Soğuk havaların yavaş yavaş kendini hissettirmesiyle burun akıntıları, baş ağrıları, boğaz ağrıları ve öksürük gibi birçok soğuk algınlığı belirtisi ortaya çıkıyor. Soğuk algınlığı, farklı virüslerin neden olduğu bir enfeksiyon türüdür. Çok ağır olmadığı sürece evde doğal yöntemlerle tedavi edilebilir. İşte soğuk algınlıklarına iyi gelecek 5 doğal yöntem!
sarımsak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sarımsak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Ekim 2017 Perşembe
17 Eylül 2017 Pazar
Sarımsak ayak mantarına iyi geliyor
Ayak mantarına iyi gelen doğal formül: Sarımsak ve zeytinyağı
Sarımsakta ajoene denilen ve ayak mantarlarına karşı çok etkili olduğu bilinen bir birleşik bulunuyor. Birkaç diş sarımsağı biraz zeytinyağı ile ezip ayaklarınıza en az yarım saat boyunca yedirin. Bu işlemi günde iki kere tekrar edin. Ayak mantarlarınızın azaldığını göreceksiniz.
Sarımsakta ajoene denilen ve ayak mantarlarına karşı çok etkili olduğu bilinen bir birleşik bulunuyor. Birkaç diş sarımsağı biraz zeytinyağı ile ezip ayaklarınıza en az yarım saat boyunca yedirin. Bu işlemi günde iki kere tekrar edin. Ayak mantarlarınızın azaldığını göreceksiniz.
4 Nisan 2017 Salı
Kanser riskini azaltan 7 kural
Kanser tüm dünyada ve ülkemizde kalp damar hastalıklarından sonra kaynağı belli olan ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Memorial Şişli Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Soley Bayraktar, kanserden korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.
1- Sarımsak ve soğanı sofranızdan eksik etmeyin
İşlenmiş yiyecekler yemek borusu, pankreas ve kalın bağırsak gibi kanserlerin riskini artırmaktadır. Sofralarda işlenmiş ürünler yerine; kanseri sevmeyen brezilya yemişi, brokoli, samon balığı, avokado, karnabahar, soğan ve sarımsağı tercih edilebilir.
2- Güneş ışığını kontrollü kullanın
Deri kanseri sanıldığından daha sık rastlanılan ancak önlem alındığı takdirde önlenmesi en kolay kanser türlerindendir. Bu nedenle deri kanserinin en önemli sebeplerinden birisi olan güneş ışınlarını kontrollü ve bilinçli kullanmak gerekmektedir. Yaz aylarında güneş ışınlarından saat 10:00-16:00 saatleri arasında uzak durulması gerekmektedir. Zorunlu hallerde en az 30 faktörlü güneş koruyucu sürülmesi, uzun kollu tişörtler ve pantolonlar giyilmesi, geniş bir şapka ve güneş gözlüğü kullanılması gerekir. Bronzlaşmak için solaryumdan kesinlikle uzak durulmalıdır.
3- Düzenli egzersiz yapın ve ideal kiloda kalın
İdeal kiloda kalınarak böbrek, prostat, akciğer, kalın bağırsak ve meme kanseri riski en aza indirilebilir. Haftada 150 dakika aerobik egzersiz yapmanın sayısız faydası bulunmaktadır. Bu süreyi günlük orta seviye zorlukta yapılan 30’ar dakikalık egzersizlere bölmek kişinin hem çok aktif olmasını kalmasını hem de bedenen ve ruhen sağlıklı olmasını sağlayacaktır.
4- Sigara ve alkolü hayatınızdan çıkarın
Sigara ve alkol başta akciğer olmak üzere; baş-boyun, dudak, ağız içi, kalın bağırsak, pankreas, böbrek, karaciğer, mesane, rahim ağzı ve meme kanseri riskini artırmaktadır. Sigara kullananların yanında bulunan kişiler bile pasif içici durumuna düşerek, akciğer kanseri riski ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu nedenle kendimize ve çevremize yapabileceğimiz en önemli iyilik, tüm sigara ürünleri ve alkolü hayatımızdan çıkarmak olacaktır.
