Boğaz ağrısı pek önemsenmez ama hayatımızı kolayca mahvedebilir. Ev yapımı boğaz pastili tarifiyle boğaz ağrınızdan kurtulabilirsiniz.
Mazlemeler:
1 bardak toz şeker
1/2 bardak su
1 yemek kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı bal
1/2 tatlı kaşığı öğütülmüş zencefil
1/4 tatlı kaşığı toz halinde karanfil
Yapılışı:
Ufak bir tencereye şeker, su, limon suyu, bal, zencefil ve karanfili sırasıyla koyun.
Karıştırarak 15-20 dakika bir taşım kaynatın.
Ateşten alın ve şurup kıvamına gelene kadar bekletin.
Karışımı fırın kabına minik parçalar halinde kurabiye yapar gibi bırakın.
20 dakika soğumasını bekleyin. Ardından üzerine pudra şekeri serpin. Dilerseniz pastil gibi dilerseniz de çayınıza karıştırarak tüketebilirsiniz.
Geçmiş olsun!
8 Şubat 2015 Pazar
7 Şubat 2015 Cumartesi
Zayıflama hapları 292 kiloya çıkardı!
Adana’da içtiği zayıflama hapları yüzünden 292 kiloya ulaşan Murat Öncü hayata dönüş hamlesi için İstanbul’da tedavi altına alındı.
Tüp mide ameliyatı ile 100 kiloya ulaşması hedeflenen Öncü, kilo verdikten sonra yapmak istediklerine duyduğu özlemi gözyaşları içinde anlattı. Hastane odasında hayata ikinci kez merhaba diyecek olmanın hayallerini kuran Öncü; “Kilo verdikten sonra ilk işim 5 aylık torunum Belgin'i kucaklamak olacak" dedi.
Adana’da seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Murat Öncü, aşırı kiloları yüzünden hareket edemez hale gelince beklenen yardım eli kendisine İstanbul’dan uzandı. Şişli Etfal eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mihmanlı, Öncü’nün hayata tutunma çabasına kayıtsız kalmadı ve Öncü için tedavi startı verildi.
Yüzde 2 oranında görülen süper morbit obezite tanısıyla görenleri şaşırtan kilo sahip olan Murat Öncü şimdilerde kaldığı hastane odasında özlemini duyduğu ve yapmak isteklerinin hayalini kurduğunu söyledi. Ayakta durmak için destek aldığı koltuk değneklerinin bile nafile geldiği Öncü kiloları yüzünden mahrum kaldığı hayatın içinde kendisini süs eşyasına benzetti. Tek başına hareket edemez halde olan Öncü; “Yaşam değil yani bir süs eşyası gibi bir yerde durmak gibi bir şey. Ne yürüyebiliyorsun ne eşe dosta gidebiliyorsun. Cezaevindeki adam bile benden daha şanslıdır. iyidir. Çünkü o bile 4-5 adamla bir araya gelerek oturup konuşabiliyor. Ben akşama kadar evimde eşimle çocuğumla ya da duvara bakıyorum. bugün 292 kilo az mı? Bugün beş tane adam demek. Beş tane adamı normal bir insan kilosu olan 60 kilodan hesaplasan. Beş kişide de bir tane kalp var 292 kilodaki adamda da bir tane kalp var” dedi.
Zayıflama hapı içtikten sonra kilosu arttı
8 yıl önce 175 kilo ağırlığında olduğunu ve kullandığı zayıflama hapları ile kilo artışının önüne geçemediğini anlatan Öncü; “ 8 yıl önce 175 kilodaydım. Aynı zamanda şeker ve tansiyon hastasıyım. O dönem bana zayıflama hapı verdiler. O hapı kullandıktan sonra 225 kiloya çıktım. Ve gittikçe de kilolarım arttı. Ardından 1 ayda 40 kilo birden aldım ve bir Sabah kalktığımda her yerimin şiş olduğunu far kettik ve kantarda tartıldığımda 292 kilo olduğumu gördüm” diye konuştu.
Gözyaşları içinde kurulan hayaller
Başarılı tedavinin ardından yapmak istediklerinin ilk sırasında eşi ve torunu olduğunu belirten Öncü özlemlerine duyduğu umudu gözyaşları içinde şu sözler ile anlattı: “ Çok özlem duyduğum şey var. Gezemiyorum, yürümek istiyorum, hanımımla birlikte dolaşmak istiyorum. Camiye gitmek istiyorum. Özlemler çok. Çocuklarımla birlikte parka pikniğe gitmek istiyorum normal insanlar gibi ben de bir ömür yaşayayım. Ömür nedir ki? 100 yıl da yaşasan aynı 1 yıl da yaşasan aynı. Önemli olan insanlık. Bugün bana Adanaİstanbul’u bağışlasalar benim gözümde değeri yok. Çünkü bu kilo olduktan sonra. 292 kilo ile ne yapayım ben? Yerimden bile kalkamıyorum. Belgin Okumuş isimli kız torunum oldu ve daha beş aylık daha. Onu kucağıma alıyorum ama üstümde tutamıyorum. Karnımın üzerinde duruyor. Ona sözüm var. Benim motorum var onu gezdireceğim. Ayrıca 28 yıllık evliyim. Evlililik yıl dönümünde de eşimi gezdireceğim inşallah.”
En son ne zaman yan yana yürüdüklerini hatırlamıyor
Öncü’nün 28 yıllık eşi Hamiş Öncü de eşini bir an olsun yalnız bırakmadığını söyleyerek; “ Düştüğü zaman kaldıramıyorum. En son eşimle yan yana ne zaman yürüdüğümü bile hatırlamıyorum” dedi.
Hedef 100 kilo
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mihmanlı, Öncü için hedeflenen rakamın 100 kilo ağırlığı olduğunu belirterek tedavide izlenecek yöntemler hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye’de yaklaşık nüfusun yüzde 30’u obezite sınırında. Yüzde 15’i de morbid obezite dediğimiz ölümcül obezite sınırında. Yüzde 2’sinde ise süper morbid obezitenin de ötesinde Murat Bey örneğindeki gibi obezler var. Yaşamın mümkün olmadığı bir obezite ile karşı karşıyayız. Hareket edemiyor yerinden kalkamıyor refleksleri ile sağlıklı hareketler sergilemiyor ve iç güdüsel davranamıyor. Öncelikle bir tüp mide ameliyatını yapıp ağırlıklı kilolarını bu şekilde vermeyi hedefliyoruz. Estetik sorunları da düzeltilecek. Böylece tüm hayati fonksiyonlarını yerine getiren aktif bir insan haline gelecek. Asıl hedefimiz ise 100 kiloya indirmek. 100 kiloya indirirsek Adanalıların deyimiyle babayiğit olacak. Kilo vermesi ve takip altında tutulması ortalama 1 yıl sürecek bu süreç. Murat beyinde kilo beni şaşırtıyor. Hareket kısıtlanıyor. Şişmanlığın bir noktasından sonra kilo alma hızlanmaya başlıyor. Bıraksak 300-400 kiloya ulaşır. Bu kadar kilo ile yaşamak da mümkün değil bir yerde kalp solunum teslim olur.”
(milliyet)
Tüp mide ameliyatı ile 100 kiloya ulaşması hedeflenen Öncü, kilo verdikten sonra yapmak istediklerine duyduğu özlemi gözyaşları içinde anlattı. Hastane odasında hayata ikinci kez merhaba diyecek olmanın hayallerini kuran Öncü; “Kilo verdikten sonra ilk işim 5 aylık torunum Belgin'i kucaklamak olacak" dedi.
Adana’da seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Murat Öncü, aşırı kiloları yüzünden hareket edemez hale gelince beklenen yardım eli kendisine İstanbul’dan uzandı. Şişli Etfal eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mihmanlı, Öncü’nün hayata tutunma çabasına kayıtsız kalmadı ve Öncü için tedavi startı verildi.
Yüzde 2 oranında görülen süper morbit obezite tanısıyla görenleri şaşırtan kilo sahip olan Murat Öncü şimdilerde kaldığı hastane odasında özlemini duyduğu ve yapmak isteklerinin hayalini kurduğunu söyledi. Ayakta durmak için destek aldığı koltuk değneklerinin bile nafile geldiği Öncü kiloları yüzünden mahrum kaldığı hayatın içinde kendisini süs eşyasına benzetti. Tek başına hareket edemez halde olan Öncü; “Yaşam değil yani bir süs eşyası gibi bir yerde durmak gibi bir şey. Ne yürüyebiliyorsun ne eşe dosta gidebiliyorsun. Cezaevindeki adam bile benden daha şanslıdır. iyidir. Çünkü o bile 4-5 adamla bir araya gelerek oturup konuşabiliyor. Ben akşama kadar evimde eşimle çocuğumla ya da duvara bakıyorum. bugün 292 kilo az mı? Bugün beş tane adam demek. Beş tane adamı normal bir insan kilosu olan 60 kilodan hesaplasan. Beş kişide de bir tane kalp var 292 kilodaki adamda da bir tane kalp var” dedi.
Zayıflama hapı içtikten sonra kilosu arttı
8 yıl önce 175 kilo ağırlığında olduğunu ve kullandığı zayıflama hapları ile kilo artışının önüne geçemediğini anlatan Öncü; “ 8 yıl önce 175 kilodaydım. Aynı zamanda şeker ve tansiyon hastasıyım. O dönem bana zayıflama hapı verdiler. O hapı kullandıktan sonra 225 kiloya çıktım. Ve gittikçe de kilolarım arttı. Ardından 1 ayda 40 kilo birden aldım ve bir Sabah kalktığımda her yerimin şiş olduğunu far kettik ve kantarda tartıldığımda 292 kilo olduğumu gördüm” diye konuştu.
