başlama zamanınız gelmiş olabilir. Ancak en doğrusu doktora gidip kolesterol ve trigliserit ölçümlerinizi yaptırıp gerçek sonuçlara göre hareket etmeniz.
6-Göbek deliğine dokunmak
Nedir? Bir kolunuzu belinizin arkasından dolaştırarak göbek deliğinize dokunmaya çalışın, eğer dokunabiliyorsanız zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Kesinlikle hayır! Bu yöntem de tıpkı iki bacak arasındaki boşluk gibi şehir efsanesi. Bu şekilde sadece kollarınızın esnekliğini ölçebilirsiniz. Ayrıca fit kadınların birçoğu bu testi geçemiyor.
Nasıl yapılıyor? Siz en iyisi bir mezura yardımıyla gerçek bel ölçünüzü almayı deneyin.
7-Köprücük kemiği testi
Nedir? Bir rulo nesneyi (mesela saç bigudisi) alıp kürek kemiği boşluğuna koyun. Eğer düşmüyorsa, kesinlikle zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Maalesef hayır. Bunu da diğer şehir efsanesi yöntemlerin yanına ekleyebiliriz. Köprücük kemiği testi, kadınların "köprücük kemiği ne kadar çıkıksa o kadar zayıftır" şeklindeki yanlış düşüncesine dayanan popüler bir akım sadece.
Nasıl yapılıyor? Bu da vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için oldukça beyhude bir yöntem ve yine aynı şekilde ayna karşısındaki görüntüsünü beğenmeyen kadınlarda yeme bozukluklarına yol açabilir.
8-İp testi (Bel-boy oranı)
Nedir? Bel ve boy oranınızı bulmanın eğlenceli bir yolu. Eğer bel çevreniz, boy uzunluğunuzun yarısından az geliyorsa, sağlıklısınız demektir.
İşe yarıyor mu? Evet. İngiltere’deki bir ilaç dergisinde 2014 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre bel ve bol oranı, Beden Kitle İndeksi’nden daha doğru sonuçlar veriyor. Bel-boy oranı hem daha kolay, masrafsız hem de herkesin üzerinde uygulayabileceği bir ölçüm.
Nasıl yapılıyor? Bir ip ile boyunuzu ölçün, sonra ipi katlayın, ip bel ölçünüze uyuyor olmalı.
9-Biyoelektrik Empedans Analizi
Nedir? Vücudunuza elektrik dalgası göndererek ne kadar yağ dokusu olduğunu tekrar elektrik dalgalarıyla cihaza geri gönderen makina ile yapılan bir tür ölçüm.
İşe yarıyor mu? Evet, bir bakıma. Zayıflama merkezlerinde veya hastanelerde bu büyük makinalarla yapılan ölçümler kesin sonuçlar verebiliyor. Ancak buradaki sorun şu, bu cihazların evde ölçüm yapabilen küçük boyları da piyasada bulunuyor ve bunlar hiçbir zaman kesin sonuç vermiyor.
Nasıl yapılıyor? Eğer evinizde bu makinalardan biri bulunuyorsa kullanmaya devam edebilirsiniz ancak kesin sonuç vermediğini göz önünde bulundurun. Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız, çıkan oran ne olursa olsun azalarak gidiyorsa doğru yoldasınız demektir. Her gün aynı saatte aynı koşullar altında ölçüm yapın. Egzersiz yaptıktan den hemen sonra kullanmayın.
10-Çimdik testi
Nedir? Birçok zayıflama merkezinde vücut yağ oranınızı ölçmek için derinizi sıkıştıran pergeller kullanılıyor.
İşe yarıyor mu? Bu tamamen ölçümü kimin yaptığıyla alakalı. Eğer fitness antrenörü ise, aleti doğru kullanmıyor olabilir.