5- Aşılarınızı ihmal etmeyin
• Hepatit B virüsü karaciğer kanserine sebep olabilmektedir. Özellikle sağlık sektöründe çalışanların, birden fazla kişiyle ilişkiye girenlerin, çocukların, uyuşturucu ilaç kullananların, eşcinsel bireylerin hepatit B virüsü aşısı yaptırması son derece önemlidir.
• Human papillomavirus (HPV) rahim ağzı kanseri, genital organların kanserleri ve baş-boyun bölgesindeki kanserlere sebep olabilir. HPV aşısı hem erkek hem de kız çocuklarında 11-12 yaşlarına geldiklerinde önerilmektedir. Eğer kişi çocukken bu aşıyı olmadıysa, istediğiniz yaşta yaptırabilir.
6- Riskli davranışlardan uzak durun
Kanseri önlemek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, tehlikeli davranışlardan uzak durulmasıdır. Örneğin, tehlikeli cinsel ilişkilere girmekten kaçınılmalıdır. Çok sayıda partnerle beraber olmak veya cinsel ilişki sırasında kondom kullanmamak kanser riskini artırır. HPV ve HIV virüsleri cinsel ilişkiyle bulaşır ve bu virüsler rahim ağzı kanseri, karaciğer kanseri, baş-boyun kanseri, genital bölgelerin kanserleri (anüs, penis, vulva, vajen), sarkom, lenfoma ve akciğer kanserine sebep olabilir.
7- Düzenli doktor kontrollerinizi yaptırın
Bazı kanserlerin erken evrede yakalanabilmesi taramalarla mümkündür. Bunlar meme, rahim ağzı, akciğer, kalın bağırsak ve deri kanserleridir. Erken evrede yakalanan kanserlerin tedavisi hem daha kolaydır hem de tedavinin başarılı olma şansı çok yüksektir. (cnntürk)
1- Sarımsak ve soğanı sofranızdan eksik etmeyin
İşlenmiş yiyecekler yemek borusu, pankreas ve kalın bağırsak gibi kanserlerin riskini artırmaktadır. Sofralarda işlenmiş ürünler yerine; kanseri sevmeyen brezilya yemişi, brokoli, samon balığı, avokado, karnabahar, soğan ve sarımsağı tercih edilebilir.
2- Güneş ışığını kontrollü kullanın
Deri kanseri sanıldığından daha sık rastlanılan ancak önlem alındığı takdirde önlenmesi en kolay kanser türlerindendir. Bu nedenle deri kanserinin en önemli sebeplerinden birisi olan güneş ışınlarını kontrollü ve bilinçli kullanmak gerekmektedir. Yaz aylarında güneş ışınlarından saat 10:00-16:00 saatleri arasında uzak durulması gerekmektedir. Zorunlu hallerde en az 30 faktörlü güneş koruyucu sürülmesi, uzun kollu tişörtler ve pantolonlar giyilmesi, geniş bir şapka ve güneş gözlüğü kullanılması gerekir. Bronzlaşmak için solaryumdan kesinlikle uzak durulmalıdır.
3- Düzenli egzersiz yapın ve ideal kiloda kalın
İdeal kiloda kalınarak böbrek, prostat, akciğer, kalın bağırsak ve meme kanseri riski en aza indirilebilir. Haftada 150 dakika aerobik egzersiz yapmanın sayısız faydası bulunmaktadır. Bu süreyi günlük orta seviye zorlukta yapılan 30’ar dakikalık egzersizlere bölmek kişinin hem çok aktif olmasını kalmasını hem de bedenen ve ruhen sağlıklı olmasını sağlayacaktır.