Gözyaşları içinde kurulan hayaller
Başarılı tedavinin ardından yapmak istediklerinin ilk sırasında eşi ve torunu olduğunu belirten Öncü özlemlerine duyduğu umudu gözyaşları içinde şu sözler ile anlattı: “ Çok özlem duyduğum şey var. Gezemiyorum, yürümek istiyorum, hanımımla birlikte dolaşmak istiyorum. Camiye gitmek istiyorum. Özlemler çok. Çocuklarımla birlikte parka pikniğe gitmek istiyorum normal insanlar gibi ben de bir ömür yaşayayım. Ömür nedir ki? 100 yıl da yaşasan aynı 1 yıl da yaşasan aynı. Önemli olan insanlık. Bugün bana Adanaİstanbul’u bağışlasalar benim gözümde değeri yok. Çünkü bu kilo olduktan sonra. 292 kilo ile ne yapayım ben? Yerimden bile kalkamıyorum. Belgin Okumuş isimli kız torunum oldu ve daha beş aylık daha. Onu kucağıma alıyorum ama üstümde tutamıyorum. Karnımın üzerinde duruyor. Ona sözüm var. Benim motorum var onu gezdireceğim. Ayrıca 28 yıllık evliyim. Evlililik yıl dönümünde de eşimi gezdireceğim inşallah.”
En son ne zaman yan yana yürüdüklerini hatırlamıyor
Öncü’nün 28 yıllık eşi Hamiş Öncü de eşini bir an olsun yalnız bırakmadığını söyleyerek; “ Düştüğü zaman kaldıramıyorum. En son eşimle yan yana ne zaman yürüdüğümü bile hatırlamıyorum” dedi.
Hedef 100 kilo
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mihmanlı, Öncü için hedeflenen rakamın 100 kilo ağırlığı olduğunu belirterek tedavide izlenecek yöntemler hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye’de yaklaşık nüfusun yüzde 30’u obezite sınırında. Yüzde 15’i de morbid obezite dediğimiz ölümcül obezite sınırında. Yüzde 2’sinde ise süper morbid obezitenin de ötesinde Murat Bey örneğindeki gibi obezler var. Yaşamın mümkün olmadığı bir obezite ile karşı karşıyayız. Hareket edemiyor yerinden kalkamıyor refleksleri ile sağlıklı hareketler sergilemiyor ve iç güdüsel davranamıyor. Öncelikle bir tüp mide ameliyatını yapıp ağırlıklı kilolarını bu şekilde vermeyi hedefliyoruz. Estetik sorunları da düzeltilecek. Böylece tüm hayati fonksiyonlarını yerine getiren aktif bir insan haline gelecek. Asıl hedefimiz ise 100 kiloya indirmek. 100 kiloya indirirsek Adanalıların deyimiyle babayiğit olacak. Kilo vermesi ve takip altında tutulması ortalama 1 yıl sürecek bu süreç. Murat beyinde kilo beni şaşırtıyor. Hareket kısıtlanıyor. Şişmanlığın bir noktasından sonra kilo alma hızlanmaya başlıyor. Bıraksak 300-400 kiloya ulaşır. Bu kadar kilo ile yaşamak da mümkün değil bir yerde kalp solunum teslim olur.”
(milliyet)
Etiketler:
haber,
kilo,
zayıflama,
Zayıflama hapları
3 Şubat 2015 Salı
Kanserden korunmak için 10 adım
Sağlıklı beslenmeye gösterdiğiniz önemin sağlığınıza kattığı değeri biliyor muydunuz? Kanserle beslenme arasındaki bağı 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu’ndan öğrendik…
Bu önerileri dikkate alın
İdeal ağırlığınızı koruyun.
Lifli gıdalarla beslenin.
Diyetinize karnabahar, brokoli, lahana, ıspanak, Brüksel lahanası gibi hardallı sebzeleri ekleyin.
Turunçgiller, havuç ve domatesi daha fazla tüketerek vücudunuzun C, E ve A vitaminleri ve Selenyum ihtiyacını karşılayın.
Nitrit, nitrat gibi katkı maddeleri içeren şarküteri ürünlerinden (özellikle füme etler), salamura, turşu gibi aşırı tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
Total yağ alımını azaltmak için yağlı et ve kızartmaları beslenme programınızda en aza indirin. Mümkünse buğulama yöntemiyle pişirilen balık tüketin.
Kurubaklagil ve yağlı tohumları daha sık tüketin.
Sarımsak, soğan, arpacık soğan, nane, maydanoz, gibi sebzeleri her yemekte kullanmaya çalışın.
Kızartma, kavurma, mangal gibi dumanlanmış yöntemlerle yapılan yiyecekleri yemeyin.
Alkol, sigara ve katkı maddelerinden uzak durun.
(milliyet.com.tr)
Bu önerileri dikkate alın
İdeal ağırlığınızı koruyun.
Lifli gıdalarla beslenin.
Diyetinize karnabahar, brokoli, lahana, ıspanak, Brüksel lahanası gibi hardallı sebzeleri ekleyin.
Turunçgiller, havuç ve domatesi daha fazla tüketerek vücudunuzun C, E ve A vitaminleri ve Selenyum ihtiyacını karşılayın.
Nitrit, nitrat gibi katkı maddeleri içeren şarküteri ürünlerinden (özellikle füme etler), salamura, turşu gibi aşırı tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
Total yağ alımını azaltmak için yağlı et ve kızartmaları beslenme programınızda en aza indirin. Mümkünse buğulama yöntemiyle pişirilen balık tüketin.
Kurubaklagil ve yağlı tohumları daha sık tüketin.
Sarımsak, soğan, arpacık soğan, nane, maydanoz, gibi sebzeleri her yemekte kullanmaya çalışın.
Kızartma, kavurma, mangal gibi dumanlanmış yöntemlerle yapılan yiyecekleri yemeyin.
Alkol, sigara ve katkı maddelerinden uzak durun.
(milliyet.com.tr)
Etiketler:
haber,
kanser,
sağlık,
sağlıklı beslenme
Dukan diyeti ile ilgili merak ettikleriniz
Fransız doktor Pierre Dukan'dan ismini alan diyet, kurallarla dolu ve çok fazla kısıtlayıcılığı bulunan bir diyet ve işe yaradığına dair hiçbir kanıt da yok. Bu yüzden uzmanlar bu diyete 2.0 puan vererek Taş Devri diyeti ile birlikte 32. ve son sıraya yerleştirdiler.
Tip: Yüksek Protein Diyeti
Benzer Diyetler: Taş Devri ve Atkins diyetleri
Amaç: Kilo kaybetmek
İddia: İlk hafta yaklaşık 4-5 kg'a kadar kaybedebilirsiniz. Daha sonra ise diyetin izin verdiği yiyeceklerden istediğiniz kadar yerken, amacınıza ulaşana kadar haftada 1-2 kilo veremeye devam edeceksiniz.
Teori: Kilo vermenin anahtarı kalori sayımı değil, proteindir. Protein, doygunluk verir ve sindirmesi vakit alır. Ayrıca karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklere göre de daha az kalori alırsınız. Protein diyetin ana bileşenlerini sağlarken hızlı kilo kaybı gelişir. Vücudumuzun enerji kaynağı olarak tercih ettiği karbonhidratı sınırlayarak alternatif olarak yağları yakmak için yönelmesini sağlarız. Bu sıkı planın arkasından yavaş yavaş tekrar ekmek, peynir ve meyveyi öğünlerinize sınırlı olarak dahil edebilirsiniz.
Diyet Nasıl Çalışıyor?
Birçok kurala hazırlıklı olun. 4 evreden oluşan diyet ne yapıp ne yapmamanız gerektiği ile ilgili birçok kısıtlama yapmaktadır. İlk evre sadece protein ile beslenebileceğiniz Atak evresidir. Seyir evresinde sadece belirli sebzeleri belirli günlerde öğünlerinize ekleyebilirsiniz. Güçlendirme evresinde ise artık peynir ve ekmek gibi bazı yiyecekleri de tüketebilirsiniz. Son faz olan Koruma evresinde ise çok az kural var ve istediğiniz herşeyi yiyebilirsiniz. Evreleri detaylı olarak incelersek;
Atak: İzin verilen besinler: Yağsız sığır eti, dana eti, geyik eti, karaciğer ve dil gibi sakatatlar, balık, kabuklu deniz hayvanları, kümes hayvanları, az yağlı jambon, hindi, yumurta, tofu seitan gibi bitkisel proteinler, yağsız süt, su ve diğer kalorisiz içecekler ve 1½ yemek kaşığı yulaf kepeği. Baharatlar monotonluğu önlemek için tavsiye edilir. Bu faz; kaç kilo vermek istediğinize bağlı olarak 1-10 gün arasında sürmektedir. Diyet yapmak isteyenlerin çoğu 10-20 kilo arasında vermek istediklerinden dolayı atak evresi 5 gün sürmekte ve yaklaşık olarak 2-4 kilo vermektedirler.
Seyir: Bu fazda; satalaık, mantar, kabak, biber ve yeşillikler gibi nişastalı olmayan bazı sebzeleri tüketebileceksiniz. Yine de bir gün saf protein yemeniz gereken atak fazını ve diğer günde protein ve sebzeden oluşan öğünü uygulamalısınız (5 gün protein ve sonraki 5 günde protein ve sebze şeklindede uygulayabilirsiniz). Yulaf kepeği miktarı ise 2 yemek kaşığına çıkmıştır. Böylece haftada 1-2 kilo kaybediyor olmanız gerekmektedir. İstediğiniz kiloya ulaşana kadar bu evreyi sürdürmelisiniz.
Güçlendirme: İstediğiniz kiloya ulaştınız ve artık bu kilonuzu korumak istiyorsunuz. Bunu için kaybettiğiniz her kiloya karşılık 10 gün güçlendirmeniz gerekmektedir. Yani 10-20 kilo verdiyseniz 100-200 arasında bunu korumanız gerekecektir. Haftada bir gün saf protein diyetine devam fakat diğer 6 gün protein ve sebzeleri karıştırabilirsiniz. Her gün bir porsiyon meyve, 2 dilim tam tahıllı ekmek ve 40 gram peynir tüketebilirsiniz. Haftada 2 gün makarna gibi nişastalı yiyeceklerden tüketmenize, 3 gün özel protein ödülüne (kuzu bacak, pişmiş jambon gibi) ve 1 ya da 2 günde istediğinizi yiyebildiğiniz ödül yemeklerine izin var. 2 yemek kaşığı yulaf kepeğini de yemeye devam etmelisiniz.
