Zayıflama hapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zayıflama hapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2016 Pazartesi

Jennifer Lopez’den diyet hapı

Lopez’in bu ürününün, 1 ayda kalçalarda yaklaşık 5 cm’lik incelme sağladığının, klinik test aşamasında da kanıtlandığı belirtiliyor.

ABD’li şarkıcı ve oyuncu Jennifer Lopez, zayıflama hapları endüstrisine katılan ünlüler kervanına girdi. Lopez’in besin destek ürünleri ve sporcu besinleri üreten BodyLab markası işbirliğiyle kadınlar için hazırladığı takviye hapının, vücut yağ oranını haftalar içerisinde yüzde 10 azalttığı ileri sürülüyor. 46 yaşında ve 2 çocuk annesi olmasına rağmen vücudunu hep formda tutmayı başaran Lopez’in piyasaya yeni sürdüğü bu ürününün, 1 ayda kalçalarda yaklaşık 5 cm’lik incelme sağladığının, klinik test aşamasında da kanıtlandığı belirtiliyor.


15 Mayıs 2016 Pazar

Ödem atmanızı sağlayacak 6 öneri

Ayaklarda ya da bileklerde oluşan ödemi atmanız için bazı şeyleri mutlaka tüketmeniz gerekirken tuz ve işlenmiş karbonhidratlardan uzak durmanız gerekiyor. İşte ödem attırıcı önlemler…

NE KADAR TUZ O KADAR ÖDEM

TUZ

1. Sodyum tüketmekten kaçının

Vücudunda ödem oluşan kişilere verilen ilk tavsiye en büyük sodyum kaynağı olan tuz kullanımını azaltmak oluyor. Sodyum vücuttaki suyun sabit kalmasına neden oluyor. Ne kadar çok sodyum tüketilirse vücuttaki su tutulma miktarı da o kadar artıyor. Sodyum sadece tuz ile sınırlı değil. Tüm işlenmiş etler, konserve gıdalar, soya sosu gibi birçok gıda da sodyum içeriyor.

2. Magnezyum tüketiminizi arttırın

Magnezyum tüketimini arttırmak su tutulmasını azaltmaya yardımcı oluyor. Yapılan bir araştırmaya göre özellikle adet öncesi dönemdeki kadınların günde 200 gram magnezyum içeren bir gıda tüketmesi ödemin azalmasına yardımcı oluyor. Ceviz, yemişler, tam tahıllılar, bezelye ve ıspanak magnezyum açısından zengin yiyecekler. Magnezyum bunun haricinde kapsül formunda besin takviyesi olarak da tüketilebiliyor.

ADET ÖNCESİNDE B6 VİTAMİNİ

3. B6 vitamini tüketin

B6 vitamini suda çözülen ve doğal olarak birçok yiyecekte bulunan bir vitamin çeşidi. “Journal of Caring Sciences” isimli yayındaki bir araştırmada, B6 vitamini takviyesi alan kadınlar adet öncesi ve adet döneminde yaşanan ağrı ve ödem gibi sorunların büyük bir kısmında azalma olduğunu söylemişler.

4. Potasyum yönünden zengin gıdalarla beslenin

Potasyum vücuttaki hücre, doku ve organların düzgün çalışmasına destek olan faydalı bir mineral. Bunun yanı sıra kalp sağlığı için de oldukça yararlı olan potasyum vücutta su tutulmasını ve ödem oluşmasını engelliyor. Bunu vücuttaki sodyum miktarını düşürerek ve vücuttaki idrarı arttırarak başarıyor. Potasyum yönünden en zengin gıdalar muz, kayısı, pancar ve Brüksel lahanası.

KARAHİNDİBA FAZLA İDRARI ATIYOR

5. Karahindiba tüketin

Genellikle eklem ağrılarından egzamaya kadar bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan faydalı bir bitki olan karahindibanın idrar söktürücü özelliği de bulunuyor. Karahindiba yaprağının özü tüketildiğinde idrar söktürücü özelliğinin daha da arttığı biliniyor. Bu sebeple daha fazla idrar vücuttan atılacağı için su tutulması da azalmış oluyor.