Nasıl yapılıyor? Pergel ile ölçmek vücudunuzdaki yağ oranı hakkında çok net bilgi verebilen bir yöntem olmasa da periyodik olarak bu testi her yaptırdığınızda çimdiklerin küçülüyor olması doğru gidiyorsunuz anlamına geliyor.
11-
Nedir? DEXA olarak da bilinen bu ölçüm genellikle kemik yoğunluğunu ve osteoporoz riskini bulmak için yapılıyor ancak vücut bileşiminizi görebilmek için de çok iyi bir yöntem.
İşe yarıyor mu? Evet. Güvenilir ve hızlı bir yöntem. DEXA, kas, yağ ve kemik yoğunluğunuzu ölçebiliyor. Ayrıca bu yöntemle karın içi yağ oranınızı da öğrenebileceğiniz için kalp hastalıkları ve diyabet riskinizi de bulabilirsiniz. Diyabet hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ciddiye alınması gereken bir hastalık.
Nasıl yapılıyor? Kemik yoğunluğu ölçümü yapan hastanelerden randevu alarak bu ölçümü yaptırabilirsiniz.
12-Sualtı kilo ölçümü
Nedir? Hidrostatik ağırlık ölçümü olarak da bilinen bu yöntemde, kişinin su dolu bir havuza girip bir oturak üzerinde kafasını öne doğru eğerek batması ve bu şekilde durması gerekiyor.
İşe yarıyor mu? Çok da kullanışlı olmadığına dair birçok eleştiri alan bir yöntem. Bu ölçüm sırasında suya batmanız ve ciğerlerinizden çıkarabildiğiniz kadar hava çıkarmanız gerekiyor. Bu her zaman kolay olmadığı için ölçüm on defa tekrarlanabiliyor. Diğer yağ ölçümü yöntemlerine göre pek de pratik değil.
Nasıl yapılıyor? Bazı zayıflama ve ölçüm merkezlerinde yapılabiliyor
(cnntürk.com.tr)
Vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için birçok yöntem var ancak bu yöntemlerin bazıları doğru sonuçlar vermiyor. Örneğin, kemik yoğunluğu ölçümü kesin sonuçlar verirken, göbek deliğinize dokunmaya çalışmak gibi doğru bilinen yanlış yöntemler de var.
1-Vücut Kitle İndeksi
Nedir? Vücut Kitle İndeksi, boyunuzu ve kilonuzu karşılaştırarak sağlıklı kilonuzu bulmaya yarayan bir matematik işlemi. Çıkan rakam sizi, normal, kilolu ve obez olmak üzere bir kategoriye koyuyor. Beden Kitle İndeksi de deniyor.
İşe yarıyor mu? Her zaman değil. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre BKİ normal çıkan kişilerin yüzde 29’unun aslında obez kategorisine girecek kadar yağa sahip oldukları ortaya konmuş. Bu sebeple BKİ hesaplaması aslında zayıf görünen ama yağ oranı fazla olan kişileri doğru ölçemiyor. Bir diğer yönü de, eğer gerçekten çok kaslı ve fit biriyseniz, kas dokusu fazla ağırlık yaptığından normal indeksinizin üstünde bir sonuç alarak fazla kilolu kategorisine girebilirsiniz.
Nasıl yapılıyor? Tarayıcınızdan Beden Kitle İndeksi hesaplayıcılarını aratarak, kilo ve boy bilgilerinizi girip hesaplayabilirsiniz.
2-Bel çevresi ölçümü
Nedir? Kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santim, erkekler için de 88.5 santimdir.
İşe yarıyor mu? Evet. Dünya çapında birçok sağlık kuruluşu da bu ölçülerin doğru sonuç verdiğini onaylıyor. Karın bölgesindeki yağların fazla olması, kalp krizi ve diyabet riskini getiriyor. Bu yüzden bel çevrenizin ideal ölçülere yakın olması önemli.