Koruma: Serbestsiniz! (Birkaç küçük kural ile birlikte). Bu evre ömür boyu sürdürülmesi gerekiyor. Güçlendirme evresindeki kurallar gibi haftanın 6 günü istediğiniz herşeyi yiyebiliyorsunuz ve 1 günde saf protein günü yapıyorsunuz. Yulaf kepeği 3 yemek kaşığına çıkıyor.
Kilo Verebilecek misiniz?
Bu konu ile ilgili hiçbir klinik çalışma bulunmamaktadır. 2010 yılında yapılan bir internet araştırmasına göre 1,525 kişi ilk 2 evrenin sonunda ortalama 7 kilo kaybetmiştir.
Kalp Sağlığı için Faydalı mıdır?
Bazı diyeti uygulayan kişiler kolestrol ve trigliserid seviyelerinin artmadığını ya da aynı kaldığını söyleselerde bununla ilgili herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Genelde kalp sağlığı uzmanları meyve-sebze ağırlıklı, lifce zengin tam tahıllılar, doymuş yağ oranı düşük ve tuzsuz bir beslenme düzenini önermektedirler.
Diyabeti Önler veya Kontrol Altında Tutar mı?
Bilinmemektedir.
Sağlık Riski Var mı?
Kısa dönemde yüksek proteinli- düşük karbonhidratlı beslenme planı zararlı değildir. Ama uzun dönem de olabilir. Sindirim sırasında protein ürik asit oluşturur ve bunun yok edilmesi gerekir. Yüksek protein sebebiyle de böbreklerin daha çok çalışması gerekir ve böylece böbrek zarar görebilir (Dukan bu tez için çok su içerseniz böbreklerin etkili çalışmasını sağlayabilirsiniz demektedir.). Tahıl ve meyvelerin olmadığı tüm yemek gruplarını dışlayan bir beslenme planı besin eksikliklerine yol açabilmektedir. Ayrıca uyuşukluk, kötü nefes, ağız kuruluğu ve kabızlık gibi yan etkilerde görebilirsiniz.
Takibi Kolay mı?
Kurallardan ne kadar hoşlanırsınız? Eğer kuraları sıkı bile olsa size tam olarak ne söylenmesini istiyorsanız, Dukan diyetini seveceksinizdir. Dışarda yemek serbest ama alkol kullanımı ilk evrelerde yasak.
Dukan diyetinin evrelere göre tavsiye edilen günlük örnek diyet listesi aşağıdaki gibidir.
Atak Evresi Örnek Menü:
Kahvaltı:
240 ml kahve, tercihe göre tatlandırıcı ile birlikte
230 g. yağsız yoğurt
1 Dukan yulaf kepekli galeta (pankek)
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 gram yağsız kaşar peyniri
Öğle Yemeği:
Katı pişmiş yumurta, mayonez ile
140 g. biftek
230 g. yağsız yoğurt
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 g. yağsız yoğurt
Akşam Yemeği:
450 g. Baharatlı karides sote
225 g. Tavuk tandır
Dukan muhallebisi
Bol su içiniz.
Seyir Evresi Örnek Menü:
Kahvaltı:
240 ml kahve, tercihe göre tatlandırıcı ile birlikte
230 g. yağsız yoğurt
1 Dukan yulaf kepekli galeta (pankek)
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 gram yağsız kaşar peyniri
Öğle Yemeği:
Sirkeli marul salatası
Karnabahar graten
Dukan muhallebisi
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 g. yağsız yoğurt
Akşam Yemeği:
Salatalık
225 g. Marengo usulu tavuk
Dukan Vanilya Krem
Bol su içiniz.
Güçlendirme Evresi Örnek Menü:
Kahvaltı:
240 ml kahve, tercihe göre tatlandırıcı ile birlikte
230 g. yağsız yoğurt
1 Dukan yulaf kepekli galeta (pankek)
2 dilim tam tahıllı ekmek, 2 çay kaşığı light tereyağı ile
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 gram yağsız kaşar peyniri
1 elma
Öğle Yemeği:
Marul salatası, sirke ile
Karnahabar graten
Dukan muhallebisi
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 g. yağsız yoğurt
40 g. çedar peyniri
Akşam Yemeği:
Salatalık
225 g. Marengo usulu tavuk
225 g. pişmiş kinoa
Dukan Vanilya Krem
Bol su içiniz.
*Öneriler 19 ve üstü yaş grubu içindir. g.: gram, mg.: miligram, mcg.: mikrogram
(kalorisepeti.com)
Tip: Yüksek Protein Diyeti
Benzer Diyetler: Taş Devri ve Atkins diyetleri
Amaç: Kilo kaybetmek
İddia: İlk hafta yaklaşık 4-5 kg'a kadar kaybedebilirsiniz. Daha sonra ise diyetin izin verdiği yiyeceklerden istediğiniz kadar yerken, amacınıza ulaşana kadar haftada 1-2 kilo veremeye devam edeceksiniz.
Teori: Kilo vermenin anahtarı kalori sayımı değil, proteindir. Protein, doygunluk verir ve sindirmesi vakit alır. Ayrıca karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklere göre de daha az kalori alırsınız. Protein diyetin ana bileşenlerini sağlarken hızlı kilo kaybı gelişir. Vücudumuzun enerji kaynağı olarak tercih ettiği karbonhidratı sınırlayarak alternatif olarak yağları yakmak için yönelmesini sağlarız. Bu sıkı planın arkasından yavaş yavaş tekrar ekmek, peynir ve meyveyi öğünlerinize sınırlı olarak dahil edebilirsiniz.
Diyet Nasıl Çalışıyor?
Birçok kurala hazırlıklı olun. 4 evreden oluşan diyet ne yapıp ne yapmamanız gerektiği ile ilgili birçok kısıtlama yapmaktadır. İlk evre sadece protein ile beslenebileceğiniz Atak evresidir. Seyir evresinde sadece belirli sebzeleri belirli günlerde öğünlerinize ekleyebilirsiniz. Güçlendirme evresinde ise artık peynir ve ekmek gibi bazı yiyecekleri de tüketebilirsiniz. Son faz olan Koruma evresinde ise çok az kural var ve istediğiniz herşeyi yiyebilirsiniz. Evreleri detaylı olarak incelersek;
Atak: İzin verilen besinler: Yağsız sığır eti, dana eti, geyik eti, karaciğer ve dil gibi sakatatlar, balık, kabuklu deniz hayvanları, kümes hayvanları, az yağlı jambon, hindi, yumurta, tofu seitan gibi bitkisel proteinler, yağsız süt, su ve diğer kalorisiz içecekler ve 1½ yemek kaşığı yulaf kepeği. Baharatlar monotonluğu önlemek için tavsiye edilir. Bu faz; kaç kilo vermek istediğinize bağlı olarak 1-10 gün arasında sürmektedir. Diyet yapmak isteyenlerin çoğu 10-20 kilo arasında vermek istediklerinden dolayı atak evresi 5 gün sürmekte ve yaklaşık olarak 2-4 kilo vermektedirler.
Seyir: Bu fazda; satalaık, mantar, kabak, biber ve yeşillikler gibi nişastalı olmayan bazı sebzeleri tüketebileceksiniz. Yine de bir gün saf protein yemeniz gereken atak fazını ve diğer günde protein ve sebzeden oluşan öğünü uygulamalısınız (5 gün protein ve sonraki 5 günde protein ve sebze şeklindede uygulayabilirsiniz). Yulaf kepeği miktarı ise 2 yemek kaşığına çıkmıştır. Böylece haftada 1-2 kilo kaybediyor olmanız gerekmektedir. İstediğiniz kiloya ulaşana kadar bu evreyi sürdürmelisiniz.
Güçlendirme: İstediğiniz kiloya ulaştınız ve artık bu kilonuzu korumak istiyorsunuz. Bunu için kaybettiğiniz her kiloya karşılık 10 gün güçlendirmeniz gerekmektedir. Yani 10-20 kilo verdiyseniz 100-200 arasında bunu korumanız gerekecektir. Haftada bir gün saf protein diyetine devam fakat diğer 6 gün protein ve sebzeleri karıştırabilirsiniz. Her gün bir porsiyon meyve, 2 dilim tam tahıllı ekmek ve 40 gram peynir tüketebilirsiniz. Haftada 2 gün makarna gibi nişastalı yiyeceklerden tüketmenize, 3 gün özel protein ödülüne (kuzu bacak, pişmiş jambon gibi) ve 1 ya da 2 günde istediğinizi yiyebildiğiniz ödül yemeklerine izin var. 2 yemek kaşığı yulaf kepeğini de yemeye devam etmelisiniz.
Koruma: Serbestsiniz! (Birkaç küçük kural ile birlikte). Bu evre ömür boyu sürdürülmesi gerekiyor. Güçlendirme evresindeki kurallar gibi haftanın 6 günü istediğiniz herşeyi yiyebiliyorsunuz ve 1 günde saf protein günü yapıyorsunuz. Yulaf kepeği 3 yemek kaşığına çıkıyor.
Kilo Verebilecek misiniz?
Bu konu ile ilgili hiçbir klinik çalışma bulunmamaktadır. 2010 yılında yapılan bir internet araştırmasına göre 1,525 kişi ilk 2 evrenin sonunda ortalama 7 kilo kaybetmiştir.
Kalp Sağlığı için Faydalı mıdır?
Bazı diyeti uygulayan kişiler kolestrol ve trigliserid seviyelerinin artmadığını ya da aynı kaldığını söyleselerde bununla ilgili herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. Genelde kalp sağlığı uzmanları meyve-sebze ağırlıklı, lifce zengin tam tahıllılar, doymuş yağ oranı düşük ve tuzsuz bir beslenme düzenini önermektedirler.
Diyabeti Önler veya Kontrol Altında Tutar mı?