4- Sigara ve alkolü hayatınızdan çıkarın
Sigara ve alkol başta akciğer olmak üzere; baş-boyun, dudak, ağız içi, kalın bağırsak, pankreas, böbrek, karaciğer, mesane, rahim ağzı ve meme kanseri riskini artırmaktadır. Sigara kullananların yanında bulunan kişiler bile pasif içici durumuna düşerek, akciğer kanseri riski ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu nedenle kendimize ve çevremize yapabileceğimiz en önemli iyilik, tüm sigara ürünleri ve alkolü hayatımızdan çıkarmak olacaktır.
5- Aşılarınızı ihmal etmeyin
• Hepatit B virüsü karaciğer kanserine sebep olabilmektedir. Özellikle sağlık sektöründe çalışanların, birden fazla kişiyle ilişkiye girenlerin, çocukların, uyuşturucu ilaç kullananların, eşcinsel bireylerin hepatit B virüsü aşısı yaptırması son derece önemlidir.
• Human papillomavirus (HPV) rahim ağzı kanseri, genital organların kanserleri ve baş-boyun bölgesindeki kanserlere sebep olabilir. HPV aşısı hem erkek hem de kız çocuklarında 11-12 yaşlarına geldiklerinde önerilmektedir. Eğer kişi çocukken bu aşıyı olmadıysa, istediğiniz yaşta yaptırabilir.
6- Riskli davranışlardan uzak durun
Kanseri önlemek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, tehlikeli davranışlardan uzak durulmasıdır. Örneğin, tehlikeli cinsel ilişkilere girmekten kaçınılmalıdır. Çok sayıda partnerle beraber olmak veya cinsel ilişki sırasında kondom kullanmamak kanser riskini artırır. HPV ve HIV virüsleri cinsel ilişkiyle bulaşır ve bu virüsler rahim ağzı kanseri, karaciğer kanseri, baş-boyun kanseri, genital bölgelerin kanserleri (anüs, penis, vulva, vajen), sarkom, lenfoma ve akciğer kanserine sebep olabilir.
7- Düzenli doktor kontrollerinizi yaptırın
Bazı kanserlerin erken evrede yakalanabilmesi taramalarla mümkündür. Bunlar meme, rahim ağzı, akciğer, kalın bağırsak ve deri kanserleridir. Erken evrede yakalanan kanserlerin tedavisi hem daha kolaydır hem de tedavinin başarılı olma şansı çok yüksektir. (cnntürk)
Sarımsak ile nar, sağlık ve güzellik iksiri
Antalya Kamu Hastaneler Birliği (AKHB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Necat Yılmaz, sarımsak ve narın şifa kaynağı olduğunu belirterek, "Sarımsak soyulup 24 ay limon ve sirke içerisinde bekletilirse, nar da yeteri kadar tüketilirse sağlık ve güzellik iksirine dönüşür" dedi.
Sofraların vazgeçilmezleri arasında yer alan sarımsak ve narın birçok hastalığa iyi geldiği belirtilirken, güzelliğe de katkı sağladığı ifade edildi. Üniversitede araştırma yaptığı dönemlerde hem narın, hem de sarımsağın eşsiz sağlık özelliklerini tespit ettiğini söyleyen AKHB Genel Sekreteri Prof. Dr. Necat Yılmaz, Türkiye’de üretilen sebze ve meyvelerin her birinin sağlık deposu olduğunu vurguladı.
Narın içerisindeki birçok bileşik sayesinde antioksidan özelliği olduğunu, bu nedenle bir nevi güzellik, sağlık iksiri bir meyve haline geldiğini belirten Prof. Dr. Necat Yılmaz, “Ama halkımıza bu yeterince tanıtılmadığı için faydalanamıyor. Sarımsak soyulup 24 ay limon ve sirke içerisinde bekletildiğinde farklı bir özellik kazanıyor. Yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE) dediğimiz bir hale dönüşüyor. Naturel bir gıda haline geliyor. Nar da yeteri kadar tüketilirse sağlık ve güzellik iksirine dönüşür” değerlendirmesinde bulundu.