6. İşlenmiş karbonhidratlardan uzak durun

Başta şekerli hamur işleri olmak üzere işlenmiş karbonhidratlar tüketildikten kısa süre sonra kan şekerinin aniden yükselmesine neden oluyor. Kandaki insülin seviyesi yükseldiğindeyse böbreklerde emilen sodyum miktarı daha da artıyor bu da vücutta suyun tutulması anlamına geliyor. Bu sebeple şeker ve beyaz unla hazırlanan gıdalardan uzak durmakta fayda var.

12 Mayıs 2016 Perşembe

'Zayıflama ilaçları damarları yırtabilir'

Yoğun bakımda tedavi gören Oya Aydoğan'ın zayıflama ilacı kullandığı iddiaları bir kez daha bu ilaçların zararlarını hatırlattı. Prof. Dr. Ahmet Akgül, zayıflama ilaçları sonucu oluşabilecek tehlikelere dikkat çekti.

Prof. Dr. Ahmet Akgül, “Kendisinin kullanıp kullanmadığını bilmiyoruz fakat bana da bu konu ile ilgili onlarca soru geldi. Acaba zayıflama ilaçları damarın yırtılmasına veya kanama oluşmasına yol açabilir mi? Zayıflama ilaçları güvenilir mi? Bu kadar yaygın olan obezite ve dolayısıyla obezite ilaçları nedir, ne işe yarar. Obezite tüm dünyada devamlı yayılan ve geometrik bir sayı ile katlanarak artan neredeyse salgın haline gelen metabolik bir hastalıktır. Bu nedenle ilaç firmaları ve araştırıcılar obeziteyi azaltmaya yönelik devamlı araştırma içine girmişler ve bir takım ilaçları piyasaya sürmüşlerdir. Amaç hem obeziteyi önlemek hem de obeziteden dolayı oluşabilecek sağlık sorunlarını ortadan kaldırmaktır. Fakat sonuç hiç de istenilen gibi olmamış ve piyasaya süren ilaçların bazılarında çok ciddi kalp ve damar hastalıkları yan etkileri oluşmuştur. Bu nedenle bazı anti-obezite denen zayıflama ilaçları piyasadan geri çekilmiştir” diye konuştu.

"HASAR GÖRMÜŞ KALP VEYA DAMARDA YIRTILMAYA YOL AÇAR"

Piyasada bulunan zayıflama ilaçlarının büyük bir çoğunluğunun etkileri iştahı azaltma, metabolizmayı artırmak için uyarıcı etki yaratma veya alınan besinlerin bağırsakta emilimini engelleme olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ahmet Akgül, şöyle konuştu:
“Bu ilaçlar beynimize “doyma” hissi gönderir çünkü ilacın içeriğindeki maddeler, beyinde normalde bu işi yapan enzimleri taklit ederler. Aslında çok güzel görünen bu etki yani “çeyrek porsiyonla doyma hissi” yaratan bu “sahte tatmin maddeleri” vücuttaki diğer reseptörleri de uyararak vücutta serotonin, noradrenalin, adrenalin ve dopamin gibi stres hormonlarını da artırır. Sonuçta kalp hızında aşırı artış ve tansiyon yüksekliği gözlenir. İşte bu durum daha önce hasar görmüş kalp ve/veya damarlarda yırtılmaya ve kanamaya yol açar. Bu arada yukarıda verdiğim bilgiler, bilinen ve doktor tarafından yazılan ilaçlar içindir.

"İNTERNETTEN İLAÇ ASLA ALMAYIN"

Ayrıca daha kötü ve kontrol edilemeyen “internet zayıflama ilaçları” var ki onlara hiç girmiyorum bile. Bu “mucize” diye reklam edilen “ilaçların” kesinlikle kullanılmaması gereklidir. Daha önce acilen kalp ameliyatı yapmak zorunda kaldığım gerek reçeteli zayıflama ilacı kullanan gerekse internetten bu tip ilaçlar kullanan hastalarım oldu. Reçeteli ilacı kullanan hastada kalbinin etrafında 2-3 litreye kadar kanama olmuştu ve bu hastamız ilacı önerilen dozdan daha fazla kullanmıştı. 30’lu yaşlarında olan bayan hastamızı acilen robotla kalp ameliyatına alarak dünyada ilk kez yapılan teknik ile robotla kalbin etrafındaki kanamayı durdurmuştuk. Diğer hastamız ise 20’li yaşlarında vücut imajına oldukça hassas bir erkek hastaydı. Kazakistan’da vücut geliştirme salonu işletirken, internetten bu tip ilaçlarla tanışmış ve kullanmıştı. Türkiye’ye ziyaret için geldiğinde artık kalp damarları dayanamış ve kendiliğinden yırtılmışlardı. Dakikalar içinde ameliyata alıp tedavi etmiştik.”