Bilinmemektedir.
Sağlık Riski Var mı?
Kısa dönemde yüksek proteinli- düşük karbonhidratlı beslenme planı zararlı değildir. Ama uzun dönem de olabilir. Sindirim sırasında protein ürik asit oluşturur ve bunun yok edilmesi gerekir. Yüksek protein sebebiyle de böbreklerin daha çok çalışması gerekir ve böylece böbrek zarar görebilir (Dukan bu tez için çok su içerseniz böbreklerin etkili çalışmasını sağlayabilirsiniz demektedir.). Tahıl ve meyvelerin olmadığı tüm yemek gruplarını dışlayan bir beslenme planı besin eksikliklerine yol açabilmektedir. Ayrıca uyuşukluk, kötü nefes, ağız kuruluğu ve kabızlık gibi yan etkilerde görebilirsiniz.
Takibi Kolay mı?
Kurallardan ne kadar hoşlanırsınız? Eğer kuraları sıkı bile olsa size tam olarak ne söylenmesini istiyorsanız, Dukan diyetini seveceksinizdir. Dışarda yemek serbest ama alkol kullanımı ilk evrelerde yasak.
Dukan diyetinin evrelere göre tavsiye edilen günlük örnek diyet listesi aşağıdaki gibidir.
Atak Evresi Örnek Menü:
Kahvaltı:
240 ml kahve, tercihe göre tatlandırıcı ile birlikte
230 g. yağsız yoğurt
1 Dukan yulaf kepekli galeta (pankek)
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 gram yağsız kaşar peyniri
Öğle Yemeği:
Katı pişmiş yumurta, mayonez ile
140 g. biftek
230 g. yağsız yoğurt
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 g. yağsız yoğurt
Akşam Yemeği:
450 g. Baharatlı karides sote
225 g. Tavuk tandır
Dukan muhallebisi
Bol su içiniz.
Seyir Evresi Örnek Menü:
Kahvaltı:
240 ml kahve, tercihe göre tatlandırıcı ile birlikte
230 g. yağsız yoğurt
1 Dukan yulaf kepekli galeta (pankek)
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 gram yağsız kaşar peyniri
Öğle Yemeği:
Sirkeli marul salatası
Karnabahar graten
Dukan muhallebisi
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 g. yağsız yoğurt
Akşam Yemeği:
Salatalık
225 g. Marengo usulu tavuk
Dukan Vanilya Krem
Bol su içiniz.
Güçlendirme Evresi Örnek Menü:
Kahvaltı:
240 ml kahve, tercihe göre tatlandırıcı ile birlikte
230 g. yağsız yoğurt
1 Dukan yulaf kepekli galeta (pankek)
2 dilim tam tahıllı ekmek, 2 çay kaşığı light tereyağı ile
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 gram yağsız kaşar peyniri
1 elma
Öğle Yemeği:
Marul salatası, sirke ile
Karnahabar graten
Dukan muhallebisi
Atıştırmalıklar (Eğer acıktıysanız):
110 g. yağsız yoğurt
40 g. çedar peyniri
Akşam Yemeği:
Salatalık
225 g. Marengo usulu tavuk
225 g. pişmiş kinoa
Dukan Vanilya Krem
Bol su içiniz.
Besin Değerleri
Dukan Diyeti (Atak)
|
Dukan Diyeti (Seyir)
|
Dukan Diyeti (Güçlendirme)
|
ÖNERİLEN
| |
Kalori
|
1,722
|
1,200
|
1,873
|
Kadın
21-25: 2,000
26-50: 1,800
51+: 1,600
Erkek
21-40: 2,400
41-60: 2,200
61+: 2,000
|
Toplam Yağ
|
23%
|
18%
|
19%
|
20%-35%
|
Doğmuş
|
8%
|
5%
|
6%
|
10% dan az
|
Trans
|
0%
|
0%
|
0%
| |
Toplam karbonhidratlar
|
27%
|
38%
|
48%
|
45%-65%
|
Şeker (total except as noted)
|
17%
|
25%
|
21%
| |
Lif
|
4 g.
|
11 g.
|
26 g.
|
Kadın
19-30: 28 g.
31-50: 25 g.
51+: 22 g.
Erkek
19-30: 34 g.
31-50: 31 g.
51+: 28 g.
|
Protein
|
46%
|
41%
|
33%
|
10%-35%
|
Sodyum
|
3,945 mg.
|
1,672 mg.
|
2,351 mg.
|
2,300 mg. 'ın altında, 1,500 mg. 'ın altında: 51+ için
|
Potasyum
|
3,297 mg.
|
2,544 mg.
|
2,969 mg.
|
En az 4,700 mg.
|
Kalsiyum
|
1,497 mg.
|
1,307 mg.
|
1,647 mg.
|
19-50: 1,000 mg.
51+: 1,200 mg
|
Vitamin B-12
|
8.2 mcg.
|
3.4 mcg.
|
3.6 mcg.
|
2.4 mcg.
|
Vitamin D
|
11.6 mcg.
|
8.9 mcg.
|
9 mcg.
|
15 mcg.
|
(kalorisepeti.com)
Lipo Fit yöntemi artık Türkiye’de
Tek seansta ve bir saat içinde yağ hücrelerini yok eden yöntem ile oturduğunuz yerden incelmenin konforlu halini yaşayın.
Dengesiz beslenme, çeşitli sağlık sorunları ve doğum sonrası alınan yerleşmiş kilolardan spor ve diyetle kurtulamayanların imdadına metabolizmada şok etkisi yaratarak tek seansta yağ hücrelerini yok ederek incelme sağlayan Lipo Fit Yöntemi, artık ülkemizde de uygulanmakta.
Yerleşmiş fazla kilolarınızdan vücutta şok etkisi yaratarak yağ hücrelerinin birkaç saat gibi kısa bir sürede parçalanarak vücuttan atılmasını sağlayan Lipo Fit teknolojisinden geçiyor. Vücudunuzda biriken inatçı yağları bir saat içinde yok ederek, oturduğunuz yerden incelmenizi sağlayan bu yöntem ile; göbek, basen, bacak içi, kol altı ve bel bölgelerine vakumla yapılarak yağ hücrelerinin önce ısıtılıp sonra eksi 10 dereceye kadar soğutularak vücut tarafından bloke edilmesi sağlanıyor. Etkisini 2 -3 hafta içinde hissedeceğiniz bu yöntem ile yorulmadan, oturduğunuz yerden incelmeniz sağlanıyor.
Kilo vermek için yaşınız artık sorun olmaktan çıkıyor
Her yaş grubuna uygulana bilen ve kilo vermek için artık eskisi gibi genç dirençli bir bedene sahip değilim diye düşünenler için Ultra Ice Lipo teknolojisi kilo vermeniz konusunda zamanın önemini ortadan kaldırıyor. Kilo vermeye çalışan kişilerin, bölgesel yağlarından kurtulmasını sağlayan Lipo Fit yöntemi, İtalya Ferere Üniversitesi’nde Dr. Fabrizio ve ekibi tarafından yüzlerce hastaya uygulanmış, sonrasında Amerika ve Brezilya’da Dr. Kostas tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Yöntemi Türkiye’ye getiren, Estetik Uzmanı ve Türkiye’nin ilk Güzellik Koçu Meltem Şarkışlalı, ‘’Ameliyatsız, Ağrısız tek seansta yağ hücrelerini yok eden yöntem; doktor kontrolünde yapılması kaydıyla, hamilelik sonrası kilo problemi yaşayan kişilerin, diyabet ve tiroid hastalarının da hayatını değiştiriyor. İşlem yaklaşık 1-2 saat sürüyor” şeklinde konuştu.
Kendinizle barışık olmak özgüveninizi de yükseltecektir
Güzellik Koçu ve Estetik Uzmanı Meltem Şarkışlalı kişinin kendisi ile barışık olması özgüvenini arttıracağı gibi hem ev hem iş hem de sosyal hayatında olumlu etkiler yaşamasını sağlayacaktır dedi.
Özellikle Avrupa ve Amerika’da film öncesi oyuncuların kısa sürede hızla kilo vermesi için uygulanan bir yöntem, artık ülkemizde de kadın ve erkeklerin hizmetinde. Meltem Şarkışlalı; ünlülerin tercih ettiği bu yöntem artık kliniğimizde de uygulanmakta, zaman kaybetmeden siz de özel günlerinizde giymeyi hayal ettiğiniz kıyafetlere nasıl gireceğim diye düşünmeden bu yöntem ile ideal ölçülere ulaşabilirsiniz bilgisini verdi.
Yağ aldırma işlemleri tarih oluyor
Yağ hücrelerini herhangi bir cerrahi müdahale olmadan etkisiz hale getiren Lipo Fit yöntemi; tansiyon, şeker, kalp vb. hastalıklara sahip olup kilo vermekte zorlananlar içinde yeni bir alternatif diyen Meltem Şarkışlalı yan etkisi olmayan bu yöntem sayesinde tek seansta hastalar şikâyetçi oldukları bölgedeki yağlardan kurtuluyor açıklamasında bulundu. Kişinin yaş, kilo ve durumuna göre uygulanan bu yöntem sonrası kişiler normal hayatına hemen dönebilmekte, acı ve ağrı duymamakta.
Yerleşmiş fazla kilolarınızdan vücutta şok etkisi yaratarak yağ hücrelerinin birkaç saat gibi kısa bir sürede parçalanarak vücuttan atılmasını sağlayan Lipo Fit teknolojisinden geçiyor. Vücudunuzda biriken inatçı yağları bir saat içinde yok ederek, oturduğunuz yerden incelmenizi sağlayan bu yöntem ile; göbek, basen, bacak içi, kol altı ve bel bölgelerine vakumla yapılarak yağ hücrelerinin önce ısıtılıp sonra eksi 10 dereceye kadar soğutularak vücut tarafından bloke edilmesi sağlanıyor. Etkisini 2 -3 hafta içinde hissedeceğiniz bu yöntem ile yorulmadan, oturduğunuz yerden incelmeniz sağlanıyor.