YILLANMIŞ SARIMSAĞIN FAYDALARI
Halka bol bol sebze ve meyve tüketmelerini tavsiye eden Prof. Dr. Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sarımsağı bekletip yıllandırırlarsa müthiş bir sağlık kaynağı haline geleceğine inanıyorum. Özellikle çağımızın hastalığı olan damar kireçlenmesi büyük ölçüde bu yolla engellenebiliyor. Tedavi edilebiliyor. Karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici etkiye sahip olduğu kanıtlandı. İlaca cevap vermeyen ‘maling hipertansiyon’ dediğimiz vakalarda dahi tansiyon düzenlenmesine katkıda bulunuyor.” DHA
Sofraların vazgeçilmezleri arasında yer alan sarımsak ve narın birçok hastalığa iyi geldiği belirtilirken, güzelliğe de katkı sağladığı ifade edildi. Üniversitede araştırma yaptığı dönemlerde hem narın, hem de sarımsağın eşsiz sağlık özelliklerini tespit ettiğini söyleyen AKHB Genel Sekreteri Prof. Dr. Necat Yılmaz, Türkiye’de üretilen sebze ve meyvelerin her birinin sağlık deposu olduğunu vurguladı.
Narın içerisindeki birçok bileşik sayesinde antioksidan özelliği olduğunu, bu nedenle bir nevi güzellik, sağlık iksiri bir meyve haline geldiğini belirten Prof. Dr. Necat Yılmaz, “Ama halkımıza bu yeterince tanıtılmadığı için faydalanamıyor. Sarımsak soyulup 24 ay limon ve sirke içerisinde bekletildiğinde farklı bir özellik kazanıyor. Yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE) dediğimiz bir hale dönüşüyor. Naturel bir gıda haline geliyor. Nar da yeteri kadar tüketilirse sağlık ve güzellik iksirine dönüşür” değerlendirmesinde bulundu.
YILLANMIŞ SARIMSAĞIN FAYDALARI
Halka bol bol sebze ve meyve tüketmelerini tavsiye eden Prof. Dr. Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sarımsağı bekletip yıllandırırlarsa müthiş bir sağlık kaynağı haline geleceğine inanıyorum. Özellikle çağımızın hastalığı olan damar kireçlenmesi büyük ölçüde bu yolla engellenebiliyor. Tedavi edilebiliyor. Karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici etkiye sahip olduğu kanıtlandı. İlaca cevap vermeyen ‘maling hipertansiyon’ dediğimiz vakalarda dahi tansiyon düzenlenmesine katkıda bulunuyor.” DHA
Etiketler:
beslenme,
nar,
sağlıklı beslenme,
sarımsak
8 Ekim 2016 Cumartesi
Gerçekten işe yarayan 7 ev yapımı ilaç ve arkasındaki bilim
İnsanlar yüzyıllardır bazı tuhaf ilaçların hastalıkları iyileştirmedeki gücüne hiç şüphesiz inanıyorlar. Bu tedavi yöntemlerinin bazıları modern standartlara oldukça ters düşse de birkaç yöntem var ki belli bir dereceye kadar şaşırtıcı bir şekilde etkili.
Kürler ve gerçekler
Live Science’a konuşan “Boğazımda Bir Kurbağa ile Daha İyi Hissediyorum: En Değişik Kürler’in Tarihi” isimli kitabın yazarı Carlyn Beccia Cerniglia, “Neredeyse her kültürde sözlü gelenekler ile birlikte nesilden nesile geçen birçok popüler ev yapımı ilaç vardır, kime sorarsanız sorun mutlaka ‘Bu kürü anneannem bana yapardı’ cevabını duyarsınız” diyor.
İşte modern tıbba bile ilham veren ve bazı durumlarda oldukça etkili olan 7 ev yapımı "ilaç":
1.Fasulye yaprakları tahtakurularını uzak tutuyor
Yattığımız yatak ve etrafına fasulye yaprakları serpmek tahtakuruları ile mücadelede oldukça etkili. Kökeninin Balkanlar olduğu düşünülen bu yöntem, bizi tahtakurusu istilasından koruyor. Bu uygulamanın arkasındaki bilim ise şöyle: Fasulye yapraklarının üstünde bulunan mikroskobik iplikçikler tahtakurularını ya öldürüyor ya da onlar için bir kapan görevi görüyor.
