Baharatların faydaları hakkında bilgiler veren Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Fidan, doğru oranda tüketildiğinde karabiberin, hem yağ yakımını artıran hem de enfeksiyonlarla savaşta fayda sağlayan bir baharat olduğunu söyledi.
yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ekim 2017 Perşembe
10 Kasım 2016 Perşembe
Spor ve diyetle bile gitmeyen yağlar
Özellikle bacaklarda görülen ve diyet ya da spor yapılsa da gitmeyen yağlanmaya lipödem deniyor. Bu sorunun ileride varis, depresyon ve obezite gibi ek sorunlar yarattığını söyleyen Prof. Dr. Ahmet Karacalar, önemli uyarılar yaptı.
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, 6 soruda lipödemi anlattı:
LİPÖDEM NEDİR?
Özellikle bacakları tutan, daha az sıklıkla kol ve kalçaları içeren diyete ve spora dirençli yağlanmadır. Erken evrelerde sadece yağlanma olurken daha sonra varis sorunları, acıma, ağrı, ağırlık, eklem sorunları, depresyon, obeziteye eğilim gibi ek sorunlar çıkar.
TEŞHİSİ NEDEN ZOR?
Bu hastalığın varlığı bilinmiyor ve teşhiste karmaşa yaşanıyor. Lipödemli hastalarda varis sorunları da olduğu için bu hastalar sıklıkla damar cerrahına gidip varis tedavisi yaptırıyorlar ve şişliğin varisten kaynaklandığı zannediliyor. Bu hastalarda varis yağ dokusu hastalığının yansımalarıdır.
Teşhis konamadığı için bu hastalar yaşam boyu bu sorundan kurtulmak için çaba harcarlar, genellikle tedavinin zor olduğu ileri evrelere kadar ilerler.
ÇARESİ VAR MI?
Kronik bir hastalık olup tek çaresi en azından kontrol altına alabilmek için yağların alınması gereklidir. Bunun dışında diyet, spor ya da başka tedavi yöntemleri çok az ve geçici fayda sağlar ya da hiç sağlamaz.
LİPÖDEM NEDEN OLUŞUR?
Net olarak nedeni bilinmese de genetik olduğu ile ilgili kanıtlar var. Hastalığa neden olan sorumlu bir gen bulunmuştur. Genellikle lipödemi olan kişilerin yakın akrabalarında olması da bunu destekler.
LİPÖDEM NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Genellikle muayene yeterlidir, özellikle ayak parmaklarını tutmaması tipiktir. Ayrıntılı inceleme için MR, ultrason ya da lenfosintigrafi gerekebilir.
NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Lipödemin kapsamına, evresine ve yerine göre tedavi değişmektedir. Alt bacak ve diz çevresinde superdry liposuctionın lipödem için geliştirilen bir türü oldukça etkilidir. Kansız olması, dikiş olmaması, lenfatikleri koruması, işlem sonuna kadar şişme olmaması, teorik olarak emboli riski olmaması gibi önemli avantajları vardır.
Basen ve iç bacağı içeren üst bacaklarda vaser 4D liposuction ya da ikinci olarak lazer liposuction tercih edilir.
İleri derece lipödemlerde bu işlemler ile bile sarkma kaçınılmazdır, bu nedenle germe işlemleri eklenir.
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, 6 soruda lipödemi anlattı:
LİPÖDEM NEDİR?
Özellikle bacakları tutan, daha az sıklıkla kol ve kalçaları içeren diyete ve spora dirençli yağlanmadır. Erken evrelerde sadece yağlanma olurken daha sonra varis sorunları, acıma, ağrı, ağırlık, eklem sorunları, depresyon, obeziteye eğilim gibi ek sorunlar çıkar.
TEŞHİSİ NEDEN ZOR?
Bu hastalığın varlığı bilinmiyor ve teşhiste karmaşa yaşanıyor. Lipödemli hastalarda varis sorunları da olduğu için bu hastalar sıklıkla damar cerrahına gidip varis tedavisi yaptırıyorlar ve şişliğin varisten kaynaklandığı zannediliyor. Bu hastalarda varis yağ dokusu hastalığının yansımalarıdır.
Teşhis konamadığı için bu hastalar yaşam boyu bu sorundan kurtulmak için çaba harcarlar, genellikle tedavinin zor olduğu ileri evrelere kadar ilerler.
ÇARESİ VAR MI?
Kronik bir hastalık olup tek çaresi en azından kontrol altına alabilmek için yağların alınması gereklidir. Bunun dışında diyet, spor ya da başka tedavi yöntemleri çok az ve geçici fayda sağlar ya da hiç sağlamaz.
LİPÖDEM NEDEN OLUŞUR?
Net olarak nedeni bilinmese de genetik olduğu ile ilgili kanıtlar var. Hastalığa neden olan sorumlu bir gen bulunmuştur. Genellikle lipödemi olan kişilerin yakın akrabalarında olması da bunu destekler.
LİPÖDEM NASIL TEŞHİS EDİLİR?
Genellikle muayene yeterlidir, özellikle ayak parmaklarını tutmaması tipiktir. Ayrıntılı inceleme için MR, ultrason ya da lenfosintigrafi gerekebilir.
NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Lipödemin kapsamına, evresine ve yerine göre tedavi değişmektedir. Alt bacak ve diz çevresinde superdry liposuctionın lipödem için geliştirilen bir türü oldukça etkilidir. Kansız olması, dikiş olmaması, lenfatikleri koruması, işlem sonuna kadar şişme olmaması, teorik olarak emboli riski olmaması gibi önemli avantajları vardır.
Basen ve iç bacağı içeren üst bacaklarda vaser 4D liposuction ya da ikinci olarak lazer liposuction tercih edilir.
İleri derece lipödemlerde bu işlemler ile bile sarkma kaçınılmazdır, bu nedenle germe işlemleri eklenir.
15 Ağustos 2016 Pazartesi
Limon yağ yakar mı?
Hemen hemen herkesin mutfaklarında yerini alan, sıklıkla tükettiğimiz limon suyunun faydalarının saymakla bitmediğini söyleyen Diyetisyen Melis Destereci, “Hiçbir besin mucize değildir, yağ yakmaz fakat bazı besinler vücuda yüksek derecede fayda sağlayarak ‘süper besin’ adını alır.Bunlardan bir tanesi de limon suyudur. Limon suyu içmek tüm vücudu alkalileştirir ve vücudun pH seviyesini dengeler. İçeriğindeki C vitamini sayesinde bağışıklığımızı kuvvetlendirerek vücuda direnç sağlar. 1 adet limonun suyu bile günlük C vitamini ihtiyacımızın yarısı karşılamaktadır. Kalp ve damar sağlığına karşı koruyucudur. Karaciğer dostudur, karaciğerde bulunan sindirim enzimlerini uyarır. İçerdiği antioksidanlarla kansere karşı koruyucudur” dedi.
Yemeklerden sonra yaşanan sindirim problemlerini ortadan kaldırmak için sade maden suyunun içine 1-2 limon dilimi ekleyerek sindirim sisteminin rahatlatılabileceğini anlatan Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunda bulunan antioksidanlar eklemlerde iltihap birikmesi olan artritin neden olduğu eklem iltihaplanması ve eklem bölgelerindeki şişliği azaltmak için kullanılabilir.
Günümüzde daha çok yaşlılarda görülen, halsizlik, diş eti kanaması, geriye çekilen diş etlerinin sebebi ve askorbik asit eksikliği ile karekterize bir hastalık olan skorbüt tedavisinde C vitamini deposu olan limon suyunu tüketmek etkili bir çözüm olacaktır. İçerisinde bulunan C vitamini sayesinde dokulara esneklik sağlayan kollajen üretimini uyararak damar sertleşmesini önüne geçer.
İçerdiği antioksidanlar sayesinde damarlarda biriken, tıkanıklığa yol açan, zayıflığa sebep olan serbest radikalleri uzaklaştırarak kalp krizi ve felç riskini azaltır. Yanık, kesik, her türlü cilt hastalığına karşı etkili olup yaraların iyileşme süresini kısaltır” diye konuştu.
Kas, kemik ve böbreklere faydalı
California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada “sitrat” içeren limon suyunun böbreklerde kalsiyum birikmesini önlediği ve böbreklerdeki aşırı yükü azalttığı sonuçlarına varıldığını kaydeden Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunun içerdiği fosfor minerali kemik sağlığını da olumlu yönde etkiler. spor yapanlar için yaşanabilecek kas ağrılarını hafifletmek ve vücuda kaybedilen vitamin ve minerali geri kazandırmak için spor sonrasında içeceklerin içine katılabilir ya da salatalarınıza rahatlıkla ekleyebilirsiniz” dedi.
Kimler limon tüketmemeli?
Diyetisyen Melis Destereci, limon tüketirken bazı noktalarda dikkatli olmakta fayda olduğunu dile getirerek şunları söyledi;
“Mide yanması, ülser ve reflü şikayeti olan hastalarda limonun asit özelliğinden dolayı tüketilmemelidir. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı vücuttan su atımına sebep olur bu nedenle beraberinde tükettiğimiz günlük su miktarına da dikkat etmeliyiz.
Peki limon suyu yağ yakar mı?
Araştırmacılar, bireylerin C vitaminini tüketimi ile vücut kitle indeksi arasında bir bağlantı olduğunu, yeterli miktarda C vitamini alanlarda daha düşük vücut kitle indeksi görülebildiğini söylüyor. Altını çizmemiz gereken konu şudur: C vitami içeren limon suyunun tek başına zayıflatıcı ve yağ yakıcı etkisi yoktur.
Ancak egzersiz ile birlikte tüketilen C vitamini yağ yakma metabolizmasını uyararak yağ oranımızda düşüş sağlayabilmektedir. Sonuç olarak yağlarımızdan kurtulmak istiyorsak düzenli egzersizi yaşam tarzı haline getirmeliyiz çünkü hiçbir besin tek başına bir çözüm değildir.”
Yemeklerden sonra yaşanan sindirim problemlerini ortadan kaldırmak için sade maden suyunun içine 1-2 limon dilimi ekleyerek sindirim sisteminin rahatlatılabileceğini anlatan Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunda bulunan antioksidanlar eklemlerde iltihap birikmesi olan artritin neden olduğu eklem iltihaplanması ve eklem bölgelerindeki şişliği azaltmak için kullanılabilir.
Günümüzde daha çok yaşlılarda görülen, halsizlik, diş eti kanaması, geriye çekilen diş etlerinin sebebi ve askorbik asit eksikliği ile karekterize bir hastalık olan skorbüt tedavisinde C vitamini deposu olan limon suyunu tüketmek etkili bir çözüm olacaktır. İçerisinde bulunan C vitamini sayesinde dokulara esneklik sağlayan kollajen üretimini uyararak damar sertleşmesini önüne geçer.
İçerdiği antioksidanlar sayesinde damarlarda biriken, tıkanıklığa yol açan, zayıflığa sebep olan serbest radikalleri uzaklaştırarak kalp krizi ve felç riskini azaltır. Yanık, kesik, her türlü cilt hastalığına karşı etkili olup yaraların iyileşme süresini kısaltır” diye konuştu.
Kas, kemik ve böbreklere faydalı
California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada “sitrat” içeren limon suyunun böbreklerde kalsiyum birikmesini önlediği ve böbreklerdeki aşırı yükü azalttığı sonuçlarına varıldığını kaydeden Diyetisyen Melis Destereci, “Limon suyunun içerdiği fosfor minerali kemik sağlığını da olumlu yönde etkiler. spor yapanlar için yaşanabilecek kas ağrılarını hafifletmek ve vücuda kaybedilen vitamin ve minerali geri kazandırmak için spor sonrasında içeceklerin içine katılabilir ya da salatalarınıza rahatlıkla ekleyebilirsiniz” dedi.
Kimler limon tüketmemeli?
Diyetisyen Melis Destereci, limon tüketirken bazı noktalarda dikkatli olmakta fayda olduğunu dile getirerek şunları söyledi;
“Mide yanması, ülser ve reflü şikayeti olan hastalarda limonun asit özelliğinden dolayı tüketilmemelidir. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı vücuttan su atımına sebep olur bu nedenle beraberinde tükettiğimiz günlük su miktarına da dikkat etmeliyiz.
Peki limon suyu yağ yakar mı?
Araştırmacılar, bireylerin C vitaminini tüketimi ile vücut kitle indeksi arasında bir bağlantı olduğunu, yeterli miktarda C vitamini alanlarda daha düşük vücut kitle indeksi görülebildiğini söylüyor. Altını çizmemiz gereken konu şudur: C vitami içeren limon suyunun tek başına zayıflatıcı ve yağ yakıcı etkisi yoktur.
Ancak egzersiz ile birlikte tüketilen C vitamini yağ yakma metabolizmasını uyararak yağ oranımızda düşüş sağlayabilmektedir. Sonuç olarak yağlarımızdan kurtulmak istiyorsak düzenli egzersizi yaşam tarzı haline getirmeliyiz çünkü hiçbir besin tek başına bir çözüm değildir.”
Etiketler:
diyet,
kilo vermek,
limon,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama
15 Nisan 2016 Cuma
Liposuction sonrası kilo alınırsa ne olur?
Liposuction bölgesel yağlanma sorununa en etkili çarelerden birisi olarak kabul ediliyor.
Fakat liposuction operasyonu yaptırmak isteyenlerin kafasına en çok, operasyon sonrası kilo alındığında, yağ çekimi yapılan bölgede dalgalanma ya da farklı durumların oluşup oluşmayacağı sorusu takılıyor.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah Op.Dr. Bülent Cihantimur konuyla ilgili açıklamalarda bulundu: “Kliniklerimizde liposuction veya çoğunlukla liposculpture uygulaması yapıyoruz. Bu yöntem klasik liposuctiondan farklı olarak lipomatik isminde titreşimli bir cihazla yapılıyor. Bir seferde bir bölgeden daha çok yağ alınıyor ve işlem bedene şekil vermeye çok daha elverişli bir altyapıya sahip. Genelde yağ hücreleri alındığı için o bölgede yağ depolayacak hücre kalmıyor. Bu sebeple normal şartlarda aynı bölge ufak kilo değişimlerinden etkilemiyor.”
spor ve diyetle verilemeyen kilolar hedef
Ancak aşırı kilo alımlarında vücut aldığı yağları depolamak için kendine farklı bölgeler arayacaktır. 3 – 5 kilo bunun için yeterli değil. Yine de şunu belirtmek gerekir ki bu işlemler gündelik hayata dikkat edildiğinde etkilerini korumaya devam eder. Çünkü cerrahi müdahalede spor ve diyetle verilemeyen kilolar hedef alınır. Toplum içinde sanılanın aksine bu uygulama bir kilo verme yöntemi değil, vücut kontörü düzeltme işlemidir. Vücudumuzda yağ hücrelerinin sayısı sabittir. Zayıflandığında bu yağ hücreleri sönerler, hacim kaybederler fakat liposcuplture yapıldığında bu yağ hücrelerin sayısında azalma olur.
Lipomatik ve Liposculpture Nedir?