Kilo vermek için yaşınız artık sorun olmaktan çıkıyor
Her yaş grubuna uygulana bilen ve kilo vermek için artık eskisi gibi genç dirençli bir bedene sahip değilim diye düşünenler için Ultra Ice Lipo teknolojisi kilo vermeniz konusunda zamanın önemini ortadan kaldırıyor. Kilo vermeye çalışan kişilerin, bölgesel yağlarından kurtulmasını sağlayan Lipo Fit yöntemi, İtalya Ferere Üniversitesi’nde Dr. Fabrizio ve ekibi tarafından yüzlerce hastaya uygulanmış, sonrasında Amerika ve Brezilya’da Dr. Kostas tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Yöntemi Türkiye’ye getiren, Estetik Uzmanı ve Türkiye’nin ilk Güzellik Koçu Meltem Şarkışlalı, ‘’Ameliyatsız, Ağrısız tek seansta yağ hücrelerini yok eden yöntem; doktor kontrolünde yapılması kaydıyla, hamilelik sonrası kilo problemi yaşayan kişilerin, diyabet ve tiroid hastalarının da hayatını değiştiriyor. İşlem yaklaşık 1-2 saat sürüyor” şeklinde konuştu.
Kendinizle barışık olmak özgüveninizi de yükseltecektir
Güzellik Koçu ve Estetik Uzmanı Meltem Şarkışlalı kişinin kendisi ile barışık olması özgüvenini arttıracağı gibi hem ev hem iş hem de sosyal hayatında olumlu etkiler yaşamasını sağlayacaktır dedi.
Özellikle Avrupa ve Amerika’da film öncesi oyuncuların kısa sürede hızla kilo vermesi için uygulanan bir yöntem, artık ülkemizde de kadın ve erkeklerin hizmetinde. Meltem Şarkışlalı; ünlülerin tercih ettiği bu yöntem artık kliniğimizde de uygulanmakta, zaman kaybetmeden siz de özel günlerinizde giymeyi hayal ettiğiniz kıyafetlere nasıl gireceğim diye düşünmeden bu yöntem ile ideal ölçülere ulaşabilirsiniz bilgisini verdi.
Yağ aldırma işlemleri tarih oluyor
Yağ hücrelerini herhangi bir cerrahi müdahale olmadan etkisiz hale getiren Lipo Fit yöntemi; tansiyon, şeker, kalp vb. hastalıklara sahip olup kilo vermekte zorlananlar içinde yeni bir alternatif diyen Meltem Şarkışlalı yan etkisi olmayan bu yöntem sayesinde tek seansta hastalar şikâyetçi oldukları bölgedeki yağlardan kurtuluyor açıklamasında bulundu. Kişinin yaş, kilo ve durumuna göre uygulanan bu yöntem sonrası kişiler normal hayatına hemen dönebilmekte, acı ve ağrı duymamakta.
Çörek otu yağı neye iyi gelir?
Dr. Ömer Coşkun, sinüzit hastalarına çörek otu yağını tavsiye ettiğini belirterek, “Çörek otu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz” dedi.
Sinüzitin, sinüslerin iltihaplanması ve şişmesine verilen isim olduğunu hatırlatan Dr. Coşkun, “Üst solunum yolu enfeksiyonları sinüzite yol açar. Etken bakteri ya da virüslerdir, alerji de sinüzite neden olabilir. Burundaki tıkanıklık sonucunda sinüslerin boşalması bozularak içlerinde bakteri kalabilir ve bu bakteriyel sinüzite neden olabilir. Eğer başınız ağrıyorsa, kafada basınç hissi yaşıyorsanız, öne eğilmekle artan yüz ağrınız varsa, burnunuz sürekli tıkanıyorsa ve akıyorsa hemen doktorunuza hekiminize başvurun. Geniz akıntısı gerçekten çok kötü durumdur. Özellikle saçınız ıslakken, yeni banyo yapmışken, rüzgara hava akımı buna kapılırsanız sinüzit azar” dedi.
Dr. Coşkun, sinüzit hastalarına ve bu durumlardan şikayetçi olan vatandaşlara çörek otu yağı tavsiye ettiğini kaydederek, “Çörek otu ölümden gayri her derde devadır Hadis-i Şerifi unutulmamalıdır. Çörek otu yağı hem damlatılabilir hem içten dahilen kullanılabilir. Çörek otu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz. Ayrıca bol ılık su için. Çünkü sinüslerde günde yaklaşık 2 litre su döner. O bölgeyi temizlemek için suya ihtiyaç vardır. Her iki buruna birer damla damlatılabilir ayrıca bir çay kaşığı içilebilir. 1 aydan sonra sinüsler rahatlar şikayetler azalmaya başlar ve siz daha rahat nefes almaya, ağrılardan kurtulmaya başladığını görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Sinüzitin, sinüslerin iltihaplanması ve şişmesine verilen isim olduğunu hatırlatan Dr. Coşkun, “Üst solunum yolu enfeksiyonları sinüzite yol açar. Etken bakteri ya da virüslerdir, alerji de sinüzite neden olabilir. Burundaki tıkanıklık sonucunda sinüslerin boşalması bozularak içlerinde bakteri kalabilir ve bu bakteriyel sinüzite neden olabilir. Eğer başınız ağrıyorsa, kafada basınç hissi yaşıyorsanız, öne eğilmekle artan yüz ağrınız varsa, burnunuz sürekli tıkanıyorsa ve akıyorsa hemen doktorunuza hekiminize başvurun. Geniz akıntısı gerçekten çok kötü durumdur. Özellikle saçınız ıslakken, yeni banyo yapmışken, rüzgara hava akımı buna kapılırsanız sinüzit azar” dedi.
Dr. Coşkun, sinüzit hastalarına ve bu durumlardan şikayetçi olan vatandaşlara çörek otu yağı tavsiye ettiğini kaydederek, “Çörek otu ölümden gayri her derde devadır Hadis-i Şerifi unutulmamalıdır. Çörek otu yağı hem damlatılabilir hem içten dahilen kullanılabilir. Çörek otu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz. Ayrıca bol ılık su için. Çünkü sinüslerde günde yaklaşık 2 litre su döner. O bölgeyi temizlemek için suya ihtiyaç vardır. Her iki buruna birer damla damlatılabilir ayrıca bir çay kaşığı içilebilir. 1 aydan sonra sinüsler rahatlar şikayetler azalmaya başlar ve siz daha rahat nefes almaya, ağrılardan kurtulmaya başladığını görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
2 Şubat 2015 Pazartesi
Limonun 25 faydası!
1. İçindeki asitle enfeksiyonlarla savaşır.
2. Kalp krizi, kalp-damar rahatsızlıkları ve kanser gibi hastalıklardan vücudu koruyan bir antioksidandır.
3. Tansiyonu düşürür ve iyi kolesterolü arttırır.
4. Kolon, prostat ve göğüs kanserini azaltan bir anti-kanserojen besindir. Hücrelerdeki metabolizma sorunlarını girerir ve bu sayede kanser oluşumunu engeller.
5.Limon suyu cilde parlaklık kazandırır.
6.Bir kaç damla limon suyunu sıcak suya ekleyip içtiğinizde sindirim sistemi sorunlarına iyi gelir ve karaciğeri temizler.
7. Güneş altında kurutulmuş ve ardından öğütülmüş limon kabuğu saçlara uygulandığında vücudu serinletir ve baş ağrısını alır.
8. Sivilcelere uygulandığında akneleri kurutur.
9. Limon suyu saçların rengini açar ve cildi beyazlaştırır.
10.Limon suyu dildeki iltihaplara iyi gelir.
11.Soğuk algınlığını iyileştirir.
12. İdrar yollarında görülen enfeksiyonlara karşı etkilidir.
13. Bazı böcek ve sineklerin soktuğu bölgelerde panzehir görevi görür ve ağrıyı alır.
14. Kolik ağrısı ve gastrit problemlerine iyi gelir.
15.Çok az miktarda gliserin ile uygulandığında limon suyu kuru ciltlere iyi gelir.
16. Limon suyu deniz canlıları ve et üzerine sıkıldığında bakterileri öldürür. Bu sayede sindirim sistemi sorunlarını önler.
17. Limon suyuna koyulan bir tutam tuz her sabah içildiğinde kolesterolü düşürür ve zayıflatır.
18.Limon suyu susuzluk ve ishale karşı etkilidir.
19. Limon suyu gargara yapmak için de kullanılır. Plakları temizler, dişleri beyazlatır ve diş minesini güçlendirir.
20.Her gün bir yemek kaşığı limon suyu astıma iyi gelir.
21. Ciltte görülen kaşıntılara iyi gelir.
22. Limon suyu ile gargara yapmak boğaz enfeksiyonlarını rahatlatır ve ayrıca difteri tedavisinde de kullanılır.
23. Limon suyu kepek ve yağlı saçlar için mucize etkisi gösterir.
24.Yüze uygulanan limon suyu kırışıklıkları gerginleştirir ve cildi canlandırır.
25.Limon suyu kemik erimesini önler.
Etiketler:
beslenme,
haber,
limon,
sağlık,
sağlıklı beslenme
Mide şişkinliğine ne iyi gelir?
Mide şişkinliği hayatımızı zindana çevirebilecek bir sorundur. Peki, mide şişkinliğine ne iyi gelir?
Özellikle yemek edikten sonra mide şişkinliği hissediyor ve nefes almakta bile zorlanıyorsanız aslında çok basit bir yöntem ile bu şişkinlikten kurtulabilirsiniz.
Şişkinliğe karşı yapmanız gereken şey oldukça basit. Bir limonu ikiye bölün, suyunu sıkın ve oda sıcaklığındaki suya ekleyin. Limon, diüretik özellikleri güçlü olan ve şişkinliğe iyi gelen bir meyvedir.
Sabahları güne bir bardak limonlu su ile başlamak da hayatınızda büyük değişiklikler sağlayacaktır.