20 Nisan 2016 Çarşamba

Zayıflamak için yaptı hayatına mal oldu

Genç kızlarda sosyal baskı, zayıflama isteği anoreksiya, bulumiya gibi hastalıkların yanında başka şekillerde de can alıcı noktalara geldi.



Zayıflama hapı, zayıflama çayları kullananlardan sonra İngiltere'de tip 1 diyabet hastası genç bir kız zayıflamak için insülin iğnesini yapmayınca hayatını kaybetti.

İNSÜLİN İĞNESİ HAYATINA MAL OLDU

Londra'da yaşayan 27 yaşındaki Lisa Day, gençliğinde de yeme bozukluğu yaşamıştı. İlerleyen yaşlarda da zayıflama isteği süren genç kız her gün vurması gereken insülin iğnesini zaman zaman aksatarak zayıflayabileceği yanılgısına düştü.

ÖLÜM NEDENİ: İNSÜLİN EKSİKLİĞİ 

Ölüm nedeni olarak diabetik ketoasidoz yani insülin eksikliği olduğu saptanan genç kız için ailesi 5 saat ambulans bekledikten sonra hayatını kaybetti. Ailesi kızına geç gelen ambulansı da sağlık skandalı olarak nitelendirdi.

Birmingham Çocuk Hastanesi'nden Dr. Melanie Kershaw "Yaşları 15 ile 40 arasında değişen diyabet hastası kadınların en az yüzde 40'ında zaman zaman kilo kontrolü için insülin iğnesini atlama eğilimi görüyoruz. Bunların bazılarında uyarmamıza rağmen hareket inatçı şekilde devam ediyor." dedi.

(hürriyet.com.tr)

4 Mart 2016 Cuma

Liseli Belgin zayıflama hapı kurbanı mı?

Daha önce de birçok kişinin organ yetmezliği yaşamasına ve hatta ölümüne neden olan zayıflama haplarının bu kez 15 yaşındaki bir genç kızın ölümüne neden olduğu iddia edildi. İzmir’in Karşıyaka İlçesi’nde, iddiaya göre internetten aldığı zayıflama hapını içtikten sonra fenalaştığı belirtilen lise öğrencisi 15 yaşındaki Belgin Elmalı kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Belgin Elmalı’nın kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için otopsi yapılmasına karar verildi. Lise öğrencisi Belgin Elmalı, iddiaya göre dün öğle saatlerinde, internetten sipariş vererek aldığı zayıflama hapını içtikten bir süre sonra, evinde fenalaştı.

Belgin Elmalı’nın fenalaştığını gören yakınları ambulans çağırdı. İhbar üzerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı müdahalenin ardından Elmalı, Karşıyaka Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Belgin Elmalı, doktorların çabalarına rağmen kurtarılamadı.

ÖLÜMÜ YASA BOĞDU

İnternetten aldığı zayıflama hapını içtikten sonra fenalaştığı öne sürülen Belgin Elmalı’nın cenazesi, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu’na gönderildi. Elmalı’nın ölümüyle, yakınları ve okul arkadaşları büyük üzüntü yaşadı. Arkadaşları, sosyal paylaşım sitesi üzerinden de üzüntülerini dile getirdi.
Polis, Belgin Elmalı’nın ölümüyle ilgili soruşturma başlattı. DHA

28 Ağustos 2015 Cuma

Zayıflamak isterken kalbinizden olmayın

Fazla kilolarından kolayca kurtulmak isteyenlerin sıklıkla kullandığı zayıflama hapları ve zayıflama çayları konusunda uzmanlar uyarıyor: Bu ürünler karaciğer ve böbreklere zarar verebilir, kalp hastalıklarına yol açabilir.