Bunlar ağrısız liposuction olarak da geçen FDA onaylı ve güvenilir sistemlerdir. Etkili bir şekilde tüm vücut bölgelerinde hassas ve yüksek hacimli yağ çıkarılmasına izin veren en güvenilir cihazlar oldukları kanıtlanmıştır. İnce titreşimli kanüller vasıtasıyla sorunlu bölgeye girilir ve hareketlenme yağ hücrelerini bozarak, yağ emülsiyonu haline dönüştürür. Tüm bu işlemleri yaparken liposuctionda çoğu zaman gözlemlenen kan damarlarına ve sinirlere zarar verme ya da kasları yırtma gibi dezavantajları yoktur. Yüksek titreşim ve emme fonksiyonu ile, optimum darbe yaparak, cildin pürüzsüz kalmasına ve morarma yaşanmamasına yardımcı olur. Kanüllerin yapısından dolayı, ulaşılması zor alanlardan da yağ dokusunun hassasiyet içerisinde çıkarılmasını sağlar. Bu da ayrıca 3-5 kilo alınsa dahi bölgede sorun çıkarmayacaktır. sözcü.com.tr
Fakat liposuction operasyonu yaptırmak isteyenlerin kafasına en çok, operasyon sonrası kilo alındığında, yağ çekimi yapılan bölgede dalgalanma ya da farklı durumların oluşup oluşmayacağı sorusu takılıyor.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah Op.Dr. Bülent Cihantimur konuyla ilgili açıklamalarda bulundu: “Kliniklerimizde liposuction veya çoğunlukla liposculpture uygulaması yapıyoruz. Bu yöntem klasik liposuctiondan farklı olarak lipomatik isminde titreşimli bir cihazla yapılıyor. Bir seferde bir bölgeden daha çok yağ alınıyor ve işlem bedene şekil vermeye çok daha elverişli bir altyapıya sahip. Genelde yağ hücreleri alındığı için o bölgede yağ depolayacak hücre kalmıyor. Bu sebeple normal şartlarda aynı bölge ufak kilo değişimlerinden etkilemiyor.”
spor ve diyetle verilemeyen kilolar hedef
Ancak aşırı kilo alımlarında vücut aldığı yağları depolamak için kendine farklı bölgeler arayacaktır. 3 – 5 kilo bunun için yeterli değil. Yine de şunu belirtmek gerekir ki bu işlemler gündelik hayata dikkat edildiğinde etkilerini korumaya devam eder. Çünkü cerrahi müdahalede spor ve diyetle verilemeyen kilolar hedef alınır. Toplum içinde sanılanın aksine bu uygulama bir kilo verme yöntemi değil, vücut kontörü düzeltme işlemidir. Vücudumuzda yağ hücrelerinin sayısı sabittir. Zayıflandığında bu yağ hücreleri sönerler, hacim kaybederler fakat liposcuplture yapıldığında bu yağ hücrelerin sayısında azalma olur.
Lipomatik ve Liposculpture Nedir?
Bunlar ağrısız liposuction olarak da geçen FDA onaylı ve güvenilir sistemlerdir. Etkili bir şekilde tüm vücut bölgelerinde hassas ve yüksek hacimli yağ çıkarılmasına izin veren en güvenilir cihazlar oldukları kanıtlanmıştır. İnce titreşimli kanüller vasıtasıyla sorunlu bölgeye girilir ve hareketlenme yağ hücrelerini bozarak, yağ emülsiyonu haline dönüştürür. Tüm bu işlemleri yaparken liposuctionda çoğu zaman gözlemlenen kan damarlarına ve sinirlere zarar verme ya da kasları yırtma gibi dezavantajları yoktur. Yüksek titreşim ve emme fonksiyonu ile, optimum darbe yaparak, cildin pürüzsüz kalmasına ve morarma yaşanmamasına yardımcı olur. Kanüllerin yapısından dolayı, ulaşılması zor alanlardan da yağ dokusunun hassasiyet içerisinde çıkarılmasını sağlar. Bu da ayrıca 3-5 kilo alınsa dahi bölgede sorun çıkarmayacaktır. sözcü.com.tr
21 Mart 2016 Pazartesi
Yağ yakmak için yağ yiyin
Vücut yağlarını yakmak için doğru yağları tüketmek çok önemli
Kilo vermek isteyenlerin doğru yağları tüketmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, yağın, ne kadar, ne zaman ve ne ile yendiğinin önemli olduğunu vurguladı.
Avokado, kaju, ceviz, badem, somon, zeytinyağının sağlıklı olduğunu belirten Gültekin, “Bu yağlar metabolizmayı hızlandırıp yağ yakımına yardımcı olduğu gibi bağışıklık sistemimizi destekleyen pek çok besin ögesi içeriyor. Dikkat edilecek şey tüketirken miktar, zaman ve kombinasyon” dedi.
YAĞLARIN MUCİZEVİ ETKİSİ
Yağlı besinin sağlıksız besin anlamına gelmediğini söyleyen İzmir’deki Kent Alsancak Tıp Merkezi’nin Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, kilo vermek isteyenlere iyi ve doğru yağlarla beslenerek zayıflama önerisinde bulundu. Gültekin bu önerilerini şöyle sıraladı:
“Özellikle eğer, kilo vermek istiyorsanız, yediğiniz yağlar hem tekli (MUFA) hem de çoklu doymamış yağ asitlerinden (PUFA) oluşmalı. Çünkü bu yağlar, yağ yakımına yardımcı, aynı zamanda da immün sistemi destekleyip hücrelerimizin sağlıklı kalmasına destek olurlar. Üstelik pek çok besin ögesi içerirler. Örneğin avokado, içindeki yağın yüzde 70′e yakını ‘kalp dostu’ tekli doymamış yağlardan oluşuyor. Aynı zamanda, posa, K, C ve E vitamini, folikasit ve bakır içeriyor. Badem, kaju, ceviz gibi çiğ yağlı tohumlar ise magnezyum, bakır, manganez ve B vitaminlerinin önemli kaynaklarından, antioksidanlardan ve E vitamini bakımından zengin. Bu özellikleri nedeniyle, uzun dönemde, cildin kollejen dokusunu koruyarak daha uzun süre genç görünümü korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda, metabolizma hızlandırıcı ve yağ yakımına yardımcı olup, kalp, beyin ve kemik sağlığı ve daha iyi uyku kalitesi üzerine de etkileri muazzamdır. Somon ise, omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynaklarındandır ve yüksek kalitede protein içerir. A, D, B6, B12 ve E vitamini kaynağıdır. Karın yağlarını yakmaya yardımcı olduğu çalışmalarla kanıtlanmış tekli doymamış yağ asitlerinden zengindir. Kemik, beyin ve göz sağlığında etkin rol oynar. Kanser savaşçısıdır ve genç bir cilt konusunda sizi destekler.”
NE ZAMAN, NE KADAR, NE İLE YİYELİM?
Önerdiği yiyeceklerin tüketilmesinde ‘miktar, zaman ve kombinasyon’un çok önemli olduğuna dikkat çeken Gamze Gültekin, “Elbetteki beslenme kişiye özel olmalı. Beslenme programı bireyin, hayat tarzı, alışkanlıkları, kan değerleri, kronik hastalık öyküsüne göre değişir. Size göre en doğrusunu bir uzmana başvurarak öğrenebilirsiniz. Ancak, her bakımdan sağlıklı, ağırlığı dengede ve alerjisi olmayan bireylerin, her gün, çiğ kavrulmamış yağlı tohumlardan ceviz, fındık, badem gibi yaklaşık bir avuç kadar ve ara öğünlerde tüketmesini öneriyoruz. Özellikle yanına ekleyeceğimiz kuru meyve/meyve gibi seçenekler ile daha dengeli ve kan şekerini daha yavaş yükselten kombinasyonlarla, yağ yakımını desteklemiş oluruz. Somon gibi kaliteli yağları içeren balık tüketimini haftalık rutine eklemenin sadece karın yağlarını yakmada değil, aynı zamanda, uzun vadede, kalp, cilt ve beyin sağlığında olumlu katkılarıyla bize geri dönüşü olacaktır. Avokadoyu ara öğün olarak, bal, ceviz ve muzla karıştırıp özellikle spor öncesinde yağ yakımına destek olacak harika bir alternatif elde etmiş olursunuz” dedi. DHA
Kilo vermek isteyenlerin doğru yağları tüketmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, yağın, ne kadar, ne zaman ve ne ile yendiğinin önemli olduğunu vurguladı.
Avokado, kaju, ceviz, badem, somon, zeytinyağının sağlıklı olduğunu belirten Gültekin, “Bu yağlar metabolizmayı hızlandırıp yağ yakımına yardımcı olduğu gibi bağışıklık sistemimizi destekleyen pek çok besin ögesi içeriyor. Dikkat edilecek şey tüketirken miktar, zaman ve kombinasyon” dedi.
YAĞLARIN MUCİZEVİ ETKİSİ
Yağlı besinin sağlıksız besin anlamına gelmediğini söyleyen İzmir’deki Kent Alsancak Tıp Merkezi’nin Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Gültekin, kilo vermek isteyenlere iyi ve doğru yağlarla beslenerek zayıflama önerisinde bulundu. Gültekin bu önerilerini şöyle sıraladı:
“Özellikle eğer, kilo vermek istiyorsanız, yediğiniz yağlar hem tekli (MUFA) hem de çoklu doymamış yağ asitlerinden (PUFA) oluşmalı. Çünkü bu yağlar, yağ yakımına yardımcı, aynı zamanda da immün sistemi destekleyip hücrelerimizin sağlıklı kalmasına destek olurlar. Üstelik pek çok besin ögesi içerirler. Örneğin avokado, içindeki yağın yüzde 70′e yakını ‘kalp dostu’ tekli doymamış yağlardan oluşuyor. Aynı zamanda, posa, K, C ve E vitamini, folikasit ve bakır içeriyor. Badem, kaju, ceviz gibi çiğ yağlı tohumlar ise magnezyum, bakır, manganez ve B vitaminlerinin önemli kaynaklarından, antioksidanlardan ve E vitamini bakımından zengin. Bu özellikleri nedeniyle, uzun dönemde, cildin kollejen dokusunu koruyarak daha uzun süre genç görünümü korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda, metabolizma hızlandırıcı ve yağ yakımına yardımcı olup, kalp, beyin ve kemik sağlığı ve daha iyi uyku kalitesi üzerine de etkileri muazzamdır. Somon ise, omega-3 yağ asitlerinin önemli kaynaklarındandır ve yüksek kalitede protein içerir. A, D, B6, B12 ve E vitamini kaynağıdır. Karın yağlarını yakmaya yardımcı olduğu çalışmalarla kanıtlanmış tekli doymamış yağ asitlerinden zengindir. Kemik, beyin ve göz sağlığında etkin rol oynar. Kanser savaşçısıdır ve genç bir cilt konusunda sizi destekler.”
NE ZAMAN, NE KADAR, NE İLE YİYELİM?
Önerdiği yiyeceklerin tüketilmesinde ‘miktar, zaman ve kombinasyon’un çok önemli olduğuna dikkat çeken Gamze Gültekin, “Elbetteki beslenme kişiye özel olmalı. Beslenme programı bireyin, hayat tarzı, alışkanlıkları, kan değerleri, kronik hastalık öyküsüne göre değişir. Size göre en doğrusunu bir uzmana başvurarak öğrenebilirsiniz. Ancak, her bakımdan sağlıklı, ağırlığı dengede ve alerjisi olmayan bireylerin, her gün, çiğ kavrulmamış yağlı tohumlardan ceviz, fındık, badem gibi yaklaşık bir avuç kadar ve ara öğünlerde tüketmesini öneriyoruz. Özellikle yanına ekleyeceğimiz kuru meyve/meyve gibi seçenekler ile daha dengeli ve kan şekerini daha yavaş yükselten kombinasyonlarla, yağ yakımını desteklemiş oluruz. Somon gibi kaliteli yağları içeren balık tüketimini haftalık rutine eklemenin sadece karın yağlarını yakmada değil, aynı zamanda, uzun vadede, kalp, cilt ve beyin sağlığında olumlu katkılarıyla bize geri dönüşü olacaktır. Avokadoyu ara öğün olarak, bal, ceviz ve muzla karıştırıp özellikle spor öncesinde yağ yakımına destek olacak harika bir alternatif elde etmiş olursunuz” dedi. DHA
Etiketler:
bel yağları,
beslenme,
göbek yağlanma,
kilo,
obezite,
şişman,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama,
zeytinyağı
17 Şubat 2016 Çarşamba
Lipödem "Lipedema" Nedir & Belirtileri Nelerdir?
Acıbadem Maslak Hastanesi Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar açıklıyor: “Ağrılı Yağlanma Sendromu” olarak da adlandırılan lipödem "Lipedema", kalça, uyluk ve bacaklarda yağ ve sıvı birikmesine bağlı anormal ve simetrik şişliktir.
Lipödem belirtileri nelerdir ?
Lipödem çoğunlukla bacakları bazen kolları etkileyen, buralarda yağlanma ile seyreden kronik bir yağ doku hastalığıdır.
Lipödemde, simetrik olarak bacak ve kalçalarda aşırı yağlanma mevcuttur. Şişlik ayak bileğine kadar inebilir fakat hastalık ayakları tutmaz. Kalça kısımlarında ve bacak dış taraflarda yağ birikimine bağlı çıkıntılar mevcuttur. Bu hastalık hemen her zaman kadınlarda görülür. Çoğunlukla ergenlik dönemiyle birlikte başlar. Yağlanma ile birlikte bastırmakla ağrı, kolay morarma gibi bulgular da olabilir.
Lipödemde diyet ve egzersiz nasıldır ?
Hastaların yediklerine dikkat etmesi, diyet yapması sonucunda lipödem görülmeyen bölgelerde yağ dokuda incelme ve azalma olurken lipödem görülen kısımlarda yağ dokuda azalma olmadığı gözlenmiştir. Aynı şekilde egzersizde lipödemli bölgelerde incelme veya gözle görülür düzelme gözlenmemektedir. Bu sebeple diyet ve egzersiz hastalığın tedavisinde yetersiz kalmaktadır.
Lipödemin etkileri nelerdir ?
Lipödem, erken dönmelerde hastalarda vücut konturlarında estetik düzensizlik ve görünüm bozukluğuna yol açarken ilerleyen evrelerde hareket kısıtlılığına neden olabilmektedir. Aşırı yağlanma sonucunda lenfatik yetersizlik, lenf dolaşımının bozulmasına ve şişliklerin artmasına neden olabilmektedir.
Lipödem Tedavisi ?
Tedavide fikir birliğine varılmış bir tedavi metodu bulunmamaktadır. Medikal tedavide vücutta su tutulumunu azaltmak amaçlı sodyum alımının kısıtlanması, alt ekstremite dolaşımını hızlandıracak egzersizler yer almaktadır.
Liposuction en önemli cerrahi tedavi yöntemidir. Bu yöntemde hastalıklı bölgeye lokal anestezik etkili solusyonlar enjekte edildikten sonra yağ hücreleri parçalanmakta ve ortaya çıkan yağ kanüller yardımıyla vücut dışına alınmaktadır. Bu sayede lipödemli bölgelerin şekillenmesi ve simetrinin sağlanması mümkün olmaktadır.
Lipödem belirtileri nelerdir ?
Lipödem çoğunlukla bacakları bazen kolları etkileyen, buralarda yağlanma ile seyreden kronik bir yağ doku hastalığıdır.
Lipödemde, simetrik olarak bacak ve kalçalarda aşırı yağlanma mevcuttur. Şişlik ayak bileğine kadar inebilir fakat hastalık ayakları tutmaz. Kalça kısımlarında ve bacak dış taraflarda yağ birikimine bağlı çıkıntılar mevcuttur. Bu hastalık hemen her zaman kadınlarda görülür. Çoğunlukla ergenlik dönemiyle birlikte başlar. Yağlanma ile birlikte bastırmakla ağrı, kolay morarma gibi bulgular da olabilir.