Özellikle yemek edikten sonra mide şişkinliği hissediyor ve nefes almakta bile zorlanıyorsanız aslında çok basit bir yöntem ile bu şişkinlikten kurtulabilirsiniz.
Şişkinliğe karşı yapmanız gereken şey oldukça basit. Bir limonu ikiye bölün, suyunu sıkın ve oda sıcaklığındaki suya ekleyin. Limon, diüretik özellikleri güçlü olan ve şişkinliğe iyi gelen bir meyvedir.
Sabahları güne bir bardak limonlu su ile başlamak da hayatınızda büyük değişiklikler sağlayacaktır.
Metabolizmayı hızlandıran besinler
Diyetisyen Ezgi Topyıldız, diyet yaparken en çok karşılaşılan sorunun metabolizmanı yavaşlaması olduğunu belirterek, metabolizmayı hızlandıran besinler konusunda bilgilendirdi.
“Metabolizma; canlıda yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal tepkimelerdir” diyen Diyetisyen Ezgi Topyıldız, “Her organizma; büyüme, gelişme, ısı, hareket, üreme gibi yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için dış çevreden bazı maddeler ve enerji almak zorundadırlar. Bu maddeler ve enerji, yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için gereken organik moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır. Dış çevreden alınan maddeler ya önce parçalanarak yıkıma uğratılacak ya da yıkıma gerek kalmadan gerekli moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır. Bazal Metabolizma: Bazal metabolizma vücudun istirahat halinde iken ne kadar enerji yaktığıdır. Bu total, vücudun yaklaşık olarak metabolizma hızının yüzde 60’ına denk gelmektedir. Yani bu demektir ki normal şartlarda vücudumuz günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilmektedir. Metabolizma hızını yaş, cinsiyet, genetik yapı, hastalıklar, günlük tüketilen karbonhidrat miktarı, hava sıcaklığı etkiler” dedi.
Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandıran besinleri şöyle sıraladı;
Acı Biber:
Acı bibere “yakıcı” özelliğini veren “capsaicin” içeren yiyecekler metabolizmayı hızlandıran besinler arasında ilk sırada gelmektedir. Acı biber, yendikten sonra 3 saat boyunca metabolizma hızını 1.2-2 katına kadar yükseltebilir. Yemeklerinizde pul biber, acı toz biber, sivri biber kullanarak gün boyu yaktığınız kalori miktarını arttırmanız mümkün. Acı biberin bir diğer avantajı da iştahı azaltarak tokluk hissini uzatmasıdır. Acı biber dışında kekik, kişniş ve tarçında bir miktar capcaicin içermektedir.
Zencefil:
Zencefil sindirime yardımcı olurken vücut sıcaklığını yükseltir ve yemeklerden sonra metabolizma hızını yaklaşık yüzde 20 oranından arttırır.
Yeşil Çay:
Kafein içeren yeşil çay, aynı zamanda vücut sıcaklığını yükselterek metabolizmayı hızlandıran “fenol” adında bileşikler içermektedir. Taze yeşil çay demleyerek sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz. Kafein içeren kahve, oolong çayı ve normal çay gibi diğer içecekler de metabolizmayı hızlandırmak için önerilen içecekler arasındadır.
Protein:
Protein, karbonhidrata göre daha uzun sürede sindirildiği için protein bakımından zengin bir yemekten sonra sindirim sistemi daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar ve yakılan kalori miktarı artar. Balık, tavuk, hindi gibi kırmızı ete göre daha az yağ içeren protein kaynaklarını daha sık tüketebilirsiniz.
Lifli Yiyecekler:
Besinlerin sindirilmeyen kısmı olan lif (posa), sindirim sırasında vücudun kullandığı enerjiyi arttırarak metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Ayrıca suda çözünen ve çözünmeyen besin lifleri genel olarak sindirime yardımcı olur, kabızlık ve ishal gibi sindirime bağlı sorunları önler. Lif bakımından zengin besinler arasında brokoli, ıspanak, kale, elma, portakal, greyfurt, lahana, yulaf, kepekli tahıllar, fındık, badem ve kabak çekirdeği sayılabilir.
Tarçın:
Tarçının zayıflamaya yardımcı olan iki etkisi vardır. İlki kan şekerini düzenleyerek öğünler arasında yaşanan açlığı bastırır ve yemeklerden sonra daha uzun süre tokluk hissi sağlar. İkincisi ise sindirimi sırasında vücut sıcaklığını yükselterek termik etki yaratır. Bu termik etkiyle birlikte metabolizma hızlanır ve harcanan enerji miktarı artar.
Keten tohumu:
Keten tohumu, midede su alarak şişmekte ve tokluk hissi yaratmaktadır. Barsak hareketlerini artırarak dışkılamayı kolaylaştırır. Ayrıca sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı metabolizma hızını arttırır. 1 kase yoğurdun içine 1 tatlı kaşığı keten tohumu karıştırarak tüketebilirsiniz. Mutlaka arkasından 2 su bardağı su tüketin.
Ananas:
Ananas bromelain denilen sindirim enzimi içerir ve bu enzim proteinlerin sindiriminde etkilidir. Vücutta oluşan yıkım olaylarını çabuklaştırır. Dolayısıyla metabolizma hızlandırıcı etkisi vardır”
Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandırmak için ise şu önerilerde bulundu:
“Daha çok su tüketin.
Sabah kahvaltılarını ve öğle yemeklerini güçlendirin.
Akşam yemeklerinizi erken saate çekin ve hafifletin.
Ara öğünleri kesinlikle ihmal etmeyin.
İşlenmiş gıdalar yerine doğal besinleri tercih edin.
Yiyeceklerinize baharat ilave edin.
Daha çok ve sık hareket edin.
Kendinizi asla aç bırakmayın.
Çiğ sebze tüketmeye özen gösterin.
Kesinlikle öğün atlamayın”
“Metabolizma; canlıda yaşamın sürdürülmesi sırasında gerçekleşen tüm kimyasal tepkimelerdir” diyen Diyetisyen Ezgi Topyıldız, “Her organizma; büyüme, gelişme, ısı, hareket, üreme gibi yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için dış çevreden bazı maddeler ve enerji almak zorundadırlar. Bu maddeler ve enerji, yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için gereken organik moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır. Dış çevreden alınan maddeler ya önce parçalanarak yıkıma uğratılacak ya da yıkıma gerek kalmadan gerekli moleküllerin sentezlenmesinde kullanılacaktır. Bazal Metabolizma: Bazal metabolizma vücudun istirahat halinde iken ne kadar enerji yaktığıdır. Bu total, vücudun yaklaşık olarak metabolizma hızının yüzde 60’ına denk gelmektedir. Yani bu demektir ki normal şartlarda vücudumuz günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilmektedir. Metabolizma hızını yaş, cinsiyet, genetik yapı, hastalıklar, günlük tüketilen karbonhidrat miktarı, hava sıcaklığı etkiler” dedi.
Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandıran besinleri şöyle sıraladı;
Acı Biber:
Acı bibere “yakıcı” özelliğini veren “capsaicin” içeren yiyecekler metabolizmayı hızlandıran besinler arasında ilk sırada gelmektedir. Acı biber, yendikten sonra 3 saat boyunca metabolizma hızını 1.2-2 katına kadar yükseltebilir. Yemeklerinizde pul biber, acı toz biber, sivri biber kullanarak gün boyu yaktığınız kalori miktarını arttırmanız mümkün. Acı biberin bir diğer avantajı da iştahı azaltarak tokluk hissini uzatmasıdır. Acı biber dışında kekik, kişniş ve tarçında bir miktar capcaicin içermektedir.
Zencefil:
Zencefil sindirime yardımcı olurken vücut sıcaklığını yükseltir ve yemeklerden sonra metabolizma hızını yaklaşık yüzde 20 oranından arttırır.
Yeşil Çay:
Kafein içeren yeşil çay, aynı zamanda vücut sıcaklığını yükselterek metabolizmayı hızlandıran “fenol” adında bileşikler içermektedir. Taze yeşil çay demleyerek sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz. Kafein içeren kahve, oolong çayı ve normal çay gibi diğer içecekler de metabolizmayı hızlandırmak için önerilen içecekler arasındadır.
Protein:
Protein, karbonhidrata göre daha uzun sürede sindirildiği için protein bakımından zengin bir yemekten sonra sindirim sistemi daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar ve yakılan kalori miktarı artar. Balık, tavuk, hindi gibi kırmızı ete göre daha az yağ içeren protein kaynaklarını daha sık tüketebilirsiniz.
Lifli Yiyecekler:
Besinlerin sindirilmeyen kısmı olan lif (posa), sindirim sırasında vücudun kullandığı enerjiyi arttırarak metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Ayrıca suda çözünen ve çözünmeyen besin lifleri genel olarak sindirime yardımcı olur, kabızlık ve ishal gibi sindirime bağlı sorunları önler. Lif bakımından zengin besinler arasında brokoli, ıspanak, kale, elma, portakal, greyfurt, lahana, yulaf, kepekli tahıllar, fındık, badem ve kabak çekirdeği sayılabilir.
Tarçın:
Tarçının zayıflamaya yardımcı olan iki etkisi vardır. İlki kan şekerini düzenleyerek öğünler arasında yaşanan açlığı bastırır ve yemeklerden sonra daha uzun süre tokluk hissi sağlar. İkincisi ise sindirimi sırasında vücut sıcaklığını yükselterek termik etki yaratır. Bu termik etkiyle birlikte metabolizma hızlanır ve harcanan enerji miktarı artar.
Keten tohumu:
Keten tohumu, midede su alarak şişmekte ve tokluk hissi yaratmaktadır. Barsak hareketlerini artırarak dışkılamayı kolaylaştırır. Ayrıca sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı metabolizma hızını arttırır. 1 kase yoğurdun içine 1 tatlı kaşığı keten tohumu karıştırarak tüketebilirsiniz. Mutlaka arkasından 2 su bardağı su tüketin.