Nasıl yapılıyor? Kumaş bir mezura alıp leğen kemiğinizin biraz yukarısından belinizi etrafına sarın. Belinizin etrafına tam oturmalı ama çok sıkmanıza gerek yok. Bu şekilde bel ölçünüzü görebilirsiniz.
3-İki bacak arasındaki boşluk
Nedir? İnternette yapılan bir araştırmaya göre birçok insan bu yöntemle kendini ölçmeye çalışıyor. Özellikle genç kızlar arasında oldukça yaygın bir konu. (İngilizce "thigh gap" deniyor.) Eğer ayakta durduğunuzda iki bacağınızın birleştiği yerin üst kısmında bir boşluk kalıyorsa, zayıfsınız demektir.
İşe yarıyor mu? Hayır. Bu tamamen sizin yapınıza ve kas yoğunluğunuza bağlı. Amerika’daki Obezite Hastalıkları Merkezi’nden Doktor Charlie Seltzer, bu yöntemin yağ oranınızı sağlıklı olarak ortaya çıkaramayacağını vurguluyor ve şu örneği veriyor: "Yakın zamanda bir sporcuyla çalışmıştım, bacakları oldukça kaslıydı ve durduğu zaman iki bacağının arasında herhangi bir boşluk olmuyordu ancak kilosu ve yağ oranı son derece sağlıklıydı."
Nasıl yapılıyor? Aynanın karşısına geçip bacaklarınızın arasında boşluk aramaya gerek yok. Bu gibi halk arasında doğru olduğu düşünülen yanlış yöntemler özellikle genç kadınlarda ve ergenlikte yeme bozukluğuna yol açabilir.
4-Bel-kalça oranı
Nedir? Bel-kalça oranı 0.8 ve üzerinde olan kadınların birçok ciddi hastalığa yakalanma riski daha yüksek.
İşe yarıyor mu? Evet. Hem bel çevresi ölçüsü hem de bel-kalça oranınız kalp hastalıkları ve obezite riskiyle doğru orantılı. Bel-kalça oranı yüksek olan kadınların özellikle ilerleyen yaşlarda bu hastalıklara yakalanma riski daha yüksek.
Nasıl yapılıyor? Bir mezurayı kalçanızın en geniş yerinin etrafından sarın ve ölçüsünü alın. Aldığınız ölçüyü bel ölçünüzle birlikte tarayıcınızdaki bel-kalça oranı hesaplayıcılardan birini kullanarak hesaplayabilirsiniz.
5-Karın kasları
Nedir? Eğer karın kaslarınızı görebiliyorsanız, yani six-pack'iniz varsa, o halde fitsiniz.
İşe yarıyor mu? Biraz. Dr. Seltzer bunu şöyle açıklıyor: "Derinizin altında ne kadaryağ olduğu aşağı yukarı metabolizmanızın ne kadar sağlıklı olduğu hakkında bilgi verir. Fakat sıkı karın kasları, düşük yağ oranı ve sıkı çalışma ile sıkı bir diyetin ürünüdür."
Nasıl yapılıyor? Kendinize aynanın karşısında bir bakın. Six pack’iniz olmasına gerek yok, biraz da olsa karın kaslarınızın şeklini görüyorsanız bu iyiye işaret. Eğer değilse, hayatınızda küçük değişiklikler yapıp diyet yapmaya başlama zamanınız gelmiş olabilir. Ancak en doğrusu doktora gidip kolesterol ve trigliserit ölçümlerinizi yaptırıp gerçek sonuçlara göre hareket etmeniz.
6-Göbek deliğine dokunmak
Nedir? Bir kolunuzu belinizin arkasından dolaştırarak göbek deliğinize dokunmaya çalışın, eğer dokunabiliyorsanız zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Kesinlikle hayır! Bu yöntem de tıpkı iki bacak arasındaki boşluk gibi şehir efsanesi. Bu şekilde sadece kollarınızın esnekliğini ölçebilirsiniz. Ayrıca fit kadınların birçoğu bu testi geçemiyor.