Zayıflama hapları ve çaylarının özellikle karaciğer ve böbrekleri etkelidiğini ve ciddi kalp hastalıklarına neden olabildiğini vurgulayan Diyetisyen Gizem Atabağsoy, kontrolsüzce satılan ve bilinçsizce kullanılan bu ürünlerin önemli sağlık sorunlarına yol açtığını vurguladı.

İnsanların zayıflama umutlarını kullanarak ‘tamamen bitkisel’,’Yüzde 100 doğal’ gibi ifadelerle masum gösterilen hap ve çayların etkin bir şekilde pazarlandığını belirten Atabağsoy, bu ürünlerin içerikleri bilinmediği gibi üretiminde yüksek oranda zararlı kimyasal maddeler kullanılması nedeniyle insan sağlığına zarar vereceğinin altını çizdi.

Atabağsoy’a göre, kontrolsüzce satışı yapılan ve kullanılan zayıflama çayları ve hapları olumsuz etkisini hemen göstermese de uzun vadede karaciğer ve böbrek hasarına, su ve elektrolit dengesizliklerine, kalp ritim bozukluklarına, sinir sisteminin harap olmasına neden olabiliyor.

OBEZİTE BİR HASTALIKTIR

Kilo almanın sadece fazla besin tüketmekten kaynaklanmayacağı dikkat çeken Atabağsoy, şunları dile getirdi: ”Kilolar bir nevi hastalıklar için alarm mekanizması durumunda. Fazla kilonun altında birçok hastalık yatıyor olabilir. Hormonal bozukluklar, metabolik rahatsızlıklar, beslenme alışkanlığını etkileyen psikolojik sorunlar gibi birçok neden kilo alımında etkili olabiliyor. Bu nedenle zayıflama sürecinin diyetisyenler ve doktorların takım çalışması ile birlikte yürütülmesi hem hastalıkların tedavisinde hem de istenilen kiloya inilmesinde tek güvenilir ve doğru yoldur. Obezitenin bir hastalık olduğu unutulmamalı ve beslenme uzmanlarından yardım alınmalıdır. Kolay ve hızlı yöntem olarak görülen zayıflama hapı ve çaylarından itibar edilmemelidir.”

ÖLÜMLERDEN DERS ALINMALI

Vatandaşları bu ürünlere karşı uyaran Atabağsoy, “Yakın zamanda da zayıflama haplarından gerçekleşen ölümler ve organ hasarlarından ders alınmalı. Her sene başka bir hap moda oluyor. Yosun hapı, elma hapı, kırmızıbiber hapı, altın çilek hapı ve daha niceleri. Özellikle internet siteleri üzerinden satışı yapılan bu ürünler ünlülerin isimleri kullanılarak daha güvenilir olarak gösterilmeye çalışılıyor. Maalesef ölümlerden sonra haplar ve çaylar yasaklanıyor. Daha fazla kötü sonuçla karşılaşmamak için bireysel olarak bilinçlenmeli ve bu tarz ürünlerden uzak durulmalı” ifadelerini kullandı.

MUCİZE ARAMAYA GEREK YOK

Zayıflamak için bu tür mucize iddiasındaki ürünlere itibar etmeye gerek olmadığını belirten Atabağsoy, “Zayıflamada tek bir doğru yol vardır; doğru beslenme alışkanlığı ve egzersiz. Tek bir besini, hapı ya da çayı tüketerek zayıflamak mümkün değildir. Sağlıklı ve kalıcı zayıflama ancak yaşam tarzımızda gerçekleştireceğimiz değişliklerle mümkündür. Sağlıklı beslenme ve egzersiz yaşam biçimi olarak benimsenmeli böylece istenilen kiloya sağlıklı olarak inilmekte ve inilen kilonun korunması sağlanabilmektedir” dedi.

Zayıflama çayları ile bitki çayının aynı olmadığını vurgulayan Atabağsoy, ıhlamur, rezene, melisa, papatya, adaçayı gibi çayların zararsız olduğunu ifade etti.

ntvmsnc

21 Nisan 2015 Salı

Diyet hapları öldürdü

21 yaşındaki öğrenci internetten satın aldığı diyet haplarını yanlış dozda alınca hayatını kaybetti.