Ananas:
Ananas bromelain denilen sindirim enzimi içerir ve bu enzim proteinlerin sindiriminde etkilidir. Vücutta oluşan yıkım olaylarını çabuklaştırır. Dolayısıyla metabolizma hızlandırıcı etkisi vardır”
Diyetisyen Ezgi Topyıldız, metabolizmayı hızlandırmak için ise şu önerilerde bulundu:
“Daha çok su tüketin.
Sabah kahvaltılarını ve öğle yemeklerini güçlendirin.
Akşam yemeklerinizi erken saate çekin ve hafifletin.
Ara öğünleri kesinlikle ihmal etmeyin.
İşlenmiş gıdalar yerine doğal besinleri tercih edin.
Yiyeceklerinize baharat ilave edin.
Daha çok ve sık hareket edin.
Kendinizi asla aç bırakmayın.
Çiğ sebze tüketmeye özen gösterin.
Kesinlikle öğün atlamayın”
Salatalık diyetiyle zayıflayın
Salatalığın sadece salatalara renk katan bir sebze olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. İşte zayıflatan yeşil mucize.Salatalık en önemli diüretik özelliklere sahip sebzelerden biridir. Dahası alkali bir besin olmasıyla da bilinir ve fazla suyun vücuttan atılmasını sağlar.
Salatalık diğer sebzelere göre asit dengesizliğini daha hızlı dengeli hale getirir.
Asit dengesizliği pek çok hastalığa neden olması sebebiyle ciddi bir sorundur.
İyileşmeyen yaralar ve sivilceler için oldukça etkili bir besindir.
Salatalığın içerisinde bulunan bir çeşit asit karbonhidratların yağa dönüşümünü ve vücutta depolanmasını engeller
100 gram salatalıkta sadece 10 kalori vardır. Bu nedenle diyet yapanlar için inanılmaz bir atıştırmalıktır.
Etiketler:
beslenme,
diyet,
sağlık,
sağlıklı beslenme
29 Ocak 2015 Perşembe
Doğal estetik etkisi yaratan besinler
Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci, birçok uzmana göre güzel bir yüz ve cilt için gerekli olan şeyin kozmetik ürünleri değil tam aksine her zaman elimizin altında bulunan yiyecekler ve gıda maddeleri olduğunu söyledi.
Nilay Keçeci, ''Narenciyeler, yumuşak ve sıkı, gergin bir cilde sahip olmanızı sağlar. C vitamini binlerce güzellik kremi içinde bulunan birinci cilt bakımı içeriğidir. Bu vitamin vücudun kolajen üretmesine yardım eder. Kolajen ise cildinizin temel yapısını şekillendiren proteindir. 35 yaşından sonra kolajen azalınca cildiniz sarkmaya başlar. Portakal, greyfurt, domates cildinizin gerginleşmesine yardım eder.'' dedi.
Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci, daha sonra şunları kaydetti; “Kokusunu sevmeyebilirsiniz, ancak yumuşaklığına bayılacaksınız.
Deniz ürünlerinin aktif bileşenleri Omega 3 yağ asitleri, çinko. Herkes balığın sağlımız için faydasını mutlaka duymuştur.
Birçok balık türü ve kabuklu deniz hayvanları, özellikle istiridye ve somon gibi yağlı balık cilt için harika bir yiyecek. Yeterince omega 3 alınınca cildinizde kuruluk ve iltihap olmaz. İltihap cildinizin daha hızlı yaşlanmasına neden olur. Araştırmalar, çok az omega 3 alanların egzema ve sedef hastalığı gibi ihtihabi bozukluklarına daha yatkın olduklarını gösterdi. Omega 3 yağ asitleri ayrıca kalp damarlarını koruyor, dolaşımı düzenliyor. İyi bir dolaşı da cilt sağlığını etkiliyor. Çinko, akneyle savaşmada yardımcı oluyor, yeni hücre yapımına katkıda bulunuyor, cilde hoş bir parlaklık veriyor.”
Nilay Keçeci, ''Narenciyeler, yumuşak ve sıkı, gergin bir cilde sahip olmanızı sağlar. C vitamini binlerce güzellik kremi içinde bulunan birinci cilt bakımı içeriğidir. Bu vitamin vücudun kolajen üretmesine yardım eder. Kolajen ise cildinizin temel yapısını şekillendiren proteindir. 35 yaşından sonra kolajen azalınca cildiniz sarkmaya başlar. Portakal, greyfurt, domates cildinizin gerginleşmesine yardım eder.'' dedi.
Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci, daha sonra şunları kaydetti; “Kokusunu sevmeyebilirsiniz, ancak yumuşaklığına bayılacaksınız.
Deniz ürünlerinin aktif bileşenleri Omega 3 yağ asitleri, çinko. Herkes balığın sağlımız için faydasını mutlaka duymuştur.
Birçok balık türü ve kabuklu deniz hayvanları, özellikle istiridye ve somon gibi yağlı balık cilt için harika bir yiyecek. Yeterince omega 3 alınınca cildinizde kuruluk ve iltihap olmaz. İltihap cildinizin daha hızlı yaşlanmasına neden olur. Araştırmalar, çok az omega 3 alanların egzema ve sedef hastalığı gibi ihtihabi bozukluklarına daha yatkın olduklarını gösterdi. Omega 3 yağ asitleri ayrıca kalp damarlarını koruyor, dolaşımı düzenliyor. İyi bir dolaşı da cilt sağlığını etkiliyor. Çinko, akneyle savaşmada yardımcı oluyor, yeni hücre yapımına katkıda bulunuyor, cilde hoş bir parlaklık veriyor.”
İbrahim Saraçoğlu'ndan göbek eriten formül
Birçok kadının şikayetçi olduğu karın bölgesindeki yağlardan kurtulmak mümkün. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, göbeğinden kurtulmak isteyenlere önemli tüyolar verdi.
-Maydanoz ve limon (Suyunu Sabah kalkar kalkmaz tüketin)
-Doğal domates suyu için (Öğleden sonra bir bardak)
-Akşamları en az yarım saat yürüyüş yapın
Bunları 1 ay uyguladıktan sonra 10 gün ara verin. Sonra yeniden 1 ay uygulayın.
Kalp yağını da eritiyor
Domatesin büyük bir nimet olduğunu belirten Saraçoğlu, "Domates suyu ayrıca kalbiniz dıştan yağ bağlamışsa onu da eritiyor" dedi.
-Maydanoz ve limon (Suyunu Sabah kalkar kalkmaz tüketin)
-Doğal domates suyu için (Öğleden sonra bir bardak)
-Akşamları en az yarım saat yürüyüş yapın
Bunları 1 ay uyguladıktan sonra 10 gün ara verin. Sonra yeniden 1 ay uygulayın.
Kalp yağını da eritiyor
Domatesin büyük bir nimet olduğunu belirten Saraçoğlu, "Domates suyu ayrıca kalbiniz dıştan yağ bağlamışsa onu da eritiyor" dedi.
27 Ocak 2015 Salı
Zayıflarken güzelleşmenin sırrı!
Fazla kilo bir çok kadının hayatında büyük problem. Bunun yanı sıra güzellikte kadınlar için büyük önem taşıyor. Peki zayıflarken aynı anda güzelleşmek istemez misiniz ? O zaman kara üzümünün tadına bakma zamanı.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, gençleşerek zayıflamak isteyenler için kara üzüm tüketmeleri gerektiğini söylüyor.
Prof. Dr. Çelik, yapmış olduğu açıklamada, kara üzüm de bulunan mineral, potasyum, magnezyum ve demirin vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, zayıflamak isteyen kadınların üzüm tüketmesi gerektiğini, gençleşmek isteyenler için de kara üzümden yapılan cilt maskesini önerdi.
İçerdiği maddelerde güzellik iksiri olarak kullanılabilinen kara üzümün zayıflama diyetlerinde de kullanılabileceğini belirten Hüseyin Çelik, 'Kara üzümün kabuklarında yer alan resveratrol maddesinin birçok önemli yararı vardır. Kadınlar kara üzümü ezip yüzlerine maske yapabilirler. Ezilmiş kara üzümü bir saat yüzlerinde beklettiklerinde cildi taze tutarak, yüz güzelliği de sağlamak ve kırışıklıkları önlemekte faydası vardır. Öte yandan yoğun renginden dolayı ciddi bir antioksidan deposu olan kokulu kara üzümler doktor tavsiyesinde zayıflamada da etkili olmaktadır. Gençleşmek ve zayıflamak isteyen bayanlar güzellik iksiri kara üzüm kullansın' dedi.
Kara üzüm, vücutta yağların erimesine yardımcı oluyor, ayrıca cildin taze ve temiz bir görünmesini sağlıyor. Bir salkım kara üzüm veya buna eş değer kurutulmuş kara üzüm, vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştiriyor. Bir kilo üzüm, bin 150 gram süt, 390 gram et, 300 gram ekmek ve bin 200 gram patatese eşdeğerdir. Bu nedenle de aynı zamanda bayanlar için en ideal rejim menüsüdür. (kalorisepeti.com)
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, gençleşerek zayıflamak isteyenler için kara üzüm tüketmeleri gerektiğini söylüyor.
Prof. Dr. Çelik, yapmış olduğu açıklamada, kara üzüm de bulunan mineral, potasyum, magnezyum ve demirin vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, zayıflamak isteyen kadınların üzüm tüketmesi gerektiğini, gençleşmek isteyenler için de kara üzümden yapılan cilt maskesini önerdi.
İçerdiği maddelerde güzellik iksiri olarak kullanılabilinen kara üzümün zayıflama diyetlerinde de kullanılabileceğini belirten Hüseyin Çelik, 'Kara üzümün kabuklarında yer alan resveratrol maddesinin birçok önemli yararı vardır. Kadınlar kara üzümü ezip yüzlerine maske yapabilirler. Ezilmiş kara üzümü bir saat yüzlerinde beklettiklerinde cildi taze tutarak, yüz güzelliği de sağlamak ve kırışıklıkları önlemekte faydası vardır. Öte yandan yoğun renginden dolayı ciddi bir antioksidan deposu olan kokulu kara üzümler doktor tavsiyesinde zayıflamada da etkili olmaktadır. Gençleşmek ve zayıflamak isteyen bayanlar güzellik iksiri kara üzüm kullansın' dedi.