Lipödemde diyet ve egzersiz nasıldır ?
Hastaların yediklerine dikkat etmesi, diyet yapması sonucunda lipödem görülmeyen bölgelerde yağ dokuda incelme ve azalma olurken lipödem görülen kısımlarda yağ dokuda azalma olmadığı gözlenmiştir. Aynı şekilde egzersizde lipödemli bölgelerde incelme veya gözle görülür düzelme gözlenmemektedir. Bu sebeple diyet ve egzersiz hastalığın tedavisinde yetersiz kalmaktadır.
Lipödemin etkileri nelerdir ?
Lipödem, erken dönmelerde hastalarda vücut konturlarında estetik düzensizlik ve görünüm bozukluğuna yol açarken ilerleyen evrelerde hareket kısıtlılığına neden olabilmektedir. Aşırı yağlanma sonucunda lenfatik yetersizlik, lenf dolaşımının bozulmasına ve şişliklerin artmasına neden olabilmektedir.
Lipödem Tedavisi ?
Tedavide fikir birliğine varılmış bir tedavi metodu bulunmamaktadır. Medikal tedavide vücutta su tutulumunu azaltmak amaçlı sodyum alımının kısıtlanması, alt ekstremite dolaşımını hızlandıracak egzersizler yer almaktadır.
Liposuction en önemli cerrahi tedavi yöntemidir. Bu yöntemde hastalıklı bölgeye lokal anestezik etkili solusyonlar enjekte edildikten sonra yağ hücreleri parçalanmakta ve ortaya çıkan yağ kanüller yardımıyla vücut dışına alınmaktadır. Bu sayede lipödemli bölgelerin şekillenmesi ve simetrinin sağlanması mümkün olmaktadır.
25 Kasım 2015 Çarşamba
Vücut yağ oranı nasıl ölçülür?
Tartı size hangi kiloda olduğunuzu gösterebilir ama bu gördüğünüz rakamlar gerçek yağ oranınız ile ilgili bilgi vermez. Hiç beklemediğiniz bir şekilde çok zayıf görünen biri aslında gereğinden fazla yağ oranına sahip veya iri kol kaslarına sahip sıkı görünümlü bir sporcu ideal kilosunun biraz üstünde olabilir.
Vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için birçok yöntem var ancak bu yöntemlerin bazıları doğru sonuçlar vermiyor. Örneğin, kemik yoğunluğu ölçümü kesin sonuçlar verirken, göbek deliğinize dokunmaya çalışmak gibi doğru bilinen yanlış yöntemler de var.
1-Vücut Kitle İndeksi
Nedir? Vücut Kitle İndeksi, boyunuzu ve kilonuzu karşılaştırarak sağlıklı kilonuzu bulmaya yarayan bir matematik işlemi. Çıkan rakam sizi, normal, kilolu ve obez olmak üzere bir kategoriye koyuyor. Beden Kitle İndeksi de deniyor.
İşe yarıyor mu? Her zaman değil. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre BKİ normal çıkan kişilerin yüzde 29’unun aslında obez kategorisine girecek kadar yağa sahip oldukları ortaya konmuş. Bu sebeple BKİ hesaplaması aslında zayıf görünen ama yağ oranı fazla olan kişileri doğru ölçemiyor. Bir diğer yönü de, eğer gerçekten çok kaslı ve fit biriyseniz, kas dokusu fazla ağırlık yaptığından normal indeksinizin üstünde bir sonuç alarak fazla kilolu kategorisine girebilirsiniz.
Nasıl yapılıyor? Tarayıcınızdan Beden Kitle İndeksi hesaplayıcılarını aratarak, kilo ve boy bilgilerinizi girip hesaplayabilirsiniz.
2-Bel çevresi ölçümü
Nedir? Kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santim, erkekler için de 88.5 santimdir.
İşe yarıyor mu? Evet. Dünya çapında birçok sağlık kuruluşu da bu ölçülerin doğru sonuç verdiğini onaylıyor. Karın bölgesindeki yağların fazla olması, kalp krizi ve diyabet riskini getiriyor. Bu yüzden bel çevrenizin ideal ölçülere yakın olması önemli.
Nasıl yapılıyor? Kumaş bir mezura alıp leğen kemiğinizin biraz yukarısından belinizi etrafına sarın. Belinizin etrafına tam oturmalı ama çok sıkmanıza gerek yok. Bu şekilde bel ölçünüzü görebilirsiniz.
3-İki bacak arasındaki boşluk
Nedir? İnternette yapılan bir araştırmaya göre birçok insan bu yöntemle kendini ölçmeye çalışıyor. Özellikle genç kızlar arasında oldukça yaygın bir konu. (İngilizce "thigh gap" deniyor.) Eğer ayakta durduğunuzda iki bacağınızın birleştiği yerin üst kısmında bir boşluk kalıyorsa, zayıfsınız demektir.
İşe yarıyor mu? Hayır. Bu tamamen sizin yapınıza ve kas yoğunluğunuza bağlı. Amerika’daki Obezite Hastalıkları Merkezi’nden Doktor Charlie Seltzer, bu yöntemin yağ oranınızı sağlıklı olarak ortaya çıkaramayacağını vurguluyor ve şu örneği veriyor: "Yakın zamanda bir sporcuyla çalışmıştım, bacakları oldukça kaslıydı ve durduğu zaman iki bacağının arasında herhangi bir boşluk olmuyordu ancak kilosu ve yağ oranı son derece sağlıklıydı."
Nasıl yapılıyor? Aynanın karşısına geçip bacaklarınızın arasında boşluk aramaya gerek yok. Bu gibi halk arasında doğru olduğu düşünülen yanlış yöntemler özellikle genç kadınlarda ve ergenlikte yeme bozukluğuna yol açabilir.
4-Bel-kalça oranı
Nedir? Bel-kalça oranı 0.8 ve üzerinde olan kadınların birçok ciddi hastalığa yakalanma riski daha yüksek.
İşe yarıyor mu? Evet. Hem bel çevresi ölçüsü hem de bel-kalça oranınız kalp hastalıkları ve obezite riskiyle doğru orantılı. Bel-kalça oranı yüksek olan kadınların özellikle ilerleyen yaşlarda bu hastalıklara yakalanma riski daha yüksek.
Nasıl yapılıyor? Bir mezurayı kalçanızın en geniş yerinin etrafından sarın ve ölçüsünü alın. Aldığınız ölçüyü bel ölçünüzle birlikte tarayıcınızdaki bel-kalça oranı hesaplayıcılardan birini kullanarak hesaplayabilirsiniz.
5-Karın kasları
Nedir? Eğer karın kaslarınızı görebiliyorsanız, yani six-pack'iniz varsa, o halde fitsiniz.
İşe yarıyor mu? Biraz. Dr. Seltzer bunu şöyle açıklıyor: "Derinizin altında ne kadaryağ olduğu aşağı yukarı metabolizmanızın ne kadar sağlıklı olduğu hakkında bilgi verir. Fakat sıkı karın kasları, düşük yağ oranı ve sıkı çalışma ile sıkı bir diyetin ürünüdür."
Nasıl yapılıyor? Kendinize aynanın karşısında bir bakın. Six pack’iniz olmasına gerek yok, biraz da olsa karın kaslarınızın şeklini görüyorsanız bu iyiye işaret. Eğer değilse, hayatınızda küçük değişiklikler yapıp diyet yapmaya başlama zamanınız gelmiş olabilir. Ancak en doğrusu doktora gidip kolesterol ve trigliserit ölçümlerinizi yaptırıp gerçek sonuçlara göre hareket etmeniz.
6-Göbek deliğine dokunmak
Nedir? Bir kolunuzu belinizin arkasından dolaştırarak göbek deliğinize dokunmaya çalışın, eğer dokunabiliyorsanız zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Kesinlikle hayır! Bu yöntem de tıpkı iki bacak arasındaki boşluk gibi şehir efsanesi. Bu şekilde sadece kollarınızın esnekliğini ölçebilirsiniz. Ayrıca fit kadınların birçoğu bu testi geçemiyor.
Nasıl yapılıyor? Siz en iyisi bir mezura yardımıyla gerçek bel ölçünüzü almayı deneyin.
7-Köprücük kemiği testi
Nedir? Bir rulo nesneyi (mesela saç bigudisi) alıp kürek kemiği boşluğuna koyun. Eğer düşmüyorsa, kesinlikle zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Maalesef hayır. Bunu da diğer şehir efsanesi yöntemlerin yanına ekleyebiliriz. Köprücük kemiği testi, kadınların "köprücük kemiği ne kadar çıkıksa o kadar zayıftır" şeklindeki yanlış düşüncesine dayanan popüler bir akım sadece.
Nasıl yapılıyor? Bu da vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için oldukça beyhude bir yöntem ve yine aynı şekilde ayna karşısındaki görüntüsünü beğenmeyen kadınlarda yeme bozukluklarına yol açabilir.
8-İp testi (Bel-boy oranı)
Nedir? Bel ve boy oranınızı bulmanın eğlenceli bir yolu. Eğer bel çevreniz, boy uzunluğunuzun yarısından az geliyorsa, sağlıklısınız demektir.
İşe yarıyor mu? Evet. İngiltere’deki bir ilaç dergisinde 2014 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre bel ve bol oranı, Beden Kitle İndeksi’nden daha doğru sonuçlar veriyor. Bel-boy oranı hem daha kolay, masrafsız hem de herkesin üzerinde uygulayabileceği bir ölçüm.
Nasıl yapılıyor? Bir ip ile boyunuzu ölçün, sonra ipi katlayın, ip bel ölçünüze uyuyor olmalı.
9-Biyoelektrik Empedans Analizi
Nedir? Vücudunuza elektrik dalgası göndererek ne kadar yağ dokusu olduğunu tekrar elektrik dalgalarıyla cihaza geri gönderen makina ile yapılan bir tür ölçüm.
İşe yarıyor mu? Evet, bir bakıma. Zayıflama merkezlerinde veya hastanelerde bu büyük makinalarla yapılan ölçümler kesin sonuçlar verebiliyor. Ancak buradaki sorun şu, bu cihazların evde ölçüm yapabilen küçük boyları da piyasada bulunuyor ve bunlar hiçbir zaman kesin sonuç vermiyor.
Nasıl yapılıyor? Eğer evinizde bu makinalardan biri bulunuyorsa kullanmaya devam edebilirsiniz ancak kesin sonuç vermediğini göz önünde bulundurun. Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız, çıkan oran ne olursa olsun azalarak gidiyorsa doğru yoldasınız demektir. Her gün aynı saatte aynı koşullar altında ölçüm yapın. Egzersiz yaptıktan den hemen sonra kullanmayın.
10-Çimdik testi
Nedir? Birçok zayıflama merkezinde vücut yağ oranınızı ölçmek için derinizi sıkıştıran pergeller kullanılıyor.
İşe yarıyor mu? Bu tamamen ölçümü kimin yaptığıyla alakalı. Eğer fitness antrenörü ise, aleti doğru kullanmıyor olabilir.
Nasıl yapılıyor? Pergel ile ölçmek vücudunuzdaki yağ oranı hakkında çok net bilgi verebilen bir yöntem olmasa da periyodik olarak bu testi her yaptırdığınızda çimdiklerin küçülüyor olması doğru gidiyorsunuz anlamına geliyor.
11-
Nedir? DEXA olarak da bilinen bu ölçüm genellikle kemik yoğunluğunu ve osteoporoz riskini bulmak için yapılıyor ancak vücut bileşiminizi görebilmek için de çok iyi bir yöntem.
İşe yarıyor mu? Evet. Güvenilir ve hızlı bir yöntem. DEXA, kas, yağ ve kemik yoğunluğunuzu ölçebiliyor. Ayrıca bu yöntemle karın içi yağ oranınızı da öğrenebileceğiniz için kalp hastalıkları ve diyabet riskinizi de bulabilirsiniz. Diyabet hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ciddiye alınması gereken bir hastalık.
Nasıl yapılıyor? Kemik yoğunluğu ölçümü yapan hastanelerden randevu alarak bu ölçümü yaptırabilirsiniz.
12-Sualtı kilo ölçümü
Nedir? Hidrostatik ağırlık ölçümü olarak da bilinen bu yöntemde, kişinin su dolu bir havuza girip bir oturak üzerinde kafasını öne doğru eğerek batması ve bu şekilde durması gerekiyor.
İşe yarıyor mu? Çok da kullanışlı olmadığına dair birçok eleştiri alan bir yöntem. Bu ölçüm sırasında suya batmanız ve ciğerlerinizden çıkarabildiğiniz kadar hava çıkarmanız gerekiyor. Bu her zaman kolay olmadığı için ölçüm on defa tekrarlanabiliyor. Diğer yağ ölçümü yöntemlerine göre pek de pratik değil.
Nasıl yapılıyor? Bazı zayıflama ve ölçüm merkezlerinde yapılabiliyor
(cnntürk.com.tr)
Vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için birçok yöntem var ancak bu yöntemlerin bazıları doğru sonuçlar vermiyor. Örneğin, kemik yoğunluğu ölçümü kesin sonuçlar verirken, göbek deliğinize dokunmaya çalışmak gibi doğru bilinen yanlış yöntemler de var.
1-Vücut Kitle İndeksi
Nedir? Vücut Kitle İndeksi, boyunuzu ve kilonuzu karşılaştırarak sağlıklı kilonuzu bulmaya yarayan bir matematik işlemi. Çıkan rakam sizi, normal, kilolu ve obez olmak üzere bir kategoriye koyuyor. Beden Kitle İndeksi de deniyor.
İşe yarıyor mu? Her zaman değil. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre BKİ normal çıkan kişilerin yüzde 29’unun aslında obez kategorisine girecek kadar yağa sahip oldukları ortaya konmuş. Bu sebeple BKİ hesaplaması aslında zayıf görünen ama yağ oranı fazla olan kişileri doğru ölçemiyor. Bir diğer yönü de, eğer gerçekten çok kaslı ve fit biriyseniz, kas dokusu fazla ağırlık yaptığından normal indeksinizin üstünde bir sonuç alarak fazla kilolu kategorisine girebilirsiniz.
Nasıl yapılıyor? Tarayıcınızdan Beden Kitle İndeksi hesaplayıcılarını aratarak, kilo ve boy bilgilerinizi girip hesaplayabilirsiniz.
2-Bel çevresi ölçümü
Nedir? Kadınlar için ideal bel ölçüsü 82 santim, erkekler için de 88.5 santimdir.
İşe yarıyor mu? Evet. Dünya çapında birçok sağlık kuruluşu da bu ölçülerin doğru sonuç verdiğini onaylıyor. Karın bölgesindeki yağların fazla olması, kalp krizi ve diyabet riskini getiriyor. Bu yüzden bel çevrenizin ideal ölçülere yakın olması önemli.
Nasıl yapılıyor? Kumaş bir mezura alıp leğen kemiğinizin biraz yukarısından belinizi etrafına sarın. Belinizin etrafına tam oturmalı ama çok sıkmanıza gerek yok. Bu şekilde bel ölçünüzü görebilirsiniz.
3-İki bacak arasındaki boşluk
Nedir? İnternette yapılan bir araştırmaya göre birçok insan bu yöntemle kendini ölçmeye çalışıyor. Özellikle genç kızlar arasında oldukça yaygın bir konu. (İngilizce "thigh gap" deniyor.) Eğer ayakta durduğunuzda iki bacağınızın birleştiği yerin üst kısmında bir boşluk kalıyorsa, zayıfsınız demektir.