Daily Mail'in haberine göre internetten satın aldığı zayıflama haplarını 12 Nisan'da içtikten sonra kendini kötü hisseden 21 yaşındaki Ella Parry, metabolizmasının iflas etmesi üzerine hayatını kaybetti.

İlaçları içtikten sonra içinin yandığını belirten Ella, hemen hastaneye kaldırıldı. Doktorların yaptığı testler sonucunda yüksek dozda zehirli madde içeren ilaçlardan fazla miktarda aldığı ve zehirlendiği anlaşılan Ella, bu maddelerin antidotlarının bulunmaması üzerine sadece 3 saat sonra hayatını kaybetti.

Doktorlar zehirli maddeler sebebiyle Ella'nın gerçek anlamda içinin yandığını, nefes alışverişinin durduğunu ve son olarak metabolizmasının çalışamaz hale geldiğini belirtti.

51 yaşındaki anne Fiona ise, internetten zayıflama hapı almayı düşünenleri uyardı.



(milliyet.com.tr)

7 Şubat 2015 Cumartesi

Zayıflama hapları 292 kiloya çıkardı!

Adana’da içtiği zayıflama hapları yüzünden 292 kiloya ulaşan Murat Öncü hayata dönüş hamlesi için İstanbul’da tedavi altına alındı.

Tüp mide ameliyatı ile 100 kiloya ulaşması hedeflenen Öncü, kilo verdikten sonra yapmak istediklerine duyduğu özlemi gözyaşları içinde anlattı. Hastane odasında hayata ikinci kez merhaba diyecek olmanın hayallerini kuran Öncü; “Kilo verdikten sonra ilk işim 5 aylık torunum Belgin'i kucaklamak olacak" dedi.

Adana’da seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Murat Öncü, aşırı kiloları yüzünden hareket edemez hale gelince beklenen yardım eli kendisine İstanbul’dan uzandı. Şişli Etfal eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mihmanlı, Öncü’nün hayata tutunma çabasına kayıtsız kalmadı ve Öncü için tedavi startı verildi.

Yüzde 2 oranında görülen süper morbit obezite tanısıyla görenleri şaşırtan kilo sahip olan Murat Öncü şimdilerde kaldığı hastane odasında özlemini duyduğu ve yapmak isteklerinin hayalini kurduğunu söyledi. Ayakta durmak için destek aldığı koltuk değneklerinin bile nafile geldiği Öncü kiloları yüzünden mahrum kaldığı hayatın içinde kendisini süs eşyasına benzetti. Tek başına hareket edemez halde olan Öncü; “Yaşam değil yani bir süs eşyası gibi bir yerde durmak gibi bir şey. Ne yürüyebiliyorsun ne eşe dosta gidebiliyorsun. Cezaevindeki adam bile benden daha şanslıdır. iyidir. Çünkü o bile 4-5 adamla bir araya gelerek oturup konuşabiliyor. Ben akşama kadar evimde eşimle çocuğumla ya da duvara bakıyorum. bugün 292 kilo az mı? Bugün beş tane adam demek. Beş tane adamı normal bir insan kilosu olan 60 kilodan hesaplasan. Beş kişide de bir tane kalp var 292 kilodaki adamda da bir tane kalp var” dedi.

Zayıflama hapı içtikten sonra kilosu arttı

8 yıl önce 175 kilo ağırlığında olduğunu ve kullandığı zayıflama hapları ile kilo artışının önüne geçemediğini anlatan Öncü; “ 8 yıl önce 175 kilodaydım. Aynı zamanda şeker ve tansiyon hastasıyım. O dönem bana zayıflama hapı verdiler. O hapı kullandıktan sonra 225 kiloya çıktım. Ve gittikçe de kilolarım arttı. Ardından 1 ayda 40 kilo birden aldım ve bir Sabah kalktığımda her yerimin şiş olduğunu far kettik ve kantarda tartıldığımda 292 kilo olduğumu gördüm” diye konuştu.