Kara üzüm, vücutta yağların erimesine yardımcı oluyor, ayrıca cildin taze ve temiz bir görünmesini sağlıyor. Bir salkım kara üzüm veya buna eş değer kurutulmuş kara üzüm, vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştiriyor. Bir kilo üzüm, bin 150 gram süt, 390 gram et, 300 gram ekmek ve bin 200 gram patatese eşdeğerdir. Bu nedenle de aynı zamanda bayanlar için en ideal rejim menüsüdür. (kalorisepeti.com)
Morfinden daha etkili
Brezilya'da yapılan bir araştırmada, kahvede varlığı daha önce bilinmeyen morfin benzeri proteinler bulunduğu ortaya çıkarıldı.
Üstelik, etkisi morfinden daha uzun sürüyor.
Ürün kalitesini yükseltmek için kahvenin genetik yapısını inceleyen zirai araştırma şirketi Embrapa ile Brezilya Üniversitesi'nden Felipe Vinecky tarafından yapılan araştırmada, kahvenin bazı yeni özellikleri de keşfedildi.
Bulunan yeni partiküllerin tipik olarak insanlardaki bazı proteinlere benzediğini gören araştırmacılar, bu partiküllerin yapı taşlarını incelemeye karar verdiler.
Araştırmacıların "opioid peptitler" diye adlandırdıkları bu protein parçacıklarının 'morfin gibi Ağrı kesici ve yatıştırıcı etkisi olduğu' belirlendi.
Aradaki fark ise, farelerde yapılan deneylerde bu etkinin daha uzun sürmesi.
Araştırmacılar, yedi tanesi için patent başvurusunda bulundukları bu proteinlerin dört saate kadar etkili olabildiğini, herhangi bir yan etki de gözlenmediğini söylüyorlar.
Embrapa'ya göre, bu buluşun sağlıklı gıda sektörünü büyük oranda etkileme potansiyeli var. Şirket ayrıca, kesime gönderilecek hayvanlarda stresi azaltmakta da kullanılabileceğini söylüyor.
Brezilya Tarım Bakanlığı'na bağlı çalışan Embrapa 2004 yılında kahvenin gen dizilimini bulmuş, bu buluş sayesinde kaliteyi arttırmak için bazı kahve genlerinin birleştirilmesi mümkün olmuştu.
Üstelik, etkisi morfinden daha uzun sürüyor.
Ürün kalitesini yükseltmek için kahvenin genetik yapısını inceleyen zirai araştırma şirketi Embrapa ile Brezilya Üniversitesi'nden Felipe Vinecky tarafından yapılan araştırmada, kahvenin bazı yeni özellikleri de keşfedildi.
Bulunan yeni partiküllerin tipik olarak insanlardaki bazı proteinlere benzediğini gören araştırmacılar, bu partiküllerin yapı taşlarını incelemeye karar verdiler.
Araştırmacıların "opioid peptitler" diye adlandırdıkları bu protein parçacıklarının 'morfin gibi Ağrı kesici ve yatıştırıcı etkisi olduğu' belirlendi.
Aradaki fark ise, farelerde yapılan deneylerde bu etkinin daha uzun sürmesi.
Araştırmacılar, yedi tanesi için patent başvurusunda bulundukları bu proteinlerin dört saate kadar etkili olabildiğini, herhangi bir yan etki de gözlenmediğini söylüyorlar.
Embrapa'ya göre, bu buluşun sağlıklı gıda sektörünü büyük oranda etkileme potansiyeli var. Şirket ayrıca, kesime gönderilecek hayvanlarda stresi azaltmakta da kullanılabileceğini söylüyor.
Brezilya Tarım Bakanlığı'na bağlı çalışan Embrapa 2004 yılında kahvenin gen dizilimini bulmuş, bu buluş sayesinde kaliteyi arttırmak için bazı kahve genlerinin birleştirilmesi mümkün olmuştu.
Etiketler:
içecek,
kahve,
sağlık,
sağlıklı beslenme
Kuru üzüm nelere iyi gelir?
Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, kansızlığa,dişlere,dişetlerine iyi gelen kuru üzüm'ün kemik sağlığı için de tüketilmesinin faydalı olacağını belirtti.
Kuru üzümün sağlıklı kemik gelişimi ve kemik minerilizasyonunun oluşmasını sağlayan bor içerdiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Bor madeni kimyasal bir element olup kalsiyum, fosfor ve magnezyumun metabolizmasına katkı sağlar ve sağlıklı kemik gelişimi ve beyin fonksiyonları için önemli bir element görevi üstlenmektedir. Kuru üzüm içerdiği demir minerali ile ülkemizde çok sık görülen anemi için tedavide ve oluşmasını engelleme de vazgeçilmez bir besindir. Enerji verirler. İçerdiği yüzde 70 fruktoz şekerinden dolayı karbonhidrat miktarı nedeni ile özellikle gebelik, emziklilik dönemde, çocukluk ve büyüme çağı dönemlerinde artan enerji ihtiyacını karşılamada sağlıklı bir besin alternatifidir. 100g 1 çay bardağı kuru üzüm yaklaşık 325 kalori enerji vermektedir” dedi.
Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, daha sonra şunları kaydetti; “Zayıflığın hastalık olarak kabul edildiği durumda kilo aldırıcı olarak kullanılabilen bir besindir. Kabızlık sorunu yaşayan kişilerde bu şikayetin giderilmasında içerdiği karbonhidrat ve posa yardımcıdır. Göz, diş ve kemik sağlığı için çok faydalı bir besin özelliği taşımaktadır. Pektin yani lif içerikleri yüksektir. İçerdiği pektin ve lif sayesinde yavaş emilen karbonhidratları sayesinde kolesterol düşürücü, kardiyovasküler hastalıklarda faydalı etkileri vardır. Özellikle kolon kanserinde iyileştirici etkileri görülmüştür.
İçerdiği tartarik asit sayesinde minerallerin emilimine yardımcıdır. Yine kolon sağlığı ve emilim mekanizmasında bağırsaklar üzerinde bu asit yardımcıdır. İçerdiği flavanoller sayesinde kanserin tedavisinde anti inflamatuar etki göstererir. Özellikle göze bağlı gelişen nörolojik disfonksiyon bozukluklarında tedavi edici olduğu görülmüştür. İçerdiği flavanoidler antioksidan özellikleri nedeni ile oksidatif stresin oluşmasını önlerler. Fitoöstrojen içerikleri sayesinde osteoporoz olan hastalarda iyileştirici etkileri vardır. Menapoz şikayetlerini azaltıcı fayda göstermektedir. İçerdiği triterpenler diş eti hastalıklarında iyileştirici etki sağlarlar.
Tatlı besinlere alternatif olarak önerilebilecek bir kuru meyvedir. Yine tatlı yapımında şeker eklenmeden sadece kuru üzüm ile yapılan kurabiye ve kekler oldukça tatlı tadı hissettirebilmektedir. Bu sayede daha düşük kalori alınmış olur ve diyabetik tatlılarda kullanılabilir.”
Kuru üzümün sağlıklı kemik gelişimi ve kemik minerilizasyonunun oluşmasını sağlayan bor içerdiğini dile getiren Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, “Bor madeni kimyasal bir element olup kalsiyum, fosfor ve magnezyumun metabolizmasına katkı sağlar ve sağlıklı kemik gelişimi ve beyin fonksiyonları için önemli bir element görevi üstlenmektedir. Kuru üzüm içerdiği demir minerali ile ülkemizde çok sık görülen anemi için tedavide ve oluşmasını engelleme de vazgeçilmez bir besindir. Enerji verirler. İçerdiği yüzde 70 fruktoz şekerinden dolayı karbonhidrat miktarı nedeni ile özellikle gebelik, emziklilik dönemde, çocukluk ve büyüme çağı dönemlerinde artan enerji ihtiyacını karşılamada sağlıklı bir besin alternatifidir. 100g 1 çay bardağı kuru üzüm yaklaşık 325 kalori enerji vermektedir” dedi.
Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, daha sonra şunları kaydetti; “Zayıflığın hastalık olarak kabul edildiği durumda kilo aldırıcı olarak kullanılabilen bir besindir. Kabızlık sorunu yaşayan kişilerde bu şikayetin giderilmasında içerdiği karbonhidrat ve posa yardımcıdır. Göz, diş ve kemik sağlığı için çok faydalı bir besin özelliği taşımaktadır. Pektin yani lif içerikleri yüksektir. İçerdiği pektin ve lif sayesinde yavaş emilen karbonhidratları sayesinde kolesterol düşürücü, kardiyovasküler hastalıklarda faydalı etkileri vardır. Özellikle kolon kanserinde iyileştirici etkileri görülmüştür.
İçerdiği tartarik asit sayesinde minerallerin emilimine yardımcıdır. Yine kolon sağlığı ve emilim mekanizmasında bağırsaklar üzerinde bu asit yardımcıdır. İçerdiği flavanoller sayesinde kanserin tedavisinde anti inflamatuar etki göstererir. Özellikle göze bağlı gelişen nörolojik disfonksiyon bozukluklarında tedavi edici olduğu görülmüştür. İçerdiği flavanoidler antioksidan özellikleri nedeni ile oksidatif stresin oluşmasını önlerler. Fitoöstrojen içerikleri sayesinde osteoporoz olan hastalarda iyileştirici etkileri vardır. Menapoz şikayetlerini azaltıcı fayda göstermektedir. İçerdiği triterpenler diş eti hastalıklarında iyileştirici etki sağlarlar.
Tatlı besinlere alternatif olarak önerilebilecek bir kuru meyvedir. Yine tatlı yapımında şeker eklenmeden sadece kuru üzüm ile yapılan kurabiye ve kekler oldukça tatlı tadı hissettirebilmektedir. Bu sayede daha düşük kalori alınmış olur ve diyabetik tatlılarda kullanılabilir.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