Nasıl yapılıyor? Siz en iyisi bir mezura yardımıyla gerçek bel ölçünüzü almayı deneyin.
7-Köprücük kemiği testi
Nedir? Bir rulo nesneyi (mesela saç bigudisi) alıp kürek kemiği boşluğuna koyun. Eğer düşmüyorsa, kesinlikle zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Maalesef hayır. Bunu da diğer şehir efsanesi yöntemlerin yanına ekleyebiliriz. Köprücük kemiği testi, kadınların "köprücük kemiği ne kadar çıkıksa o kadar zayıftır" şeklindeki yanlış düşüncesine dayanan popüler bir akım sadece.
Nasıl yapılıyor? Bu da vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için oldukça beyhude bir yöntem ve yine aynı şekilde ayna karşısındaki görüntüsünü beğenmeyen kadınlarda yeme bozukluklarına yol açabilir.
8-İp testi (Bel-boy oranı)
Nedir? Bel ve boy oranınızı bulmanın eğlenceli bir yolu. Eğer bel çevreniz, boy uzunluğunuzun yarısından az geliyorsa, sağlıklısınız demektir.
İşe yarıyor mu? Evet. İngiltere’deki bir ilaç dergisinde 2014 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre bel ve bol oranı, Beden Kitle İndeksi’nden daha doğru sonuçlar veriyor. Bel-boy oranı hem daha kolay, masrafsız hem de herkesin üzerinde uygulayabileceği bir ölçüm.
Nasıl yapılıyor? Bir ip ile boyunuzu ölçün, sonra ipi katlayın, ip bel ölçünüze uyuyor olmalı.
9-Biyoelektrik Empedans Analizi
Nedir? Vücudunuza elektrik dalgası göndererek ne kadar yağ dokusu olduğunu tekrar elektrik dalgalarıyla cihaza geri gönderen makina ile yapılan bir tür ölçüm.
İşe yarıyor mu? Evet, bir bakıma. Zayıflama merkezlerinde veya hastanelerde bu büyük makinalarla yapılan ölçümler kesin sonuçlar verebiliyor. Ancak buradaki sorun şu, bu cihazların evde ölçüm yapabilen küçük boyları da piyasada bulunuyor ve bunlar hiçbir zaman kesin sonuç vermiyor.
Nasıl yapılıyor? Eğer evinizde bu makinalardan biri bulunuyorsa kullanmaya devam edebilirsiniz ancak kesin sonuç vermediğini göz önünde bulundurun. Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız, çıkan oran ne olursa olsun azalarak gidiyorsa doğru yoldasınız demektir. Her gün aynı saatte aynı koşullar altında ölçüm yapın. Egzersiz yaptıktan den hemen sonra kullanmayın.
10-Çimdik testi
Nedir? Birçok zayıflama merkezinde vücut yağ oranınızı ölçmek için derinizi sıkıştıran pergeller kullanılıyor.
İşe yarıyor mu? Bu tamamen ölçümü kimin yaptığıyla alakalı. Eğer fitness antrenörü ise, aleti doğru kullanmıyor olabilir.
Nasıl yapılıyor? Pergel ile ölçmek vücudunuzdaki yağ oranı hakkında çok net bilgi verebilen bir yöntem olmasa da periyodik olarak bu testi her yaptırdığınızda çimdiklerin küçülüyor olması doğru gidiyorsunuz anlamına geliyor.
11-
Nedir? DEXA olarak da bilinen bu ölçüm genellikle kemik yoğunluğunu ve osteoporoz riskini bulmak için yapılıyor ancak vücut bileşiminizi görebilmek için de çok iyi bir yöntem.
İşe yarıyor mu? Evet. Güvenilir ve hızlı bir yöntem. DEXA, kas, yağ ve kemik yoğunluğunuzu ölçebiliyor. Ayrıca bu yöntemle karın içi yağ oranınızı da öğrenebileceğiniz için kalp hastalıkları ve diyabet riskinizi de bulabilirsiniz. Diyabet hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ciddiye alınması gereken bir hastalık.