İşe yarıyor mu? Hayır. Bu tamamen sizin yapınıza ve kas yoğunluğunuza bağlı. Amerika’daki Obezite Hastalıkları Merkezi’nden Doktor Charlie Seltzer, bu yöntemin yağ oranınızı sağlıklı olarak ortaya çıkaramayacağını vurguluyor ve şu örneği veriyor: "Yakın zamanda bir sporcuyla çalışmıştım, bacakları oldukça kaslıydı ve durduğu zaman iki bacağının arasında herhangi bir boşluk olmuyordu ancak kilosu ve yağ oranı son derece sağlıklıydı."
Nasıl yapılıyor? Aynanın karşısına geçip bacaklarınızın arasında boşluk aramaya gerek yok. Bu gibi halk arasında doğru olduğu düşünülen yanlış yöntemler özellikle genç kadınlarda ve ergenlikte yeme bozukluğuna yol açabilir.
4-Bel-kalça oranı
Nedir? Bel-kalça oranı 0.8 ve üzerinde olan kadınların birçok ciddi hastalığa yakalanma riski daha yüksek.
İşe yarıyor mu? Evet. Hem bel çevresi ölçüsü hem de bel-kalça oranınız kalp hastalıkları ve obezite riskiyle doğru orantılı. Bel-kalça oranı yüksek olan kadınların özellikle ilerleyen yaşlarda bu hastalıklara yakalanma riski daha yüksek.
Nasıl yapılıyor? Bir mezurayı kalçanızın en geniş yerinin etrafından sarın ve ölçüsünü alın. Aldığınız ölçüyü bel ölçünüzle birlikte tarayıcınızdaki bel-kalça oranı hesaplayıcılardan birini kullanarak hesaplayabilirsiniz.
5-Karın kasları
Nedir? Eğer karın kaslarınızı görebiliyorsanız, yani six-pack'iniz varsa, o halde fitsiniz.
İşe yarıyor mu? Biraz. Dr. Seltzer bunu şöyle açıklıyor: "Derinizin altında ne kadaryağ olduğu aşağı yukarı metabolizmanızın ne kadar sağlıklı olduğu hakkında bilgi verir. Fakat sıkı karın kasları, düşük yağ oranı ve sıkı çalışma ile sıkı bir diyetin ürünüdür."
Nasıl yapılıyor? Kendinize aynanın karşısında bir bakın. Six pack’iniz olmasına gerek yok, biraz da olsa karın kaslarınızın şeklini görüyorsanız bu iyiye işaret. Eğer değilse, hayatınızda küçük değişiklikler yapıp diyet yapmaya başlama zamanınız gelmiş olabilir. Ancak en doğrusu doktora gidip kolesterol ve trigliserit ölçümlerinizi yaptırıp gerçek sonuçlara göre hareket etmeniz.
6-Göbek deliğine dokunmak
Nedir? Bir kolunuzu belinizin arkasından dolaştırarak göbek deliğinize dokunmaya çalışın, eğer dokunabiliyorsanız zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Kesinlikle hayır! Bu yöntem de tıpkı iki bacak arasındaki boşluk gibi şehir efsanesi. Bu şekilde sadece kollarınızın esnekliğini ölçebilirsiniz. Ayrıca fit kadınların birçoğu bu testi geçemiyor.
Nasıl yapılıyor? Siz en iyisi bir mezura yardımıyla gerçek bel ölçünüzü almayı deneyin.
7-Köprücük kemiği testi
Nedir? Bir rulo nesneyi (mesela saç bigudisi) alıp kürek kemiği boşluğuna koyun. Eğer düşmüyorsa, kesinlikle zayıfsınız.
İşe yarıyor mu? Maalesef hayır. Bunu da diğer şehir efsanesi yöntemlerin yanına ekleyebiliriz. Köprücük kemiği testi, kadınların "köprücük kemiği ne kadar çıkıksa o kadar zayıftır" şeklindeki yanlış düşüncesine dayanan popüler bir akım sadece.
Nasıl yapılıyor? Bu da vücudunuzdaki yağ oranını ölçmek için oldukça beyhude bir yöntem ve yine aynı şekilde ayna karşısındaki görüntüsünü beğenmeyen kadınlarda yeme bozukluklarına yol açabilir.
8-İp testi (Bel-boy oranı)
Nedir? Bel ve boy oranınızı bulmanın eğlenceli bir yolu. Eğer bel çevreniz, boy uzunluğunuzun yarısından az geliyorsa, sağlıklısınız demektir.
İşe yarıyor mu? Evet. İngiltere’deki bir ilaç dergisinde 2014 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre bel ve bol oranı, Beden Kitle İndeksi’nden daha doğru sonuçlar veriyor. Bel-boy oranı hem daha kolay, masrafsız hem de herkesin üzerinde uygulayabileceği bir ölçüm.
Nasıl yapılıyor? Bir ip ile boyunuzu ölçün, sonra ipi katlayın, ip bel ölçünüze uyuyor olmalı.
9-Biyoelektrik Empedans Analizi
Nedir? Vücudunuza elektrik dalgası göndererek ne kadar yağ dokusu olduğunu tekrar elektrik dalgalarıyla cihaza geri gönderen makina ile yapılan bir tür ölçüm.
İşe yarıyor mu? Evet, bir bakıma. Zayıflama merkezlerinde veya hastanelerde bu büyük makinalarla yapılan ölçümler kesin sonuçlar verebiliyor. Ancak buradaki sorun şu, bu cihazların evde ölçüm yapabilen küçük boyları da piyasada bulunuyor ve bunlar hiçbir zaman kesin sonuç vermiyor.
Nasıl yapılıyor? Eğer evinizde bu makinalardan biri bulunuyorsa kullanmaya devam edebilirsiniz ancak kesin sonuç vermediğini göz önünde bulundurun. Eğer kilo vermeye çalışıyorsanız, çıkan oran ne olursa olsun azalarak gidiyorsa doğru yoldasınız demektir. Her gün aynı saatte aynı koşullar altında ölçüm yapın. Egzersiz yaptıktan den hemen sonra kullanmayın.
10-Çimdik testi
Nedir? Birçok zayıflama merkezinde vücut yağ oranınızı ölçmek için derinizi sıkıştıran pergeller kullanılıyor.
İşe yarıyor mu? Bu tamamen ölçümü kimin yaptığıyla alakalı. Eğer fitness antrenörü ise, aleti doğru kullanmıyor olabilir.
Nasıl yapılıyor? Pergel ile ölçmek vücudunuzdaki yağ oranı hakkında çok net bilgi verebilen bir yöntem olmasa da periyodik olarak bu testi her yaptırdığınızda çimdiklerin küçülüyor olması doğru gidiyorsunuz anlamına geliyor.
11-
Nedir? DEXA olarak da bilinen bu ölçüm genellikle kemik yoğunluğunu ve osteoporoz riskini bulmak için yapılıyor ancak vücut bileşiminizi görebilmek için de çok iyi bir yöntem.
İşe yarıyor mu? Evet. Güvenilir ve hızlı bir yöntem. DEXA, kas, yağ ve kemik yoğunluğunuzu ölçebiliyor. Ayrıca bu yöntemle karın içi yağ oranınızı da öğrenebileceğiniz için kalp hastalıkları ve diyabet riskinizi de bulabilirsiniz. Diyabet hem çocuklarda hem de yetişkinlerde ciddiye alınması gereken bir hastalık.
Nasıl yapılıyor? Kemik yoğunluğu ölçümü yapan hastanelerden randevu alarak bu ölçümü yaptırabilirsiniz.
12-Sualtı kilo ölçümü
Nedir? Hidrostatik ağırlık ölçümü olarak da bilinen bu yöntemde, kişinin su dolu bir havuza girip bir oturak üzerinde kafasını öne doğru eğerek batması ve bu şekilde durması gerekiyor.
İşe yarıyor mu? Çok da kullanışlı olmadığına dair birçok eleştiri alan bir yöntem. Bu ölçüm sırasında suya batmanız ve ciğerlerinizden çıkarabildiğiniz kadar hava çıkarmanız gerekiyor. Bu her zaman kolay olmadığı için ölçüm on defa tekrarlanabiliyor. Diğer yağ ölçümü yöntemlerine göre pek de pratik değil.
Nasıl yapılıyor? Bazı zayıflama ve ölçüm merkezlerinde yapılabiliyor
(cnntürk.com.tr)
Etiketler:
diyet,
göbek yağlanma,
kilo,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama
1 Mayıs 2015 Cuma
Ender Saraç'tan kilo verdiren mucize tarifler
Beslenme Uzmanı Ender Saraç, katıldığı bir davette kilo kontrolü ve beslenme ile ilgili ipuçları verdi. İşte, Saraç’tan beslenme tüyoları…
Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi. Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Vücuttaki şişkinlik için detoks çorbası
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın. Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Yağları eriten çay
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın” diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi:
“Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın. Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Sofranızdan eksik etmemeniz gereken baharatlar
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti:
“Beyaz ekmek, beyaz undan ve mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor. Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım. Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır. Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil, Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar. Zerdeçal, karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş, vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye, kansere karşı koruma sağlar.”
Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi. Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Vücuttaki şişkinlik için detoks çorbası
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın. Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Yağları eriten çay
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın” diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi:
“Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın. Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Sofranızdan eksik etmemeniz gereken baharatlar
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti:
“Beyaz ekmek, beyaz undan ve mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor. Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım. Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır. Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil, Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar. Zerdeçal, karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş, vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye, kansere karşı koruma sağlar.”
Etiketler:
beslenme,
çay,
detoks,
diyet,
Ender Saraç,
göbek yağlanma,
kilo,
yağ,
yağ ertime,
zayıflama
17 Nisan 2015 Cuma
Ender Saraç’tan yağları eritmenin formülü
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları (KO-MEK) Çayırova ilçe sergisi açılışında söyleşi yapan Dr. Ender Saraç kilo kontrolü ve sağlıklı beslenme için tarifler verdi.
Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği KO-MEK Çayırova ilçe sergi açılışında Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi.
Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın.
Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın’’ diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi; “Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın.
Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti; “Beyaz ekmek, beyaz undan ve Mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor.
Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım.
Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır.
Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil; Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar.
Zerdeçal; karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş; vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye; kansere karşı koruma sağlar.”
Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği KO-MEK Çayırova ilçe sergi açılışında Dr. Ender Saraç, “Kışın ağırlığını ve kilosunu baharda atmanın yolları” adlı söyleşisini gerçekleştirdi.
Kilo kontrolünün önemine değinen Saraç, “Bel kalınlığının fazla olması büyük tehlike arz eder. Şeker ve kalp rahatsızlıklarına sebep olur. Aç karnına bir bardak ballı suyun içine 10-15 damla limon damlatın, için ya da iki adet kuru kayısı ve 2 adet ceviz yiyerek kan şekerinizi yükseltin” dedi.
Dr. Ender Saraç, vücuttaki şişkinliğin atılabilmesi için bakla ve enginardan oluşan detoks çorbası tarifi verdi. Saraç, “İki litre suyun içinde enginarın göbeği, çanak yaprağı ve saplarını, üç avuç taze hindibağı, parmak ucu kadar zerdeçalı, baklayı kaynatın.
Parçalayıcı ile çorba haline getirin. Damak tadına göre biraz soğan ve sarımsak da eklenebilir. Bunu yedikten sonra gün içinde başka yiyecek tüketmeyin. Sindirim sorununuz varsa maydanoz da koyabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Tariflere devam eden Saraç, “Bu vereceğim tarifi lütfen Anadolu sarımsağı ile yapın’’ diyerek, iki tane iri ya da üç tane orta boy diş sarımsak, zencefil, su ve limon malzemeleri ile yapılan çayın tarifini verdi; “Büyük bir bardak su ile birlikte parmak ucu kadar zencefili yedi dakika kaynatın.
Ocağın altını kapattığınız an sarımsakları parmaklarınızla patlatarak suyun içine atın. İki dakika bekletin. Ilıdıktan sonra iki çay kaşığı kadar limon suyunu ekleyin. Günde iki kez için. Bu tarif kanı sulandırır, kolesterolü düşürür, yağları eritir” dedi.
Katılımcıların büyük bir dikkatle dinledikleri ve not aldıkları programda Dr. Ender Saraç konuşmasına şöyle devam etti; “Beyaz ekmek, beyaz undan ve Mısır şurubundan uzak durun. Karbonhidrat elbet tüketmemiz gerekiyor.
Tam buğday unundan yapılan ekmek gibi emilimi yavaş olan karbonhidratları tüketin. Asla kepekli ekmek sağlıklı diye düşünmeyin. Beyaz una kepek karıştırarak yapıyorlar. Nenenizin ekmeğini tüketin. Bir de protein tüketimine ağırlık verelim. Hamur toplumu değil protein toplumu olalım.
Yağ tüketimine gelince zeytinyağını öneririm. Zeytinyağı damarları tıkamayan en kaliteli yağdır. İkinci tercih olarak da tereyağını yakmadan eritin, üzerindeki beyaz köpükleri alın bir süre sonra köpük gelmemeye başlar. İşte bu sadeyağdır.
Sofranızda bulundurmanız gereken birkaç baharata gelince; zencefil, zerdeçal, kişniş, biberiye. Zencefil; Kuran-ı Kerim’de adı geçen tek baharattır. Vücuttan toksin atmaya yarar.
Zerdeçal; karaciğer ve safra kesesinin tüm pisliğini atar, kanser ve erken bunamaya karşı korur. Kişniş; vücuttan ağır metalleri atar. Biberiye; kansere karşı koruma sağlar.”
Etiketler:
beslenme,
diyet,
Ender Saraç,
göbek yağlanma,
kilo,
yağ,
yağ ertime
7 Nisan 2015 Salı
Kalıcı kilo vermenin sırrı; Yağ yakma
Yaz geliyor genelde her yaza yaklaşırken bazı kararlar alırız.Daha iyi olmak, sağlıklı beslenmek, iyi bir kariyere sahip olmak gibi hedeflerimize uygun kararlar alır ve bu yönde ilerlemeye başlarız.
Egzersizi arttırırız, yediklerimize daha bir dikkat etmeye başlarız. Buna rağmen bazı insanlar diyet yaptığını ve egzersiz yaptığını buna rağmen kilo vermediğini söyler. Diğer arkadaşlarının çok yedikleri halde hiç kilo sorunu olmadığını yakınır.
Peki nedir bu farkı oluşturan? Bu farkı ‘’metabolizma hızımız’’ oluşturur. Sağlıklı kilo vermek ve kilonuzu korumak istiyorsanız öncelikle ‘’ metabolizma hızı ‘’ nızı öğrenmeniz ve bu kalorinin altına düşmemeniz gerekir.Metabolizma hızınıza uygun beslendiğinizde, kas kaybı yaşamaz, yağ ağırlıklı kilo verirsiniz. Metabolizma hızınızın altında kalori aldığınızda, aç kaldığınızda, şok diyetler yaptığınızda vücudunuz savunmaya geçer ve metabolizma hızını yavaşlatır.
Bazal metabolizma hızımız (BMH)
Vücudumuzun ihtiyaçlarını ve faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli olan minimum enerjidir. Bu vücudunuzun bütün gün uyuduğunda harcadığı enerjidir.