Gözyaşları içinde kurulan hayaller


Başarılı tedavinin ardından yapmak istediklerinin ilk sırasında eşi ve torunu olduğunu belirten Öncü özlemlerine duyduğu umudu gözyaşları içinde şu sözler ile anlattı: “ Çok özlem duyduğum şey var. Gezemiyorum, yürümek istiyorum, hanımımla birlikte dolaşmak istiyorum. Camiye gitmek istiyorum. Özlemler çok. Çocuklarımla birlikte parka pikniğe gitmek istiyorum normal insanlar gibi ben de bir ömür yaşayayım. Ömür nedir ki? 100 yıl da yaşasan aynı 1 yıl da yaşasan aynı. Önemli olan insanlık. Bugün bana Adanaİstanbul’u bağışlasalar benim gözümde değeri yok. Çünkü bu kilo olduktan sonra. 292 kilo ile ne yapayım ben? Yerimden bile kalkamıyorum. Belgin Okumuş isimli kız torunum oldu ve daha beş aylık daha. Onu kucağıma alıyorum ama üstümde tutamıyorum. Karnımın üzerinde duruyor. Ona sözüm var. Benim motorum var onu gezdireceğim. Ayrıca 28 yıllık evliyim. Evlililik yıl dönümünde de eşimi gezdireceğim inşallah.”

En son ne zaman yan yana yürüdüklerini hatırlamıyor

Öncü’nün 28 yıllık eşi Hamiş Öncü de eşini bir an olsun yalnız bırakmadığını söyleyerek; “ Düştüğü zaman kaldıramıyorum. En son eşimle yan yana ne zaman yürüdüğümü bile hatırlamıyorum” dedi.

Hedef 100 kilo

Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mihmanlı, Öncü için hedeflenen rakamın 100 kilo ağırlığı olduğunu belirterek tedavide izlenecek yöntemler hakkında şu bilgileri verdi: “Türkiye’de yaklaşık nüfusun yüzde 30’u obezite sınırında. Yüzde 15’i de morbid obezite dediğimiz ölümcül obezite sınırında. Yüzde 2’sinde ise süper morbid obezitenin de ötesinde Murat Bey örneğindeki gibi obezler var. Yaşamın mümkün olmadığı bir obezite ile karşı karşıyayız. Hareket edemiyor yerinden kalkamıyor refleksleri ile sağlıklı hareketler sergilemiyor ve iç güdüsel davranamıyor. Öncelikle bir tüp mide ameliyatını yapıp ağırlıklı kilolarını bu şekilde vermeyi hedefliyoruz. Estetik sorunları da düzeltilecek. Böylece tüm hayati fonksiyonlarını yerine getiren aktif bir insan haline gelecek. Asıl hedefimiz ise 100 kiloya indirmek. 100 kiloya indirirsek Adanalıların deyimiyle babayiğit olacak. Kilo vermesi ve takip altında tutulması ortalama 1 yıl sürecek bu süreç. Murat beyinde kilo beni şaşırtıyor. Hareket kısıtlanıyor. Şişmanlığın bir noktasından sonra kilo alma hızlanmaya başlıyor. Bıraksak 300-400 kiloya ulaşır. Bu kadar kilo ile yaşamak da mümkün değil bir yerde kalp solunum teslim olur.”

(milliyet)

1 Aralık 2014 Pazartesi

Ünlüler Bu Programla Zayıfladı

Dünyaca ünlü isimler, "Yıldızlar Diyeti"ni takip ederek herkesin imrendiği vücutlara sahip oldu...

Alınan ve harcanan kalorinin dengelenmesi üzerine kurulu olan bu programı takip ederek ideal kiloya ulaşmak hayal değil Brad Pitt, Tom Cruise, Julia Roberts, Keanu Reeves, Cameron Diaz, Madonna, Mel Gibson, Matt Damon, Courtney Cox, Minnie Driver, Jim Carey, Shania Twain ve Mariah Carey gibi dünyaca ünlü yıldızlar bu diyet programını takip ederek herkesin hayran olduğu bir vücuda kavuştular.


Zayıflama hapı kullanmadan, jimnastik salonlarında saatlerinizi harcamadan, sıkılmadan, sevdiğiniz yiyecekleri yiyerek takip edeceğiniz "Yıldızların Diyeti" yle 1 haftada gözle görülür bir değişiklik yaşayacaksınız. Genç ya da yaşlı, az ya da çok kilolu herkesin uygulayabileceği bu diyet programıyla sadece fazla kilolarınızdan kurtulup, hayalini kurduğunuz vücuda sahip olmakla kalmayacak aynı zamanda sağlıklı bir yaşam da süreceksiniz.