2.Sarımsak
Amerikalılar, sarımsağın boğmaca ile mücadelede oldukça etkili bir ilaç olduğunu düşünüyorlar. Fakat sarımsağın tek faydası bu değil. Arizona Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezi’nden doktor Andrew Weil, sarımsağın antibakteriyel bir silah olduğunu ve aynı zamanda virüslerin yayılmasında önleyici bir rol oynadığını vurguluyor.
Live Science’a konuşan “Boğazımda Bir Kurbağa ile Daha İyi Hissediyorum: En Değişik Kürler’in Tarihi” isimli kitabın yazarı Carlyn Beccia Cerniglia, “Neredeyse her kültürde sözlü gelenekler ile birlikte nesilden nesile geçen birçok popüler ev yapımı ilaç vardır, kime sorarsanız sorun mutlaka ‘Bu kürü anneannem bana yapardı’ cevabını duyarsınız” diyor.
İşte modern tıbba bile ilham veren ve bazı durumlarda oldukça etkili olan 7 ev yapımı "ilaç":
1.Fasulye yaprakları tahtakurularını uzak tutuyor
Yattığımız yatak ve etrafına fasulye yaprakları serpmek tahtakuruları ile mücadelede oldukça etkili. Kökeninin Balkanlar olduğu düşünülen bu yöntem, bizi tahtakurusu istilasından koruyor. Bu uygulamanın arkasındaki bilim ise şöyle: Fasulye yapraklarının üstünde bulunan mikroskobik iplikçikler tahtakurularını ya öldürüyor ya da onlar için bir kapan görevi görüyor.
2.Sarımsak
Amerikalılar, sarımsağın boğmaca ile mücadelede oldukça etkili bir ilaç olduğunu düşünüyorlar. Fakat sarımsağın tek faydası bu değil. Arizona Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezi’nden doktor Andrew Weil, sarımsağın antibakteriyel bir silah olduğunu ve aynı zamanda virüslerin yayılmasında önleyici bir rol oynadığını vurguluyor.
3.Kurbağalar
Geleneksel bir Rus inancına göre ise kurbağalar sütün ekşimesini önlüyor. Bu uygulamanın gerçekten işe yaradığına dair bilimsel kanıtlar da mevcut. 2012 yılında yapılan bir araştırma, kurbağaların derilerinin antibakteriyel bir salgıyla kaplı olduğunu ve bu salgının kurbağaları rutubetli yerlerde gelişen patojenlerden koruduğunu iddia ediyor.
Amerikan Kimya Derneği’nin raporuna göre, kahverengi Rus kurbağalarında (Rana temporaria) antibiyotik aktivite gösteren 21 farklı kimyasal madde bulunmakta. Yeni yapılan araştırmalar ise bu bulguları daha ileri bir boyuta taşıyarak kurbağa derisinde patojenlere karşı savaşabilecek içeriğe sahip 76 farklı kimyasalın olduğunu vurguluyor.
Belki de bu salgılar, bozulmaya sebebiyet veren zararlı bakteri ve mikropları sütten uzak tutmakta etkin bir rol oynuyordur ve bu durum ise geleneksel Rus uygulamasına bilimsel bir dayanak oluşturuyordur.
4.Bal
Antik Mısır, Çin, Hindistan ve Afrika’da balın ülser ve yanık gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığı Michigan Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmada ortaya konmuştu. Bugün doktorlar hala balın birçok tedavide takviye besin olarak kullanılmasını uygun görüyor.
Örneğin, 2012 yılında yapılan bir araştırma yatmadan yarım saat önce yenilen balın öksürme sıklığını azalttığını ortaya koyuyor. Ayrıca yara üstüne sürülen balın iyileşme sürecini hızlandırdığı da iddia ediliyor.