Metabolizma hızımızı birçok faktör etkiler.
a.Yaş: Gençliğimizde BMH yüksekken yaşlandıkça azalır.
b.Boy: Uzun ve zayıf insanların metabolizması daha hızlıdır.
c.Büyümek: Çocukların ve hamilelerin metabolizması hızlıdır.
d.Vücut kompozisyonu: Yağsız doku ne kadar çoksa BMH o kadar çoktur.
e.Ateş: Vücut ısısıyla beraber metabolizma hızlanır.
f.Stres: Stres hormonları BMH ı hızlandırır.
g.Sıcaklık: Hem sıcak hem soğuk havada BMH artar.
h.Açlık: Açlıkta BMH düşer.
I.Yetersiz Beslenme: Yetersiz beslenme BMHı düşürür.
Metabolizmamız saatte 80 litre kanı böbreklere göndermek için çalışır. veya vücut ısısını ayarlamak için uğraşır.Aynı bir laptop gibi şarjı yani enerjisi bitene kadar çalışır, bitmeden önce de sinyaller gönderir.
Ortalama sağlıklı bireyin en az 1 ay yetecek kadar enerjisi bulunur. Kıtlıktaki bir birey birkaç ay yaşayabilir. Buna rağmen öğün atladığınızda kendinizi çok acıkmış hissedebilirsiniz. Vücudumuz enerji depolarına çok bağımlıdır bu yüzden kilolu olmamıza rağmen öğün atladığımızda çok aç hissederiz.
Bana sağlıklı beslenmeyi ve kilo vermeyi öğrenmeye gelen pek çok insan metabolizmasının nasıl çalıştığını bilmek ister. Metabolizmamız ve vücudumuz o kadar karmaşık ve mükemmel ki metabolizmayı ve metabolizma hızını anlatmak ve öğretmek biraz zaman alır. Görüldüğü gibi arkadaşımızla hatta ikiz kardeşimizle bile metabolizma hızlarımız farklıdır. Vücut kompozisyonu, boyu ve beslenme durumu birçok insanın kendine özgüdür. Sağlıklı kilo vermek isteyen her insanın öncelikle bir uzmana gidip bazal metabolizma hızına uygun beslenme önerileri alması gerekir.
Peki bazal metabolizma hızımızı ölçmeden diyet yaparsak ne olur? Bir gün bir arkadaşınız size bir diyet listesi verdi ve bununla ayda 7 kg verdiğini söyledi siz de bu diyeti yaptınız ve 1,5 kg verdiniz.Bu durumun açıklaması yine metabolizma hızıdır iki farklı insanın metabolizması da farklı çalışır.Bu yüzden size ayda kesin 7 kg garanti verileceğini söyleyen diyetlere ve desteklere asla inanmayın.Ne kadar kilo vereceğinizi sadece metabolizmanız belirleyecektir.Ya da tam tersi olabilir yaptığınız program BMH ınızın altında kalori içerir, kilo verirsiniz ama aynı zamanda kas da verirsiniz.Bunun sonucu olarak metabolizmanız yavaşlar ve hızla verdiğiniz kiloyu geri alırsınız.
Metabolizmanızı ölçmenin birçok yöntemi vardır. Bunlar bazı BMH formülleri, vücut analizi yöntemleri ve oksijen tüketimini gösteren makinalardır. Metabolizmanızın bir kez ölçülmesi de hep aynı kalacağını göstermez. BMH; yaşlandıkça, kilo aldıkça veya verdikçe stres altında değişecektir. Şişmanlık sorununuz varsa üzülmeyin çünkü kilo almayan insanların sayısı çok azdır ve İnsanların % 99,9 u kilo almaya yatkındır.
Uzman Diyetisyen, Bütüncül Sağlık Koçu, Eğitimci Gonca Güzel / Milliyet
Egzersizi arttırırız, yediklerimize daha bir dikkat etmeye başlarız. Buna rağmen bazı insanlar diyet yaptığını ve egzersiz yaptığını buna rağmen kilo vermediğini söyler. Diğer arkadaşlarının çok yedikleri halde hiç kilo sorunu olmadığını yakınır.
Peki nedir bu farkı oluşturan? Bu farkı ‘’metabolizma hızımız’’ oluşturur. Sağlıklı kilo vermek ve kilonuzu korumak istiyorsanız öncelikle ‘’ metabolizma hızı ‘’ nızı öğrenmeniz ve bu kalorinin altına düşmemeniz gerekir.Metabolizma hızınıza uygun beslendiğinizde, kas kaybı yaşamaz, yağ ağırlıklı kilo verirsiniz. Metabolizma hızınızın altında kalori aldığınızda, aç kaldığınızda, şok diyetler yaptığınızda vücudunuz savunmaya geçer ve metabolizma hızını yavaşlatır.
Bazal metabolizma hızımız (BMH)
Vücudumuzun ihtiyaçlarını ve faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli olan minimum enerjidir. Bu vücudunuzun bütün gün uyuduğunda harcadığı enerjidir.
Metabolizma hızımızı birçok faktör etkiler.
a.Yaş: Gençliğimizde BMH yüksekken yaşlandıkça azalır.
b.Boy: Uzun ve zayıf insanların metabolizması daha hızlıdır.
c.Büyümek: Çocukların ve hamilelerin metabolizması hızlıdır.
d.Vücut kompozisyonu: Yağsız doku ne kadar çoksa BMH o kadar çoktur.
e.Ateş: Vücut ısısıyla beraber metabolizma hızlanır.
f.Stres: Stres hormonları BMH ı hızlandırır.
g.Sıcaklık: Hem sıcak hem soğuk havada BMH artar.
h.Açlık: Açlıkta BMH düşer.
I.Yetersiz Beslenme: Yetersiz beslenme BMHı düşürür.
Metabolizmamız saatte 80 litre kanı böbreklere göndermek için çalışır. veya vücut ısısını ayarlamak için uğraşır.Aynı bir laptop gibi şarjı yani enerjisi bitene kadar çalışır, bitmeden önce de sinyaller gönderir.
Ortalama sağlıklı bireyin en az 1 ay yetecek kadar enerjisi bulunur. Kıtlıktaki bir birey birkaç ay yaşayabilir. Buna rağmen öğün atladığınızda kendinizi çok acıkmış hissedebilirsiniz. Vücudumuz enerji depolarına çok bağımlıdır bu yüzden kilolu olmamıza rağmen öğün atladığımızda çok aç hissederiz.
Bana sağlıklı beslenmeyi ve kilo vermeyi öğrenmeye gelen pek çok insan metabolizmasının nasıl çalıştığını bilmek ister. Metabolizmamız ve vücudumuz o kadar karmaşık ve mükemmel ki metabolizmayı ve metabolizma hızını anlatmak ve öğretmek biraz zaman alır. Görüldüğü gibi arkadaşımızla hatta ikiz kardeşimizle bile metabolizma hızlarımız farklıdır. Vücut kompozisyonu, boyu ve beslenme durumu birçok insanın kendine özgüdür. Sağlıklı kilo vermek isteyen her insanın öncelikle bir uzmana gidip bazal metabolizma hızına uygun beslenme önerileri alması gerekir.
Peki bazal metabolizma hızımızı ölçmeden diyet yaparsak ne olur? Bir gün bir arkadaşınız size bir diyet listesi verdi ve bununla ayda 7 kg verdiğini söyledi siz de bu diyeti yaptınız ve 1,5 kg verdiniz.Bu durumun açıklaması yine metabolizma hızıdır iki farklı insanın metabolizması da farklı çalışır.Bu yüzden size ayda kesin 7 kg garanti verileceğini söyleyen diyetlere ve desteklere asla inanmayın.Ne kadar kilo vereceğinizi sadece metabolizmanız belirleyecektir.Ya da tam tersi olabilir yaptığınız program BMH ınızın altında kalori içerir, kilo verirsiniz ama aynı zamanda kas da verirsiniz.Bunun sonucu olarak metabolizmanız yavaşlar ve hızla verdiğiniz kiloyu geri alırsınız.
Metabolizmanızı ölçmenin birçok yöntemi vardır. Bunlar bazı BMH formülleri, vücut analizi yöntemleri ve oksijen tüketimini gösteren makinalardır. Metabolizmanızın bir kez ölçülmesi de hep aynı kalacağını göstermez. BMH; yaşlandıkça, kilo aldıkça veya verdikçe stres altında değişecektir. Şişmanlık sorununuz varsa üzülmeyin çünkü kilo almayan insanların sayısı çok azdır ve İnsanların % 99,9 u kilo almaya yatkındır.
Uzman Diyetisyen, Bütüncül Sağlık Koçu, Eğitimci Gonca Güzel / Milliyet
Etiketler:
beslenme,
diyet,
egzersiz,
göbek yağlanma,
kilo,
metabolizma,
yağ,
zayıflama
31 Mart 2015 Salı
Yağ yakımını hızlandıran 6 mükemmel besin
BU BESİNLER METABOLİZMAYI HIZLANDIRARAK KİLO VERMEYİ KOLAYLAŞTIRIYOR.
Diyet yaparken aç kalmak yapılan en büyük hatalardan biri. Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülce Taştamel, bazı besinlerin kilo vermeyi kolaylaştırdığını söyledi ve yağ yakımını hızlandıran 6 besini sıraladı.
1.Yeşil çay: Yeşil çay içeriğinde kafein ve kateşinler bulundurur. Son yapılan çalışmalar kafein ve kateşinin yağ yakımını arttırdığını göstermiştir. Ayrıca yeşil çayın termojenik etki ile metabolizmayı hızlandırdığı, yağ dokusu artışını engelleyerek yağ yapımını baskıladığı, yağ emilimini azalttığı bilimsel araştırmalarla doğrulanmıştır. Herhangi bir kalp hastalığı bulunmadığı takdirde günde 2-3 bardak yeşil çay tüketimi yağ yakımını artırmaktadır.
2.Acı biber: Acı bibere tadını veren kapsaisin adlı madde metabolizmayı yüzde 23 hızlandırmaktadır. Günlük aynı besinleri tüketen iki grup üzerinde yapılan araştırmada bir grup ek olarak acı biber tüketirken diğer grup tüketmemiştir. Araştırma sonucunda yiyeceklerine acı biber ekleyen grubun daha hızlı kilo verdiği saptanmıştır. Günde minimum 2 adet kırmızı acı biber tüketimi metabolizma hızını artırmaktadır.
3.Süt: Yapılan araştırmalara göre süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyumun yağ yakımını artırarak zayıflamaya yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Düşük kalorili diyet ile beslenen iki gruptan birinci gruba yüksek kalsiyum içerikli diyet ikinci gruba düşük kalsiyum içerikli diyet verilmiştir. Birinci grupta kalsiyumun kalsitirol hormon dengesini düzenlemesinden dolayı daha fazla ve daha hızlı kilo kaybı görülmüştür. Ayrıca bu grupta ağırlık kaybını bel kitlesinden olması dikkat çekmiştir. Günlük 1000-1300 mg kalsiyum tüketimi kilo kaybını 2 kat artırmaktadır. Bu da yaklaşık 600 ml süt ve süt ürünlerine denk gelmektedir.
4.Zencefil: İçerdiği gingerol maddesi sayesinde metabolizmanın oldukça hızlı çalışmasını sağlar. Ayrıca vücuttaki toksinlerin ve fazla suyun dışarı atılmasına yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırması için günde 1 çay kaşığı tüketilmesi önerilmektedir.
5.Tarçın: Tarçının insülin üretimini ve metabolizma hızını arttırıcı özellikleri bulunmaktadır. Vücudumuzdaki yağ hücreleri yüksek insülin düzeyinde parçalanmakta ve enerjiye dönüşmektedir. Tarçın tüketiminde artan insülin salınımı ile karındaki depo yağlar daha hızlı parçalanmaktadır. Günde ½ çay kaşığı tarçın tüketimi yeterlidir.
6.Keten tohumu: İçeriğinde protein, demir, omega-3, omega-6, çinko, magnezyum, müsilajlar bulunur. Kan şekerini dengeler, yüksek lif içeriğinden dolayı yağın vücuttan daha hızlı atılmasına yardımcı olur. Ayrıca kalp damar hastalıklarında olumlu etkisi bulunur ve cildi yeniler. 1 tatlı kaşığı kadar keten tohumu tüketilmelidir.
Diyet yaparken aç kalmak yapılan en büyük hatalardan biri. Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülce Taştamel, bazı besinlerin kilo vermeyi kolaylaştırdığını söyledi ve yağ yakımını hızlandıran 6 besini sıraladı.
1.Yeşil çay: Yeşil çay içeriğinde kafein ve kateşinler bulundurur. Son yapılan çalışmalar kafein ve kateşinin yağ yakımını arttırdığını göstermiştir. Ayrıca yeşil çayın termojenik etki ile metabolizmayı hızlandırdığı, yağ dokusu artışını engelleyerek yağ yapımını baskıladığı, yağ emilimini azalttığı bilimsel araştırmalarla doğrulanmıştır. Herhangi bir kalp hastalığı bulunmadığı takdirde günde 2-3 bardak yeşil çay tüketimi yağ yakımını artırmaktadır.
2.Acı biber: Acı bibere tadını veren kapsaisin adlı madde metabolizmayı yüzde 23 hızlandırmaktadır. Günlük aynı besinleri tüketen iki grup üzerinde yapılan araştırmada bir grup ek olarak acı biber tüketirken diğer grup tüketmemiştir. Araştırma sonucunda yiyeceklerine acı biber ekleyen grubun daha hızlı kilo verdiği saptanmıştır. Günde minimum 2 adet kırmızı acı biber tüketimi metabolizma hızını artırmaktadır.
3.Süt: Yapılan araştırmalara göre süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyumun yağ yakımını artırarak zayıflamaya yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Düşük kalorili diyet ile beslenen iki gruptan birinci gruba yüksek kalsiyum içerikli diyet ikinci gruba düşük kalsiyum içerikli diyet verilmiştir. Birinci grupta kalsiyumun kalsitirol hormon dengesini düzenlemesinden dolayı daha fazla ve daha hızlı kilo kaybı görülmüştür. Ayrıca bu grupta ağırlık kaybını bel kitlesinden olması dikkat çekmiştir. Günlük 1000-1300 mg kalsiyum tüketimi kilo kaybını 2 kat artırmaktadır. Bu da yaklaşık 600 ml süt ve süt ürünlerine denk gelmektedir.
4.Zencefil: İçerdiği gingerol maddesi sayesinde metabolizmanın oldukça hızlı çalışmasını sağlar. Ayrıca vücuttaki toksinlerin ve fazla suyun dışarı atılmasına yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırması için günde 1 çay kaşığı tüketilmesi önerilmektedir.
5.Tarçın: Tarçının insülin üretimini ve metabolizma hızını arttırıcı özellikleri bulunmaktadır. Vücudumuzdaki yağ hücreleri yüksek insülin düzeyinde parçalanmakta ve enerjiye dönüşmektedir. Tarçın tüketiminde artan insülin salınımı ile karındaki depo yağlar daha hızlı parçalanmaktadır. Günde ½ çay kaşığı tarçın tüketimi yeterlidir.
6.Keten tohumu: İçeriğinde protein, demir, omega-3, omega-6, çinko, magnezyum, müsilajlar bulunur. Kan şekerini dengeler, yüksek lif içeriğinden dolayı yağın vücuttan daha hızlı atılmasına yardımcı olur. Ayrıca kalp damar hastalıklarında olumlu etkisi bulunur ve cildi yeniler. 1 tatlı kaşığı kadar keten tohumu tüketilmelidir.