Programı takip ederek çeşitli kanser türleri, diyabet, kalp krizi gibi birçok hastalık riskini en aza indirgeyecek, kemiklerinizin güçlenmesini sağlayarak ileri yaşlarda kemik erimesi hastalığına yakalanma riskini azaltacak, zihinsel performansınızı artıracak ve stressiz bir hayat süreceksiniz. Hayat kalitenizi yükseltecek olan Yıldızların Diyeti, kendinizi 5 ile 20 yaş arası daha genç hissetmenizi sağlayacak. Kan dolaşımınızı kolaylaştıracak, cildinizi gençleştirecek, selüliti önleyecek, immün sistemini sağlamlaştıracak, seksüel performansınızı ve libidonuzu artıracak, daha sağlıklı saçlara sahip olmanızı sağlayarak saçlarınızın beyazlamasını da uzun süre engelleyecek.



Spor çok önemli

Uygulaması son derece kolay olan ve aslında bir yaşam tarzı olarak kabul edilmesi gereken bu programda spor büyük önem taşıyor. Spor derken kastedilen ise spor salonlarında saatler geçirmek değil. Düzenli olarak yürüyüş yaparak, koşarak ve ağırlık çalışarak hem dilediğiniz kiloya ulaşacak, hem de sağlıklı bir vücuda sahip olacaksınız. Yalnız programla birlikte spora başlamadan önce mutlaka bir doktora görünmeli ve bu sporları yapmanızda bir sakınca olup olmadığını sormalısınız. Eğer yürümenizde, koşmanızda, ağırlık çalışmanızda sağlığınız açısından bir sakınca yoksa daha hızlı kilo vermeyi de garantilemiş olacaksınız.


Programın sporla ilgili bölümüne başlamadan önce dikkat etmeniz gereken iki önemli nokta var. Yürüyüş, hızlı yürüyüş ve tempolu koşudan oluşan birinci aşama mutlaka 3 ile 8 saat arasında sürmeli. Ağırlık kaldırma, jimnastik gibi çalışmalardan oluşan ikinci bölüm ise 30 dakika ile 2 saat kadar devam etmeli. İlk hafta, bu süreler sizi zorlayabileceğinden her iki aşamayı da daha kısa kesebilirsiniz. Fakat programın etkili olabilmesi için ikinci haftadan itibaren sürelerle ilgili bu kurala tamamen uymanız şart. İkinci olarak; eğer bu programın başarılı olmasını istiyorsanız yaptığınız her hareketten ve yediğiniz her şeyden zevk almalısınız. Eğer durumunuzdan memnun değilseniz programı başarıyla tamamlama şansınız da yok demektir.

Aşağıdaki yiyecek ve içecekleri yeterli enerjiyi sağlaması ve kilo vermeye yardımcı olması için haftada en az 1-4 kez tüketmeye çalışın.

* 1 bardak içine Ginseng katılmış yeşil çay
* 1 veya 2 kaşık katıksız, organik bal
* 1 veya 2 kaşık organik elma sirkesi



Elma sirkesi toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar ve en iyi yağ yakıcıdır. Elma sirkesinde bulunan özellikler yeni yağ hücrelerinin oluşmasını da engeller. Spor yaparken saatte 1-2 bardak veya her iki üç saatte bir 1 litre su içmeyi unutmayın. Günde mutlaka 8-15 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Sağlıklı kalmak için vücudun bol sol suya ihtiyacı var. Su, yiyeceklerin sindirilmesine yardımcı olduğu kadar vücut ısısını dengeler, hücrelere besin ve oksijen taşır, toksinlerin ve diğer zararlı maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Aynı zamanda tampon görevi görerek doku ve organları korur. Vücudun susuz kalması yüksek tansiyon, astım, alerji, migren, baş ağrısı gibi pek çok hastalığa neden olur. Ayrıca unutmayın ki yeterli derecede su almazsanız kilo da veremezsiniz.