Nasıl yapılıyor? Kemik yoğunluğu ölçümü yapan hastanelerden randevu alarak bu ölçümü yaptırabilirsiniz.
12-Sualtı kilo ölçümü
Nedir? Hidrostatik ağırlık ölçümü olarak da bilinen bu yöntemde, kişinin su dolu bir havuza girip bir oturak üzerinde kafasını öne doğru eğerek batması ve bu şekilde durması gerekiyor.
İşe yarıyor mu? Çok da kullanışlı olmadığına dair birçok eleştiri alan bir yöntem. Bu ölçüm sırasında suya batmanız ve ciğerlerinizden çıkarabildiğiniz kadar hava çıkarmanız gerekiyor. Bu her zaman kolay olmadığı için ölçüm on defa tekrarlanabiliyor. Diğer yağ ölçümü yöntemlerine göre pek de pratik değil.
Nasıl yapılıyor? Bazı zayıflama ve ölçüm merkezlerinde yapılabiliyor
(cnntürk.com.tr)
Etiketler:
diyet,
göbek yağlanma,
kilo,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama
27 Ekim 2015 Salı
Yağ yakan 5 yiyecek!
İşte metabolizmanızı hızlandırarak daha fazla kalori yakmanızı sağlayacak yiyecekler...
Kırmızıbiber: Arnavut biberi olarak da bilinen kırmızı acı biber metabolizmayı hızlandıran “capsaicin” adlı bileşeni içerir. Ayrıca kalp atışlarını hızlandırır ve damarlardaki “kötü” yağın temizlenmesine yardımcı olur.
Zeytinyağı: Yağın yakılmasına ve atılmasına yardımcı olurken kandaki kötü kolesterol seviyesinin düşmesini sağlar.
Portakal, Greyfurt: Portakal, greyfurt, limon ve C vitamini bakımından zengin diğer meyveler, sebzeler yağın daha kolay çözülmesini ve vücuttan daha hızlı atılmasını sağlar.
Yumurta: B12 bakımından zengin olan yumurta yağın çözülmesini sağlar ve metabolizma hızını arttırır.
Sarımsak: Antioksidan olan sarımsak insülin seviyesini düzenleyerek tokluk hissinin daha uzun sürmesini sağlar.
Kırmızıbiber: Arnavut biberi olarak da bilinen kırmızı acı biber metabolizmayı hızlandıran “capsaicin” adlı bileşeni içerir. Ayrıca kalp atışlarını hızlandırır ve damarlardaki “kötü” yağın temizlenmesine yardımcı olur.
Zeytinyağı: Yağın yakılmasına ve atılmasına yardımcı olurken kandaki kötü kolesterol seviyesinin düşmesini sağlar.
Portakal, Greyfurt: Portakal, greyfurt, limon ve C vitamini bakımından zengin diğer meyveler, sebzeler yağın daha kolay çözülmesini ve vücuttan daha hızlı atılmasını sağlar.
Yumurta: B12 bakımından zengin olan yumurta yağın çözülmesini sağlar ve metabolizma hızını arttırır.
Sarımsak: Antioksidan olan sarımsak insülin seviyesini düzenleyerek tokluk hissinin daha uzun sürmesini sağlar.
Etiketler:
diyet,
kilo,
metabolizma,
yağ ertime,
zayıflama,
zeytinyağı
8 Ekim 2015 Perşembe
Bu besinler yağ yakıyor
Sağlıklı kilo vermenin yolu, aldığınız kaloriden fazlasını yakabilmekten geçiyor. Peki hangi besinler yağ yakmanıza yardımcı oluyor bilmek ister misiniz? Hangi besini tüketmeli, hangisini tüketmemeli diye kararsız kalıyorsanız işte diyet programınıza eklemeniz gereken, yağ yakımınıza yardımcı olacak besinler.