Etiketler:
beslenme,
diyet,
göbek yağlanma,
kilo,
sağlıklı beslenme,
yağ,
zayıflama
10 Mart 2015 Salı
Zayıflatan maydanoz kürü
Metabolizmayı uyaran maydanoz, kan dolaşımını hızlandırıyor ve dokulara daha fazla kan ulaşmasını sağlayarak yağ yakıcı etki sağlıyor.
Maydanoz C vitamini açısından zengin bir bitkidir. Sağlığı koruduğu gibi vitamin deposu olduğu için her yaşta her kesimin yemesi önemle tavsiye edilir.
Her Sabah kürü için Yarım demet maydonuzu sapıyla beraber ortadan kırıp blendırın içine koyun. Bir adet tam limonun suyunu sıkıp üzerine yarım bardak su koyun. Elde ettiğiniz yeşil suyu her sabah kahvaltıdan 15 dakika önce için. Böylece gereksiz yağların yanması hızlanacak.
Not: Kür 15 gün ara vermeden yapılıyor ardından 5 gün ara verilip tekrar başlanıyor.
Maydanoz C vitamini açısından zengin bir bitkidir. Sağlığı koruduğu gibi vitamin deposu olduğu için her yaşta her kesimin yemesi önemle tavsiye edilir.
Her Sabah kürü için Yarım demet maydonuzu sapıyla beraber ortadan kırıp blendırın içine koyun. Bir adet tam limonun suyunu sıkıp üzerine yarım bardak su koyun. Elde ettiğiniz yeşil suyu her sabah kahvaltıdan 15 dakika önce için. Böylece gereksiz yağların yanması hızlanacak.
Not: Kür 15 gün ara vermeden yapılıyor ardından 5 gün ara verilip tekrar başlanıyor.
Etiketler:
diyet,
göbek yağlanma,
kilo,
metabolizma,
yağ,
zayıflama
9 Mart 2015 Pazartesi
Her yaşın ayrı ihtiyacı var!
Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, kadınların her yaşta besin ihtiyaçlarının farklı olduğunu söyledi...
Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri’nin yaşam kalitesini yükselten tavsiyeleri paylaşmak için oluşturduğu “İyi Yaşa” Programı kapsamında beslenme önerilerinde bulunan Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, kadınların her yaş döneminde farklı besinlere daha fazla ihtiyacı olduğunu belirtti. Şeber, “Döneme uygun beslenmek, kadına sağlık ve mutluluk Katar” dedi.
Doğru seçilen gıdalar ile sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmak mümkün. Ancak özelikle kadınların bazı dönemlerde bazı gıdalara ağırlık vermesi gerikiyor.
Kadınların çocukluk döneminden ergenliğe, gebelik döneminden menopoza kadar farklı dönemlerde, ihtiyaçlarına uygun beslenme şekilleri ile daha sağlıklı bir yaşam sürebileceklerini söyleyen “İyi Yaşa” Programı Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, “Kadın bedeni, söz konusu dönemlerde bazı besinlere daha çok, bazılarına ise daha az ihtiyaç duymaktadır. Döneme uygun beslenmek, kadına sağlık ve mutluluk katar” dedi. Kadınlar Günü kapsamında kadın beslenmesinde ihtiyaçlara değinen Şeber, kadınlar için beslenme önerilerini sıraladı;
Kadın bedeni yağ depolamaya müsait
Kadın bedeninin yaşantısının her döneminde erkeklere kıyasla daha fazla yağ depolamaya meyilli olduğunu söyleyen Şeber, “Ergenlik dönemi ile depolanmaya başlayan yağ dokusu, yaş ilerledikçe ve enerji alımına dikkat edilmemesi durumunda şişmanlık riski doğurur” dedi. Kadınlık hormonlarının yağ depolama yetisini artırmasının metabolizma hızını da etkilediğini anlatan Şeber, “Yağ hücreleri kas hücrelerine kıyasla daha az enerji harcadığından, kadın bedeni erkek bedenine göre daha az enerji harcar yani kadınların metabolizmaları erkeklere kıyasla daha yavaş çalışır” diye konuştu. Bu sebeple kadınların erkeklere kıyasla daha az enerji ihtiyacı olduğunu söyleyen Şeber, “Ancak bu aç kalmanız veya 3 öğün salata yemeniz anlamına gelmez” dedi.
Gebelikte yeşil yapraklı sebzeler ve baklagiller önemli
Gebelik döneminde kadın bedeninin B grubu vitaminlerden biri olan folik asit ihtiyacının arttığını söyleyen Şeber, “Bu ihtiyacın nedeni bebeğin sinir sisteminin tam gelişmesini sağlamak ve onu sakatlıklardan korumaktır” dedi. Gebelerin günde 600 mikrogram, emziren kadınların ise günde 500 mikrogram folik asit alması gerektiğine dikkat çeken Şeber, “Gebelik öncesi dönemde ve gebelik süresince folik asit desteği için bir doktora danışmanız gerekir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagilleri de sofrada ön plana çıkarabilirsiniz” diye konuştu.
Regl döneminde demire ağırlık verin
Kadın vücudunun regl döneminde demir kaybettiği için bu dönemde demir alımının arttırılması gerektiğini anlatan Şeber, “19–50 yaş arası bir erkeğin günlük demir ihtiyacı 8–10 mg iken, kadın bedeninde bu ihtiyaç 18 mg’dır. Bu da kadın bedeninin daha az enerji daha fazla demir istediğini gösterir” dedi. Sağlıklı bir şekilde demir ihtiyacının karşılanması için doğru bir beslenme planı edinilmesi gerektiğini belirten Şeber, “Kırmızı et ve diğer et grupları zengin demir kaynaklarıdır. Koyu yeşil yapraklı sebzelerde, kuru baklagillerde, kuru yemişlerde ve yumurtada ise vücutta daha zor kullanılan bir demir formu vardır. Söz konusu demir formundan maksimum fayda sağlamanız için bu besinlerin yanında bir miktar et grubu besin ve C vitamini açısından zengin sebze ve meyveleri tüketmeniz gerekir” diye konuştu.
Menopoz döneminde kalsiyum arttırılmalı
Ergenlik çağında kemik gelişimi için son derece gerekli olan kalsiyum mineralinin kadın bedeni için de çok değerli olduğuna değinen Şeber, “Yaş ilerledikçe vücuttaki kalsiyum miktarı azalır. Ayrıca aylık periyotların sonlandığı dönemde durum daha da kritik hale gelir ve vücuttan kalsiyum atımı hızlanır. Kemik kırılmalarına kadar varabilecek sağlık sorunlarından kaçınmak için vücudunuzun sesini dinlemeniz önemlidir” dedi. Bu dönemde kadınların günlük beslenme planına 2 su bardağı süt veya yoğurt ve 2 dilim peynir çeşidi eklemesi gerektiğini söyleyen Şeber, “Bazı dönemlerde kalsiyum desteğine ihtiyacınız olabilir. Bu süreçte doktorunuzun önerdiği kalsiyum desteğini “önerilen” dozda ve sıklıkta kullanmanız önemlidir” diye konuştu. PembeNar
Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri’nin yaşam kalitesini yükselten tavsiyeleri paylaşmak için oluşturduğu “İyi Yaşa” Programı kapsamında beslenme önerilerinde bulunan Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, kadınların her yaş döneminde farklı besinlere daha fazla ihtiyacı olduğunu belirtti. Şeber, “Döneme uygun beslenmek, kadına sağlık ve mutluluk Katar” dedi.
Doğru seçilen gıdalar ile sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmak mümkün. Ancak özelikle kadınların bazı dönemlerde bazı gıdalara ağırlık vermesi gerikiyor.
Kadınların çocukluk döneminden ergenliğe, gebelik döneminden menopoza kadar farklı dönemlerde, ihtiyaçlarına uygun beslenme şekilleri ile daha sağlıklı bir yaşam sürebileceklerini söyleyen “İyi Yaşa” Programı Diyetisyen ve Yaşam Koçu Gizem Şeber, “Kadın bedeni, söz konusu dönemlerde bazı besinlere daha çok, bazılarına ise daha az ihtiyaç duymaktadır. Döneme uygun beslenmek, kadına sağlık ve mutluluk katar” dedi. Kadınlar Günü kapsamında kadın beslenmesinde ihtiyaçlara değinen Şeber, kadınlar için beslenme önerilerini sıraladı;
Kadın bedeni yağ depolamaya müsait
Kadın bedeninin yaşantısının her döneminde erkeklere kıyasla daha fazla yağ depolamaya meyilli olduğunu söyleyen Şeber, “Ergenlik dönemi ile depolanmaya başlayan yağ dokusu, yaş ilerledikçe ve enerji alımına dikkat edilmemesi durumunda şişmanlık riski doğurur” dedi. Kadınlık hormonlarının yağ depolama yetisini artırmasının metabolizma hızını da etkilediğini anlatan Şeber, “Yağ hücreleri kas hücrelerine kıyasla daha az enerji harcadığından, kadın bedeni erkek bedenine göre daha az enerji harcar yani kadınların metabolizmaları erkeklere kıyasla daha yavaş çalışır” diye konuştu. Bu sebeple kadınların erkeklere kıyasla daha az enerji ihtiyacı olduğunu söyleyen Şeber, “Ancak bu aç kalmanız veya 3 öğün salata yemeniz anlamına gelmez” dedi.
Gebelikte yeşil yapraklı sebzeler ve baklagiller önemli
Gebelik döneminde kadın bedeninin B grubu vitaminlerden biri olan folik asit ihtiyacının arttığını söyleyen Şeber, “Bu ihtiyacın nedeni bebeğin sinir sisteminin tam gelişmesini sağlamak ve onu sakatlıklardan korumaktır” dedi. Gebelerin günde 600 mikrogram, emziren kadınların ise günde 500 mikrogram folik asit alması gerektiğine dikkat çeken Şeber, “Gebelik öncesi dönemde ve gebelik süresince folik asit desteği için bir doktora danışmanız gerekir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagilleri de sofrada ön plana çıkarabilirsiniz” diye konuştu.
Regl döneminde demire ağırlık verin
Kadın vücudunun regl döneminde demir kaybettiği için bu dönemde demir alımının arttırılması gerektiğini anlatan Şeber, “19–50 yaş arası bir erkeğin günlük demir ihtiyacı 8–10 mg iken, kadın bedeninde bu ihtiyaç 18 mg’dır. Bu da kadın bedeninin daha az enerji daha fazla demir istediğini gösterir” dedi. Sağlıklı bir şekilde demir ihtiyacının karşılanması için doğru bir beslenme planı edinilmesi gerektiğini belirten Şeber, “Kırmızı et ve diğer et grupları zengin demir kaynaklarıdır. Koyu yeşil yapraklı sebzelerde, kuru baklagillerde, kuru yemişlerde ve yumurtada ise vücutta daha zor kullanılan bir demir formu vardır. Söz konusu demir formundan maksimum fayda sağlamanız için bu besinlerin yanında bir miktar et grubu besin ve C vitamini açısından zengin sebze ve meyveleri tüketmeniz gerekir” diye konuştu.
Menopoz döneminde kalsiyum arttırılmalı
Ergenlik çağında kemik gelişimi için son derece gerekli olan kalsiyum mineralinin kadın bedeni için de çok değerli olduğuna değinen Şeber, “Yaş ilerledikçe vücuttaki kalsiyum miktarı azalır. Ayrıca aylık periyotların sonlandığı dönemde durum daha da kritik hale gelir ve vücuttan kalsiyum atımı hızlanır. Kemik kırılmalarına kadar varabilecek sağlık sorunlarından kaçınmak için vücudunuzun sesini dinlemeniz önemlidir” dedi. Bu dönemde kadınların günlük beslenme planına 2 su bardağı süt veya yoğurt ve 2 dilim peynir çeşidi eklemesi gerektiğini söyleyen Şeber, “Bazı dönemlerde kalsiyum desteğine ihtiyacınız olabilir. Bu süreçte doktorunuzun önerdiği kalsiyum desteğini “önerilen” dozda ve sıklıkta kullanmanız önemlidir” diye konuştu. PembeNar
Etiketler:
diyet,
sağlık,
sağlıklı beslenme,
yağ
3 Mart 2015 Salı
Kilo vermede doğru bilinen 5 yanlış!
Uluslararası Spor Beslenme Uzmanı Sencer Bulut, kilo vermek için ‘Doğru bilinen 5 yanlış!’ maddeyi açıkladı.
1-Katı ve Moda olan Diyetler hızlı sonuç verir! Yanlış
Sağlıklı kilo vermek (yağ vermek) zamana/modaya göre değişen bir sistem değildir. Günlük almanız gereken kalori miktarının, kontrollü bir biçimde altına düşerseniz, kilo vermeye başlarsınız. Günümüzde moda olmuş tek düze – katı diyetler, tartıda işe yarıyormuş gibi gözükse de sağlıklı değildir. Tartı hiçbir zaman tek başına belirleyici olamaz. Kaç kilo verdiğiniz ne kadar önemli ise, ne verdiğiniz de o kadar önemlidir. Protein diyeti, Süt diyeti, Elma diyeti gibi tek düze palavralar, sadece vücudunuza zarar verir.
2-Diyet yaparken YAĞ’dan uzak durmalıyım. Light ürünler tüketmeliyim! Yanlış
Diyet yaparken en çok dikkat etmeniz gereken gıda, karbonhidratlardır. Karbonhidrat tüketimi o kadar önemlidir ki, protein ve yağın nasıl ve ne şekilde kullanılacağına/depolanacağına karar verir. Kan şekerindeki ani oynamalar, diyetinizdeki verimliliği hemen düşürür veya yok eder. Diyet yaparken, karbonhidrat alımını minimuma düşürmelisiniz ve aldığınız karbonhidratların Glisemik İndeksi düşük gıdalar olduğunu dikkat etmelisiniz. Buna ek olarak, diyet yaparken Light ürünler falan tüketmeyiniz, bu ürünler işlenmiş ve sağlığınıza zararlı ürünlerdir. Oradan alacağınız 5-10 gram yağ ile diyetiniz bozulmaz, fakat yiyeceğiniz 5-10 gram GI’i yüksek karbonhidrat diyetinizi bozar. Dolayısı ile asıl düşman YAĞ değil, Karbonhidratlardır.
3-Kilo vermek için spor yapmalıyım! Yanlış
Sağlık bir yaşam için spor yapmanız gerekir. Kilo vermek için değil. Spor yaparak kilo veremezsiniz. ‘Ne kadar yersem yiyeyim akşam spora giderim’ mantığı tamamen yanlış olup, ne yazık ki hala gündemdedir. Metabolizmanızı sağlıklı bir biçimde hızlandırmak için spor gereklidir. Fakat saatlerce yapılan koşu/bisiklet gibi kardiyovasküler antrenmanlar, eklemlerinize zarar vereceği gibi kilonuza ve yaşınıza bağlı olarak kalbinizi de yorabilir. Diyet yaparken kişinin yapacağı spor; yaşına, vücut tipine ve sağlık durumuna göre dizayn edilmelidir. Yapılan diyete destek amacı ile yapıldığı bilinmelidir. Aksi halde spor yaparken geçirilen kalp krizlerinin sayısı artacak veya bilinçsizce yapılan hoplamalı zıplamalı grup derslerinin dizlerinize pek de fayda sağlamadığını göreceksiniz.