5.Sivrisinek-kıran Bitki
Güney Amerika’da yetişen ve Amerikan böğürtleni olarak bilinen bu bitki, sivrisinekleri sizden uzak tutmakta etkili bir yöntem. Mississippi’nin kırsallarında yaygın olan bu inanışa göre, bu bitkinin yapraklarını ezip vücudunuza sürerek sivrisineklerden korunmanız mümkün. Bu yöntemin geçerliliği, Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nda çalışan bilim insanlarınca da onaylanıyor.
Böğürtlenin içerdiği üç bileşenin bu etkiye yol açtığı söyleniyor.
6.Soğan
Soğan, birçok ev yapımı ilacın reçetesinde sarsılmaz bir yere sahip. 2014 yılında Live Science’ın yayınladığı bir rapora göre soğan, C vitamini, sülfürik bileşenler, flavonoidler ve fitokimyasal maddeler açısından oldukça sağlıklı bir kaynak niteliğinde.
Fitokimyasallar, kanser, diyabet ve kalp hastalıklarından koruyucu bazı bileşenler içeriyor. Meyve ve sebzelere pigment sağlayan flavonoidlerin ise Parkinson ve kalp damar rahatsızlıklarının riskini azaltmada etkin bir rol oynadığı iddia ediliyor.
7.Zencefil
Birçok kişi zencefili soğuk algınlığının tüm belirtilerine karşı etkin bir ilaç olduğunu düşünür; ancak Live Science’ta yayınlanan bir makaleye göre, zencefil en çok mide bulantısının tedavisinde etkili olduğunu vurguluyor. Ayrıca 2012’de yapılan bir araştırma, zencefilin kalın bağırsak iltihabına iyi geldiğini ve kolon kanseri riskini azaltabileceğini ileri sürüyor.
Etiketler:
beslenme,
sağlık,
sağlıklı beslenme,
sarımsak,
soğan
30 Mart 2015 Pazartesi
Zayıflatan sarımsak suyu kürü
Antioksidan deposu sarımsak ile yaza daha ince bir vücutla girebilirsiniz. İşte sarımsak suyunun faydası ve zayıflatan sarımsak suyu kürü...
Sarımsak suyundaki besleyici öğeler bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonları engeller ve kötü kolesterolden korur.
Kilo vermek isteyenler için sarımsak suyu kürü zayıflatıcı özelliğiyle idealdir. İçerisindeki alisin maddesi sayesinde obeziteye karşı çok etkilidir ve zayıflamayı destekler.
Sarımsak suyu nasıl yapılır?
1 baş sarımsaktaki dişleri iyice ezin ve yıkayın.
Sarımsak ezicinin içerisinde koyup iyice püre haline gelene kadar ezin. Temiz bir kasenin içine mercimek çorbasını süzgeçten geçirir gibi sarımsakların suyunu çıkarın. Bir kaç bardak temiz suyu da ekleyip karıştırın. İçerisine bir kaç damla limon ve şeker ekleyerek tüketebilirsiniz.
Sarımsak suyunu direkt olarak içmek istemezseniz yemeğinize de karıştırarak tüketebilirsiniz.
Sarımsak suyundaki besleyici öğeler bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonları engeller ve kötü kolesterolden korur.
Kilo vermek isteyenler için sarımsak suyu kürü zayıflatıcı özelliğiyle idealdir. İçerisindeki alisin maddesi sayesinde obeziteye karşı çok etkilidir ve zayıflamayı destekler.
Sarımsak suyu nasıl yapılır?
1 baş sarımsaktaki dişleri iyice ezin ve yıkayın.
Sarımsak ezicinin içerisinde koyup iyice püre haline gelene kadar ezin. Temiz bir kasenin içine mercimek çorbasını süzgeçten geçirir gibi sarımsakların suyunu çıkarın. Bir kaç bardak temiz suyu da ekleyip karıştırın. İçerisine bir kaç damla limon ve şeker ekleyerek tüketebilirsiniz.