Keten Tohumu: Omega yağ asitleri bakımından zengin olan keten tohumu, yağ yakımını hızlandırıyor ve vücutta yağ depolanmasının önüne geçiyor.
Zencefil: Kan damarlarının genişlemesini ve kan akışının artmasını sağlayan zencefil, merabolizmanın da hızlı çalışmasını sağlıyor.
Zencefil: Kan damarlarının genişlemesini ve kan akışının artmasını sağlayan zencefil, merabolizmanın da hızlı çalışmasını sağlıyor.
Zeytinyağı: Kandaki kötü kolestreol seviyesini düşüren zeytinyağı, vücuttaki yağın yakışmasına da yardımcı oluyor.
Süt: Yağsız ve az yağlı sütler metabolizmanın hızlı çalışmasını sağlıyor.
Portakal, Greyfurt, Limon: C vitamini yönünden zengin meyveler ve sebzeler vücutta biriken yağların daha kolay çözülmesini ve hızlıca atılmasını sağlıyor.
Yumurta: Metabolizmayı hızlandıran yumurta, içerdiği B12 sayesinde yağların çözülmesini sağlıyor.
Sarımsak: Antioksidan özelliği bulunan sarımsak tokluk hissinin daha uzun süre kalmasını sağlıyor.
Ceviz: Diyetlerin ve ara öğünlerin vazgeçilmezi ceviz, yağ yakımını kolaylaştırıyor.
1 Mayıs 2015 Cuma
Ender Saraç'tan kilo verdiren mucize tarifler
Beslenme Uzmanı Ender Saraç, katıldığı bir davette kilo kontrolü ve beslenme ile ilgili ipuçları verdi. İşte, Saraç’tan beslenme tüyoları…
Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi. Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Vücuttaki şişkinlik için detoks çorbası
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın. Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Yağları eriten çay
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın” diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi:
“Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın. Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Sofranızdan eksik etmemeniz gereken baharatlar
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti:
“Beyaz ekmek, beyaz undan ve mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor. Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım. Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır. Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil, Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar. Zerdeçal, karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş, vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye, kansere karşı koruma sağlar.”
Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi. Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Vücuttaki şişkinlik için detoks çorbası
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın. Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Yağları eriten çay
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın” diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi:
“Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın. Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Sofranızdan eksik etmemeniz gereken baharatlar
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti:
“Beyaz ekmek, beyaz undan ve mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor. Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım. Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır. Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil, Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar. Zerdeçal, karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş, vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye, kansere karşı koruma sağlar.”
Etiketler:
beslenme,
çay,
detoks,
diyet,
Ender Saraç,
göbek yağlanma,
kilo,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama
17 Nisan 2015 Cuma
Ender Saraç’tan yağları eritmenin formülü
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) Çayırova ilçe sergisi açılışında söyleşi yapan Dr. Ender Saraç kilo kontrolü ve sağlıklı beslenme için tarifler verdi.
Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği KO-MEK Çayırova ilçe sergi açılışında Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi.
Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın.
Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın’’ diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi; “Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın.
Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti; “Beyaz ekmek, beyaz undan ve Mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor.
Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım.
Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır.
Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil; Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar.
Zerdeçal; karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş; vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye; kansere karşı koruma sağlar.”
Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği KO-MEK Çayırova ilçe sergi açılışında Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi.
Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın.
Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın’’ diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi; “Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın.
Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti; “Beyaz ekmek, beyaz undan ve Mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor.
Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım.
Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır.
Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil; Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar.
Zerdeçal; karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş; vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye; kansere karşı koruma sağlar.”
Etiketler:
beslenme,
diyet,
Ender Saraç,
göbek yağlanma,
kilo,
yağ,
yağ ertime
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
