Eğer düzenli olarak spor yapmanıza ve kalori hesabına dikkat etmenize rağmen hiç kilo vermiyor, ya da vermekte zorlanıyorsanız;

Kilo veriyor ama verdiğiniz kiloyu koruyamıyorsanız veya daha hızlı kilo vermek istiyorsanız 1 ya da 3 hafta için karbonhidrat ve yağ içeren besinlere sınır getirin ya da tamamen hayatınızdan çıkarın. Onların yerine protein açısından zengin yiyecekleri tercih edin.

Protein açısından zengin yiyecekler, az miktarda da olsa karbonhidrat ve yağ içerir, bu nedenle vücut için gerekli olan miktarı almanızı sağlar. Spor yaptığınız günün ertesi günü daha çok ve sık yemeye dikkat edin. Örneğin, iki ya da üç ana yemek, beş ya da altı ara yiyebilirsiniz. Ama her zaman porsiyon konusunda kontrollü olmayı ve sağlıklı seçimler yapmayı gözardı etmeyin. Örneğin, son derece sağlıklı bir tabak salataya yağlı soslarla zarar vermeyin. Mahmure

13 Ekim 2014 Pazartesi

Zayıflama Haplarının Tehlikeleri

Zayıflama hapları insan sağlığını tehdit ediyor. Uzun vadede nasıl yan etkileri olduğu resmi olarak bilinmese de, yapılan çalışmalar hapların kullanımının çeşitli rahatsızlıklara yol açtığını gösteriyor.

Obezite ve Zayıflama Hapları

    Obezite, ülkemizde ve dünyada insanların sağlığını tehdit eden ciddi bir hastalıktır. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizde obezite, yetişkin erkeklerde %20,5 ve kadınlarda %41 gibi oldukça yüksek oranlara sahiptir. Genel olarak, sadece estetik açıdan görüntü bozukluğu oluşturmasıyla bilinse de, koroner kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, diyabet, inme ve kanser gibi birçok tehlikeli hastalığa da sebep olabildiği unutulmamalıdır. Obezite, aşırı kilolu olma durumunun ötesinde,  sağlığı ciddi derecede tehdit eden bir hastalıktır.

Günümüzde insanlar, sedanter yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarından dolayı hızla kilo almakta ve aldıkları kiloları bir mucizeyle verebileceklerini düşünmektedirler.  Ancak sağlıklı kilo verebilmek için, kişinin iradeli olması ve uzman kişilerden destek alması yeterlidir. Hemen sonuca ulaşma kaygısıyla, aceleyle başvurulan yöntemler sağlığı olumsuz etkileyebilir.

Zayıflamak için kullanılan bu yöntemlerden biri, zayıflama haplarıdır. İnsan sağlığını hiçe sayarak, hiçbir yasal denetimden geçirilmeyen bu ilaçların kullanımı çok ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Örneğin, vücutta oluşan toksin ve yağları hızla dışarı atabilme özelliğine sahip olan kapsaisin, acı kırmızı biberin aktif bileşenidir. Kırmızı biber tüketimi, metabolik hızı artırarak yağ yakımını kolaylaştırır. Bu etkisinden dolayı doğal yoldan tüketilmelidir; fakat piyasada hiçbir denetimden geçmemiş olduğu halde, içeriğinde bu tarz kimyasalların olduğu iddia edilen zayıflama hapları satılmaktadır. Bu ilaçların, uzun vadede nasıl yan etkileri olduğu resmi olarak bilinmese de, yapılan çalışmalarda bazı zayıflama haplarının kullanımı sonrasında, kişilerde supraventriküler taşikardi, çarpıntı, halsizlik, göğüs ağrısı  gibi rahatsızlıklar geliştiği görülmüştür. Bu nedenle, bu hapların kullanımında son derece dikkatli olunmalıdır. Kalp rahatsızlığı, hipertansiyon, böbrek ve karaciğer yetmezliği olan bireyler ve hamileler ise, kesinlikle kullanmamalıdır.

Sonuç olarak, ideal kiloya ulaşmak için, kişi beslenme alışkanlıklarını değiştirmedikçe ve hayatına fiziksel aktiviteyi katmadıkça, hedeflediği kiloya ulaşmakta ve o kiloda sabit kalmakta güçlük çekecektir. (Dyt Muhittin Hızır / Milliyet)