4-Diyet yaparken, meyve tüketmemeliyim! Yanlış
Diyet yaparken en çok tüketmeniz gereken gıdaların başında, birinci olarak SEBZELER ve ikinci olarak MEYVELER gelir. Şunu çok iyi bilmeniz gerekir ki, her gün sebze ve meyve tüketmeden sağlıklı olamazsınız. Diyet yaparken, meyve tüketimi belirli ölçüde şarttır. Meyve şekeri sizin düşündüğünüz gibi diyetinizi bozmaz. Burada önemli olan kararında tüketmektir. Aksi halde, gerekli vitamin ve minerallerden yoksun kalacak ve vücudunuz bu diyet döneminde zarar görecektir. Diyet yaparken mutlaka, ekşi yeşil elma ve içi kırmızı greyfurt tüketmek diyeti bozmanın aksine içerdiklerinden ötürü diyetinize fayda sağlayacaktır. Burada diğer bir konu, meyveler yenmelidir. Suyu sıkılıp içilmemelidir. Lifinden ayrılan meyve şekeri, işte o zaman sizin için faydasını büyük ölçüde yitirmiştir. Her gün mutlaka meyve tüketin. Diyet yapsanızda, diyet yapmasanız da meyve tüketin.
5-Belimi inceltmek, göbeğimi eritmek için mide antrenmanı yapmalıyım! Yanlış
Birincisi, bölgesel zayıflama diye bir şey yoktur. Vücut, tipine göre nereye depolamak isterse, oraya depolar ve nereden yakmak isterse oradan yakmaya başlar. Mide bölgesindeki kaslar, diğer her bölgedeki kas grupları gibi sağlıklı olmak için çalıştırılmalıdır. Mide antrenmanı yapmak, o bölgedeki yağların yanmasına ZERRE fayda sağlamaz. Bu antrenmanların şiddetini bilinçsizce arttırırsanız, bel vb gibi sakatlıkları beraberinde getirir. Her bölgedeki kas grupları gibi mide bölgesi de çalıştırılmalıdır ve buradaki yağların erimesinin, belin incelmesinin doğru ve dengeli bir diyet programı ile mümkün olacağını bilmelisiniz.
1-Katı ve Moda olan Diyetler hızlı sonuç verir! Yanlış
Sağlıklı kilo vermek (yağ vermek) zamana/modaya göre değişen bir sistem değildir. Günlük almanız gereken kalori miktarının, kontrollü bir biçimde altına düşerseniz, kilo vermeye başlarsınız. Günümüzde moda olmuş tek düze – katı diyetler, tartıda işe yarıyormuş gibi gözükse de sağlıklı değildir. Tartı hiçbir zaman tek başına belirleyici olamaz. Kaç kilo verdiğiniz ne kadar önemli ise, ne verdiğiniz de o kadar önemlidir. Protein diyeti, Süt diyeti, Elma diyeti gibi tek düze palavralar, sadece vücudunuza zarar verir.
2-Diyet yaparken YAĞ’dan uzak durmalıyım. Light ürünler tüketmeliyim! Yanlış
Diyet yaparken en çok dikkat etmeniz gereken gıda, karbonhidratlardır. Karbonhidrat tüketimi o kadar önemlidir ki, protein ve yağın nasıl ve ne şekilde kullanılacağına/depolanacağına karar verir. Kan şekerindeki ani oynamalar, diyetinizdeki verimliliği hemen düşürür veya yok eder. Diyet yaparken, karbonhidrat alımını minimuma düşürmelisiniz ve aldığınız karbonhidratların Glisemik İndeksi düşük gıdalar olduğunu dikkat etmelisiniz. Buna ek olarak, diyet yaparken Light ürünler falan tüketmeyiniz, bu ürünler işlenmiş ve sağlığınıza zararlı ürünlerdir. Oradan alacağınız 5-10 gram yağ ile diyetiniz bozulmaz, fakat yiyeceğiniz 5-10 gram GI’i yüksek karbonhidrat diyetinizi bozar. Dolayısı ile asıl düşman YAĞ değil, Karbonhidratlardır.
3-Kilo vermek için spor yapmalıyım! Yanlış
Sağlık bir yaşam için spor yapmanız gerekir. Kilo vermek için değil. Spor yaparak kilo veremezsiniz. ‘Ne kadar yersem yiyeyim akşam spora giderim’ mantığı tamamen yanlış olup, ne yazık ki hala gündemdedir. Metabolizmanızı sağlıklı bir biçimde hızlandırmak için spor gereklidir. Fakat saatlerce yapılan koşu/bisiklet gibi kardiyovasküler antrenmanlar, eklemlerinize zarar vereceği gibi kilonuza ve yaşınıza bağlı olarak kalbinizi de yorabilir. Diyet yaparken kişinin yapacağı spor; yaşına, vücut tipine ve sağlık durumuna göre dizayn edilmelidir. Yapılan diyete destek amacı ile yapıldığı bilinmelidir. Aksi halde spor yaparken geçirilen kalp krizlerinin sayısı artacak veya bilinçsizce yapılan hoplamalı zıplamalı grup derslerinin dizlerinize pek de fayda sağlamadığını göreceksiniz.
4-Diyet yaparken, meyve tüketmemeliyim! Yanlış
Diyet yaparken en çok tüketmeniz gereken gıdaların başında, birinci olarak SEBZELER ve ikinci olarak MEYVELER gelir. Şunu çok iyi bilmeniz gerekir ki, her gün sebze ve meyve tüketmeden sağlıklı olamazsınız. Diyet yaparken, meyve tüketimi belirli ölçüde şarttır. Meyve şekeri sizin düşündüğünüz gibi diyetinizi bozmaz. Burada önemli olan kararında tüketmektir. Aksi halde, gerekli vitamin ve minerallerden yoksun kalacak ve vücudunuz bu diyet döneminde zarar görecektir. Diyet yaparken mutlaka, ekşi yeşil elma ve içi kırmızı greyfurt tüketmek diyeti bozmanın aksine içerdiklerinden ötürü diyetinize fayda sağlayacaktır. Burada diğer bir konu, meyveler yenmelidir. Suyu sıkılıp içilmemelidir. Lifinden ayrılan meyve şekeri, işte o zaman sizin için faydasını büyük ölçüde yitirmiştir. Her gün mutlaka meyve tüketin. Diyet yapsanızda, diyet yapmasanız da meyve tüketin.
5-Belimi inceltmek, göbeğimi eritmek için mide antrenmanı yapmalıyım! Yanlış
Birincisi, bölgesel zayıflama diye bir şey yoktur. Vücut, tipine göre nereye depolamak isterse, oraya depolar ve nereden yakmak isterse oradan yakmaya başlar. Mide bölgesindeki kaslar, diğer her bölgedeki kas grupları gibi sağlıklı olmak için çalıştırılmalıdır. Mide antrenmanı yapmak, o bölgedeki yağların yanmasına ZERRE fayda sağlamaz. Bu antrenmanların şiddetini bilinçsizce arttırırsanız, bel vb gibi sakatlıkları beraberinde getirir. Her bölgedeki kas grupları gibi mide bölgesi de çalıştırılmalıdır ve buradaki yağların erimesinin, belin incelmesinin doğru ve dengeli bir diyet programı ile mümkün olacağını bilmelisiniz.
1 Mart 2015 Pazar
İlaç gibi zayıflatan çaylar
İncecik bir vücuda sahip olmanızı sağlayacak diyet, sağlıklı ve zinde görünmenizi sağlayan egzersiz programlarının yanına bir de bitkisel yöntemlerle uygulayacağınız tedavi ve kürleri de eklediğinizde istediğiniz sonuca ulaşmanız hayal değil.
Kilosuna dikkat edenler arasında metabolizmayı hızlandırmak günümüzün en merak edilen konuları listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Büyük çoğunluk fazla kilolardan kurtulmaya çalışırken gündelik koşturmaca nedeniyle düzenli egzersiz yapmak için yeterince vakit ayıramıyor. Bu nedenle diyet sürecini destekleyici mucizevi iksirler peşinde koşuyor.
Bu noktada metabolizmayı hızlandıran çay veya yiyeceklerin devreye girdiğini söyleyen Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aslıhan Küçük, “Bitki çaylarının metabolizmayı hızlandırma etkisi sayesinde kilo vermeye yardımcı olduğu bilimsel çalışmalar tarafından kabul ediliyor. Ancak bitki çayları kilo vermeye sadece yardımcı olur. Kilo almanıza veya verememenize neden olan beslenme biçimini değiştirmeden, fazla hareket etmeden sadece yağ yakıcı bitki çaylarını içerek kilo vermek pek mümkün değil.
Ama bitki çayları zorlu bir süreç olan diyet sırasında size çok fazla yardımcı olabilir” dedi ve istediğiniz sonuca ulaşmanızda yardımcı olacak tarifleri paylaştı:
Metabolizmanızı hızlandıran çay karışımı:
1 tatlı kaşığı dağ kekiği
1 tatlı kaşığı biberiye
1 tatlı kaşığı yeşil çay
1 tatlı kaşığı mate çayı
1 tatlı kaşığı funda yaprağı
Yapılışı: Yarım litre sıcak suda bütün malzemeleri demliyoruz üzerine yarım litre soğuk su ilave ederek ve elma ve limon dilimleriyle karıştırıp içebilirsiniz.
İştah kapatan çay karışımı:
4-5 adet gülhatmi
3 adet ardıç tohumu
1 kahve kaşığı mate yaprağı
3 yemek kaşığı ebegümeci
2 yemek kaşığı kuşburnu
1 adet zencefil
1 adet kabuk tarçın
1 yemek kaşığı melisa
2 yemek kaşığı sinameki
2 yemek kaşığı civanperçemi
2 çay kaşığı tere tohumu
3 yemek kaşığı ıhlamur
3 yemek kaşığı elma kurusu
Yapılışı: Malzemelerin hepsini karıştırıp mikserden geçirin. Elde etiğiniz tozdan her sabah 2 yemek kaşığı kadarını 2 su bardağı kaynar suyun içine atıp karıştırın. 5 dakika demlenmesini bekleyip aç karnına içebilirsiniz.
Gazdan kurtaran çay karışımı:
1 yemek kaşığı rezene
1 yemek kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı tane kimyon
1 tk anason
Yapılışı: Bütün malzemeleri sıcak suyla demleyin. Yemeklerden sonra birer fincan içebilirsiniz.
Greyfurtlu zayıflama çay karışımı:
1 tatlı kaşığı tarçın
1 Greyfurt
2 çorba kaşığı maydanoz tohumu
2 çorba kaşığı rezene
1 tatlı kaşığı bal
1 litre kaynamış su
Hazırlanışı: Malzemeleri 1 litre kaynamış suya koyup 10 dakika demlendikten sonra içebilirsiniz
Yağ Yaktıran enerjik çay karışımı:
· 1 yemek kaşığı kırmızı çay
· 1 yemek kaşığı mate çayı
· 1 tatlı kaşığı yasemin çayı
· 1 çubuk tarçın
· 4 top karabiberi
· 1 litre su
· Portakal dilimleri
· Nane Yaprakları
Hazırlanışı: Malzemelerin üzerine yavaş yavaş sıcak su dökülerek ağzı kapatılır, 5 dakika beklenir. Süzerek gün boyunca içebilirsiniz.
Kilosuna dikkat edenler arasında metabolizmayı hızlandırmak günümüzün en merak edilen konuları listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Büyük çoğunluk fazla kilolardan kurtulmaya çalışırken gündelik koşturmaca nedeniyle düzenli egzersiz yapmak için yeterince vakit ayıramıyor. Bu nedenle diyet sürecini destekleyici mucizevi iksirler peşinde koşuyor.
Bu noktada metabolizmayı hızlandıran çay veya yiyeceklerin devreye girdiğini söyleyen Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Aslıhan Küçük, “Bitki çaylarının metabolizmayı hızlandırma etkisi sayesinde kilo vermeye yardımcı olduğu bilimsel çalışmalar tarafından kabul ediliyor. Ancak bitki çayları kilo vermeye sadece yardımcı olur. Kilo almanıza veya verememenize neden olan beslenme biçimini değiştirmeden, fazla hareket etmeden sadece yağ yakıcı bitki çaylarını içerek kilo vermek pek mümkün değil.
Ama bitki çayları zorlu bir süreç olan diyet sırasında size çok fazla yardımcı olabilir” dedi ve istediğiniz sonuca ulaşmanızda yardımcı olacak tarifleri paylaştı:
Metabolizmanızı hızlandıran çay karışımı:
1 tatlı kaşığı dağ kekiği
1 tatlı kaşığı biberiye
1 tatlı kaşığı yeşil çay
1 tatlı kaşığı mate çayı
1 tatlı kaşığı funda yaprağı
Yapılışı: Yarım litre sıcak suda bütün malzemeleri demliyoruz üzerine yarım litre soğuk su ilave ederek ve elma ve limon dilimleriyle karıştırıp içebilirsiniz.
İştah kapatan çay karışımı:
4-5 adet gülhatmi
3 adet ardıç tohumu
1 kahve kaşığı mate yaprağı
3 yemek kaşığı ebegümeci
2 yemek kaşığı kuşburnu
1 adet zencefil
1 adet kabuk tarçın
1 yemek kaşığı melisa
2 yemek kaşığı sinameki
2 yemek kaşığı civanperçemi
2 çay kaşığı tere tohumu
3 yemek kaşığı ıhlamur
3 yemek kaşığı elma kurusu
Yapılışı: Malzemelerin hepsini karıştırıp mikserden geçirin. Elde etiğiniz tozdan her sabah 2 yemek kaşığı kadarını 2 su bardağı kaynar suyun içine atıp karıştırın. 5 dakika demlenmesini bekleyip aç karnına içebilirsiniz.
Gazdan kurtaran çay karışımı:
1 yemek kaşığı rezene
1 yemek kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı tane kimyon
1 tk anason
Yapılışı: Bütün malzemeleri sıcak suyla demleyin. Yemeklerden sonra birer fincan içebilirsiniz.
Greyfurtlu zayıflama çay karışımı:
1 tatlı kaşığı tarçın
1 Greyfurt
2 çorba kaşığı maydanoz tohumu
2 çorba kaşığı rezene
1 tatlı kaşığı bal
1 litre kaynamış su
Hazırlanışı: Malzemeleri 1 litre kaynamış suya koyup 10 dakika demlendikten sonra içebilirsiniz
Yağ Yaktıran enerjik çay karışımı:
· 1 yemek kaşığı kırmızı çay
· 1 yemek kaşığı mate çayı
· 1 tatlı kaşığı yasemin çayı
· 1 çubuk tarçın
· 4 top karabiberi
· 1 litre su
· Portakal dilimleri
· Nane Yaprakları
Hazırlanışı: Malzemelerin üzerine yavaş yavaş sıcak su dökülerek ağzı kapatılır, 5 dakika beklenir. Süzerek gün boyunca içebilirsiniz.
20 Şubat 2015 Cuma
Yemeklerde yağı azaltmanın 11 püf noktası
Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Çapaş, özellikle yağın insanları en çok korkutan besin grubu olduğunu ancak vücudun gereken enerjiyi yağdan aldığına dikkat çekti.
Sağlıklı beslenme programında tüm besin gruplarının doğru kombinasyonlarla bir arada ve ideal miktarlarda bulunması gerektiğini belirten Diyetisyen Merve Çapaş, "Protein, karbonhidrat ve yağ gibi 3 temell besin grubunu hayatımızdan tamamen çıkarmamız gerekmiyor. Aksine gerekli miktarın altına inmek sağlık açısından önemli sorunları da beraberinde getirebiliyor. Ancak önemli olan bu grupları kontrollü bir şekilde tüketmektir" dedi.
Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Çapaş, özellikle yağın insanları en çok korkutan besin grubu olduğunu ancak vücudun gereken enerjiyi yağdan aldığına dikkat çekti. Çapaş, yağın ne kadar ve nasıl tükettiğinin önemli olduğunu belirtirken, "Az yağ ile yapılabilecek birçok güzel tarif var" dedi. Merve Çapaş yağı az kullanmanın yolları ile ilgili 11 öneride bulunarak, şöyle dedi:
"Yağlar birçok hastalık ve fazla kilo ile ilişkilendirildiği için toplumun en korktuğu besin gruplarının başında geliyor. Fakat sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yağ tüketimi çok önemli. Önemli olan yağı gerekli miktarda kullanmak ve yemekleri bu miktara göre hazırlamak. Doğru bir beslenme programında günlük yağ tüketiminin 3-4 tatlı kaşığını aşmaması gerekiyor. Bu oranı aşmadan yağ kullanmak, vücut için gerekli besin değerini sağlarken fazla kalori alımının da önüne geçilmiş oluyor."
Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Çapaş, yemeklerde az yağ kullanmanın püf noktalarını sıraladı:
* Kendi mutfağınızın lezzet gurusu olun. Kitaplardan ve internetten az yağ ile yapılabilecek tarifler öğrenin ve bunları deneyin.
* Mutfağınızı zenginleştirin. Yemeklerin lezzetini artıran haşlanmış soğan, sarımsak, limon, sirke, nar ekşisi, otlar ve baharatlara daha çok önem verin.
* Yemekleri daha az yağla doğru şekilde pişirebilmek için yapışmaz bir tava alın. Böylece yemeklerinize ekleyeceğiniz 90 kalorilik bir yemek kaşığı yağı kullanmanıza gerek kalmaz.
* Izgarada, fırında, buharda pişirme yöntemlerini kullanın. Özellikle kızartmalardan olabildiğince uzak durun. Közlenmiş patlıcan ile hazırlanmış karnıyarık veya tost makinesinde hazırlanmış yaz kızartması hem sağlıklı hem de lezzetli alternatifler arasında.
* Sıvı yağları püskürtme tekniği ile kullanın. Sıvıyağları dökmek yerine spreyleyerek kullanmak veya tavayı yumurta fırçası ile yağlamak kullanılan yağ miktarını önemli ölçüde azaltan yöntemler.
* Yemeklerinizde lezzeti artırmak için yağlı soslar, tereyağı veya krema yerine çeşitli otlar ve baharatlardan yararlanın.
* Mutfağınızdan fesleğen, kekik, maydanoz, biberiye gibi kokulu bitkileri; tarçın, Hindistan cevizi, değirmen biber, hardal gibi baharatları ve az yağlı ya da yağsız yoğurt ve ketçap gibi kalorisi düşük tatlandırıcıları eksik etmeyin.
* Salata ve soslara mayonez ya da krema yerine yoğurt ekleyin. Özellikle süzme yoğurt kullanarak krema ile elde ettiğiniz kıvamı ve lezzeti yakalayabilirsiniz.
* Etli yemeklerde ayrıca yağ kullanmayın ve etin üzerindeki görünen yağları da yemeği hazırlamadan önce ayırın. Etin lifleri arasındaki yağlar yeterli olacaktır.
* Tavuk ya da hindi pişirirken derilerini ayırmayı unutmayın. Çünkü bu et türünde en fazla yağ deride bulunuyor.
* Balığı parşömen kağıdına veya alüminyum folyoya sararak pişirin. Bu şekilde daha kolay pişeceği için daha az yağ kullanabilir ve lezzetini koruyabilirsiniz.
Sağlıklı beslenme programında tüm besin gruplarının doğru kombinasyonlarla bir arada ve ideal miktarlarda bulunması gerektiğini belirten Diyetisyen Merve Çapaş, "Protein, karbonhidrat ve yağ gibi 3 temell besin grubunu hayatımızdan tamamen çıkarmamız gerekmiyor. Aksine gerekli miktarın altına inmek sağlık açısından önemli sorunları da beraberinde getirebiliyor. Ancak önemli olan bu grupları kontrollü bir şekilde tüketmektir" dedi.
Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Çapaş, özellikle yağın insanları en çok korkutan besin grubu olduğunu ancak vücudun gereken enerjiyi yağdan aldığına dikkat çekti. Çapaş, yağın ne kadar ve nasıl tükettiğinin önemli olduğunu belirtirken, "Az yağ ile yapılabilecek birçok güzel tarif var" dedi. Merve Çapaş yağı az kullanmanın yolları ile ilgili 11 öneride bulunarak, şöyle dedi:
"Yağlar birçok hastalık ve fazla kilo ile ilişkilendirildiği için toplumun en korktuğu besin gruplarının başında geliyor. Fakat sağlıklı bir vücuda sahip olmak için yağ tüketimi çok önemli. Önemli olan yağı gerekli miktarda kullanmak ve yemekleri bu miktara göre hazırlamak. Doğru bir beslenme programında günlük yağ tüketiminin 3-4 tatlı kaşığını aşmaması gerekiyor. Bu oranı aşmadan yağ kullanmak, vücut için gerekli besin değerini sağlarken fazla kalori alımının da önüne geçilmiş oluyor."
Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Çapaş, yemeklerde az yağ kullanmanın püf noktalarını sıraladı:
* Kendi mutfağınızın lezzet gurusu olun. Kitaplardan ve internetten az yağ ile yapılabilecek tarifler öğrenin ve bunları deneyin.
* Mutfağınızı zenginleştirin. Yemeklerin lezzetini artıran haşlanmış soğan, sarımsak, limon, sirke, nar ekşisi, otlar ve baharatlara daha çok önem verin.
* Yemekleri daha az yağla doğru şekilde pişirebilmek için yapışmaz bir tava alın. Böylece yemeklerinize ekleyeceğiniz 90 kalorilik bir yemek kaşığı yağı kullanmanıza gerek kalmaz.
* Izgarada, fırında, buharda pişirme yöntemlerini kullanın. Özellikle kızartmalardan olabildiğince uzak durun. Közlenmiş patlıcan ile hazırlanmış karnıyarık veya tost makinesinde hazırlanmış yaz kızartması hem sağlıklı hem de lezzetli alternatifler arasında.
* Sıvı yağları püskürtme tekniği ile kullanın. Sıvıyağları dökmek yerine spreyleyerek kullanmak veya tavayı yumurta fırçası ile yağlamak kullanılan yağ miktarını önemli ölçüde azaltan yöntemler.
* Yemeklerinizde lezzeti artırmak için yağlı soslar, tereyağı veya krema yerine çeşitli otlar ve baharatlardan yararlanın.
* Mutfağınızdan fesleğen, kekik, maydanoz, biberiye gibi kokulu bitkileri; tarçın, Hindistan cevizi, değirmen biber, hardal gibi baharatları ve az yağlı ya da yağsız yoğurt ve ketçap gibi kalorisi düşük tatlandırıcıları eksik etmeyin.
* Salata ve soslara mayonez ya da krema yerine yoğurt ekleyin. Özellikle süzme yoğurt kullanarak krema ile elde ettiğiniz kıvamı ve lezzeti yakalayabilirsiniz.
* Etli yemeklerde ayrıca yağ kullanmayın ve etin üzerindeki görünen yağları da yemeği hazırlamadan önce ayırın. Etin lifleri arasındaki yağlar yeterli olacaktır.
* Tavuk ya da hindi pişirirken derilerini ayırmayı unutmayın. Çünkü bu et türünde en fazla yağ deride bulunuyor.
* Balığı parşömen kağıdına veya alüminyum folyoya sararak pişirin. Bu şekilde daha kolay pişeceği için daha az yağ kullanabilir ve lezzetini koruyabilirsiniz.
Etiketler:
beslenme,
diyet,
kilo,
sağlıklı beslenme,
yağ,
zeytinyağı
3 Şubat 2015 Salı
Lipo Fit yöntemi artık Türkiye’de
Tek seansta ve bir saat içinde yağ hücrelerini yok eden yöntem ile oturduğunuz yerden incelmenin konforlu halini yaşayın.
Dengesiz beslenme, çeşitli sağlık sorunları ve doğum sonrası alınan yerleşmiş kilolardan spor ve diyetle kurtulamayanların imdadına metabolizmada şok etkisi yaratarak tek seansta yağ hücrelerini yok ederek incelme sağlayan Lipo Fit Yöntemi, artık ülkemizde de uygulanmakta.
Yerleşmiş fazla kilolarınızdan vücutta şok etkisi yaratarak yağ hücrelerinin birkaç saat gibi kısa bir sürede parçalanarak vücuttan atılmasını sağlayan Lipo Fit teknolojisinden geçiyor. Vücudunuzda biriken inatçı yağları bir saat içinde yok ederek, oturduğunuz yerden incelmenizi sağlayan bu yöntem ile; göbek, basen, bacak içi, kol altı ve bel bölgelerine vakumla yapılarak yağ hücrelerinin önce ısıtılıp sonra eksi 10 dereceye kadar soğutularak vücut tarafından bloke edilmesi sağlanıyor. Etkisini 2 -3 hafta içinde hissedeceğiniz bu yöntem ile yorulmadan, oturduğunuz yerden incelmeniz sağlanıyor.
Kilo vermek için yaşınız artık sorun olmaktan çıkıyor
Her yaş grubuna uygulana bilen ve kilo vermek için artık eskisi gibi genç dirençli bir bedene sahip değilim diye düşünenler için Ultra Ice Lipo teknolojisi kilo vermeniz konusunda zamanın önemini ortadan kaldırıyor. Kilo vermeye çalışan kişilerin, bölgesel yağlarından kurtulmasını sağlayan Lipo Fit yöntemi, İtalya Ferere Üniversitesi’nde Dr. Fabrizio ve ekibi tarafından yüzlerce hastaya uygulanmış, sonrasında Amerika ve Brezilya’da Dr. Kostas tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Yöntemi Türkiye’ye getiren, Estetik Uzmanı ve Türkiye’nin ilk Güzellik Koçu Meltem Şarkışlalı, ‘’Ameliyatsız, Ağrısız tek seansta yağ hücrelerini yok eden yöntem; doktor kontrolünde yapılması kaydıyla, hamilelik sonrası kilo problemi yaşayan kişilerin, diyabet ve tiroid hastalarının da hayatını değiştiriyor. İşlem yaklaşık 1-2 saat sürüyor” şeklinde konuştu.
Kendinizle barışık olmak özgüveninizi de yükseltecektir
Güzellik Koçu ve Estetik Uzmanı Meltem Şarkışlalı kişinin kendisi ile barışık olması özgüvenini arttıracağı gibi hem ev hem iş hem de sosyal hayatında olumlu etkiler yaşamasını sağlayacaktır dedi.
Özellikle Avrupa ve Amerika’da film öncesi oyuncuların kısa sürede hızla kilo vermesi için uygulanan bir yöntem, artık ülkemizde de kadın ve erkeklerin hizmetinde. Meltem Şarkışlalı; ünlülerin tercih ettiği bu yöntem artık kliniğimizde de uygulanmakta, zaman kaybetmeden siz de özel günlerinizde giymeyi hayal ettiğiniz kıyafetlere nasıl gireceğim diye düşünmeden bu yöntem ile ideal ölçülere ulaşabilirsiniz bilgisini verdi.
Yağ aldırma işlemleri tarih oluyor
Yağ hücrelerini herhangi bir cerrahi müdahale olmadan etkisiz hale getiren Lipo Fit yöntemi; tansiyon, şeker, kalp vb. hastalıklara sahip olup kilo vermekte zorlananlar içinde yeni bir alternatif diyen Meltem Şarkışlalı yan etkisi olmayan bu yöntem sayesinde tek seansta hastalar şikâyetçi oldukları bölgedeki yağlardan kurtuluyor açıklamasında bulundu. Kişinin yaş, kilo ve durumuna göre uygulanan bu yöntem sonrası kişiler normal hayatına hemen dönebilmekte, acı ve ağrı duymamakta.
Yerleşmiş fazla kilolarınızdan vücutta şok etkisi yaratarak yağ hücrelerinin birkaç saat gibi kısa bir sürede parçalanarak vücuttan atılmasını sağlayan Lipo Fit teknolojisinden geçiyor. Vücudunuzda biriken inatçı yağları bir saat içinde yok ederek, oturduğunuz yerden incelmenizi sağlayan bu yöntem ile; göbek, basen, bacak içi, kol altı ve bel bölgelerine vakumla yapılarak yağ hücrelerinin önce ısıtılıp sonra eksi 10 dereceye kadar soğutularak vücut tarafından bloke edilmesi sağlanıyor. Etkisini 2 -3 hafta içinde hissedeceğiniz bu yöntem ile yorulmadan, oturduğunuz yerden incelmeniz sağlanıyor.
Kilo vermek için yaşınız artık sorun olmaktan çıkıyor
Her yaş grubuna uygulana bilen ve kilo vermek için artık eskisi gibi genç dirençli bir bedene sahip değilim diye düşünenler için Ultra Ice Lipo teknolojisi kilo vermeniz konusunda zamanın önemini ortadan kaldırıyor. Kilo vermeye çalışan kişilerin, bölgesel yağlarından kurtulmasını sağlayan Lipo Fit yöntemi, İtalya Ferere Üniversitesi’nde Dr. Fabrizio ve ekibi tarafından yüzlerce hastaya uygulanmış, sonrasında Amerika ve Brezilya’da Dr. Kostas tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Yöntemi Türkiye’ye getiren, Estetik Uzmanı ve Türkiye’nin ilk Güzellik Koçu Meltem Şarkışlalı, ‘’Ameliyatsız, Ağrısız tek seansta yağ hücrelerini yok eden yöntem; doktor kontrolünde yapılması kaydıyla, hamilelik sonrası kilo problemi yaşayan kişilerin, diyabet ve tiroid hastalarının da hayatını değiştiriyor. İşlem yaklaşık 1-2 saat sürüyor” şeklinde konuştu.
Kendinizle barışık olmak özgüveninizi de yükseltecektir
Güzellik Koçu ve Estetik Uzmanı Meltem Şarkışlalı kişinin kendisi ile barışık olması özgüvenini arttıracağı gibi hem ev hem iş hem de sosyal hayatında olumlu etkiler yaşamasını sağlayacaktır dedi.
Özellikle Avrupa ve Amerika’da film öncesi oyuncuların kısa sürede hızla kilo vermesi için uygulanan bir yöntem, artık ülkemizde de kadın ve erkeklerin hizmetinde. Meltem Şarkışlalı; ünlülerin tercih ettiği bu yöntem artık kliniğimizde de uygulanmakta, zaman kaybetmeden siz de özel günlerinizde giymeyi hayal ettiğiniz kıyafetlere nasıl gireceğim diye düşünmeden bu yöntem ile ideal ölçülere ulaşabilirsiniz bilgisini verdi.
Yağ aldırma işlemleri tarih oluyor
Yağ hücrelerini herhangi bir cerrahi müdahale olmadan etkisiz hale getiren Lipo Fit yöntemi; tansiyon, şeker, kalp vb. hastalıklara sahip olup kilo vermekte zorlananlar içinde yeni bir alternatif diyen Meltem Şarkışlalı yan etkisi olmayan bu yöntem sayesinde tek seansta hastalar şikâyetçi oldukları bölgedeki yağlardan kurtuluyor açıklamasında bulundu. Kişinin yaş, kilo ve durumuna göre uygulanan bu yöntem sonrası kişiler normal hayatına hemen dönebilmekte, acı ve ağrı duymamakta.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