Sarımsak suyunu direkt olarak içmek istemezseniz yemeğinize de karıştırarak tüketebilirsiniz.
5 Ocak 2015 Pazartesi
Sarımsak çayı neye iyi geliyor?
Sarımsak çayı güçlü ve bazılarımız için rahatsız edici kokusu ile içmekte tereddüt edilen çaylar arasında.
Ancak son zamanlarda özellikle zayıflatıcı özelliği ile gündeme gelen sarımsağın, saç bakımı, kalp sağlığı, kilo verme ve daha bir çok hastalıkla savaşmak konusunda çok fazla faydası olması ile tüketimi artmış durumda.
Alerjilerle savaşarak vücut direncini arttıran sarımsak çayı, kış aylarında hastalıklarla savaşmak için birebir. Yüksek tansiyon hastaları için de öneriklen sarımsak çayı yüz yıllardır şifa olarak kullanılmakta.
Sarımsak çayının hazırlanması hiç zor değil. Sarımsak çayı vücudumuzu toksinlerden arındırdığı gibi Diyet yaparken oldukça önemli bir yardımcı.
Sarımsak Çayının Faydaları
Kalp hastalıklarına karşı korur
Mineral ve vitamin zenginidir
Midemize zarar verecek parazitlerden korur
Sindirim sistemimizi temizlemekte ustadır
Midedeki gazı giderir
Sinüzit sorunu olanlarda çok fayda sağlamaktadır
Bronşitin etkilerini azaltır
Grip ile savaşır
Vücut direncini enfeksiyonlara karşı arttırır
Sarımsak Çayı Nasıl Hazırlanır?
*2 diş sarımsağı kaynatıyoruz. Ilınıp içilecek kıvama geldikten sonra 1 çay kaşığı bal ve çekrek limon sıkarak içebiliriz.
*Bal kaynar derecedeki suya karıştırılmamalıdır. Her bir çay bardağı için 1-2 diş sarımsak yeterli olacaktır.
Ancak son zamanlarda özellikle zayıflatıcı özelliği ile gündeme gelen sarımsağın, saç bakımı, kalp sağlığı, kilo verme ve daha bir çok hastalıkla savaşmak konusunda çok fazla faydası olması ile tüketimi artmış durumda.
Alerjilerle savaşarak vücut direncini arttıran sarımsak çayı, kış aylarında hastalıklarla savaşmak için birebir. Yüksek tansiyon hastaları için de öneriklen sarımsak çayı yüz yıllardır şifa olarak kullanılmakta.
Sarımsak çayının hazırlanması hiç zor değil. Sarımsak çayı vücudumuzu toksinlerden arındırdığı gibi Diyet yaparken oldukça önemli bir yardımcı.
Sarımsak Çayının Faydaları
Kalp hastalıklarına karşı korur
Mineral ve vitamin zenginidir
Midemize zarar verecek parazitlerden korur
Sindirim sistemimizi temizlemekte ustadır
Midedeki gazı giderir
Sinüzit sorunu olanlarda çok fayda sağlamaktadır
Bronşitin etkilerini azaltır
Grip ile savaşır
Vücut direncini enfeksiyonlara karşı arttırır
Sarımsak Çayı Nasıl Hazırlanır?
*2 diş sarımsağı kaynatıyoruz. Ilınıp içilecek kıvama geldikten sonra 1 çay kaşığı bal ve çekrek limon sıkarak içebiliriz.
*Bal kaynar derecedeki suya karıştırılmamalıdır. Her bir çay bardağı için 1-2 diş sarımsak yeterli olacaktır.
17 Aralık 2014 Çarşamba
Mikrodalgayla yapılabilecek 7 şey
Mikrodalga fırınınızı sadece yemek ısıtmak için kullanmayın. İşte mikrodalga fırının işe yaradığı 7 şey!
1. Soğanın sadece baş ve uç kısmını temizledikten sonra 30 sn mikrodalgaya atarsanız gözleriniz yaşarmadan doğrayabilirsiniz.
2. Posta pulunu hasar vermeden çıkarmak için mektuptaki pulun üzerine 1-2 damla su damlatın ve 20 sn mikrodalgaya atın.
3. Mikrodalganın içi kirlendiğinde bir kasenin içerisine su doldurun ve birkaç damla sirke damlatın. 5 dakika mikrodalgaya attığınızda kirlerin kolayca temizlendiğini göreceksiniz.
4. Şekerlenmiş balı mikrodalgada yarı güçte 2 dakika ısıtın. Eski haline geri dönecektir.
5. Limonları 10-20 saniye yüksek güçte mikrodalgaya atarsanız daha sulu ve sıkması kolay hale gelir.
6. Sarımsağı 15 saniye mikrodalgaya koyarsanız kabukları kolayca soyulur.
7. Kurumuş ekmekleri ıslak havluya sarıp 10-15 saniye mikrodalgaya atarsanız yumuşayacaktır.
1. Soğanın sadece baş ve uç kısmını temizledikten sonra 30 sn mikrodalgaya atarsanız gözleriniz yaşarmadan doğrayabilirsiniz.
2. Posta pulunu hasar vermeden çıkarmak için mektuptaki pulun üzerine 1-2 damla su damlatın ve 20 sn mikrodalgaya atın.
3. Mikrodalganın içi kirlendiğinde bir kasenin içerisine su doldurun ve birkaç damla sirke damlatın. 5 dakika mikrodalgaya attığınızda kirlerin kolayca temizlendiğini göreceksiniz.
4. Şekerlenmiş balı mikrodalgada yarı güçte 2 dakika ısıtın. Eski haline geri dönecektir.
5. Limonları 10-20 saniye yüksek güçte mikrodalgaya atarsanız daha sulu ve sıkması kolay hale gelir.
6. Sarımsağı 15 saniye mikrodalgaya koyarsanız kabukları kolayca soyulur.
7. Kurumuş ekmekleri ıslak havluya sarıp 10-15 saniye mikrodalgaya atarsanız yumuşayacaktır.
13 Aralık 2014 Cumartesi
Sarımsak çayı neye iyi geliyor?
Sarımsak çayı güçlü ve bazılarımız için rahatsız edici kokusu ile içmekte tereddüt edilen çaylar arasında.
Ancak son zamanlarda özellikle zayıflatıcı özelliği ile gündeme gelen sarımsağın, saç bakımı, kalp sağlığı, kilo verme ve daha bir çok hastalıkla savaşmak konusunda çok fazla faydası olması ile tüketimi artmış durumda.
Alerjilerle savaşarak vücut direncini arttıran sarımsak çayı, kış aylarında hastalıklarla savaşmak için birebir. Yüksek tansiyon hastaları için de öneriklen sarımsak çayı yüz yıllardır şifa olarak kullanılmakta.
Sarımsak çayının hazırlanması hiç zor değil. Sarımsak çayı vücudumuzu toksinlerden arındırdığı gibi Diyet yaparken oldukça önemli bir yardımcı.
Sarımsak Çayının Faydaları
Kalp hastalıklarına karşı korur
Mineral ve vitamin zenginidir
Midemize zarar verecek parazitlerden korur
Sindirim sistemimizi temizlemekte ustadır
Midedeki gazı giderir
Sinüzit sorunu olanlarda çok fayda sağlamaktadır
Bronşitin etkilerini azaltır
Grip ile savaşır
Vücut direncini enfeksiyonlara karşı arttırır
Sarımsak Çayı Nasıl Hazırlanır?
*2 diş sarımsağı kaynatıyoruz. Ilınıp içilecek kıvama geldikten sonra 1 çay kaşığı bal ve çekrek limon sıkarak içebiliriz.
*Bal kaynar derecedeki suya karıştırılmamalıdır. Her bir çay bardağı için 1-2 diş sarımsak yeterli olacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








