kabızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kabızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2017 Pazar

Doğru detoksun 12 kuralı

Vücuttaki toksinleri atmaya yardımcı olan detoks, yanlış yönlendirmelerle birçok önemli bağırsak problemlerine yol açabiliyor. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya konu ile ilgili uyarılarda bulundu: Tıp doktoru veya diyet uzmanı olmayan kişiler tarafından önerilen bu tür uygulamalardan kaçının. 

İşte doğru detoksun 12 kuralı...
Günlük yaşantımızda o kadar çok toksine yani zehre maruz kalıyoruz ki bir çoğumuz bunun farkında bile olmuyoruz ne yazık ki… Yediğimiz yiyeceklerdeki katkı maddelerinden tutun da içtiğimiz sudan soluduğumuz havaya ,ruhumuzu yoran olaylardan bedensel hareketsizliğe kadar pek çok etmeni bu uzun süreli zehirleyicilerden sayabiliriz. Bu zehirlerden kurtulabilmek ya da kilo verebilmek için bir çoğumuz da son günlerde çok revaçta olan ‘detoks uygulamaları' ‘nı araştırıyoruz. İç hastalıkları uzmanı Dr. Ayça Kaya bu tür uygulamaları yaparken çok dikkatli olunması gerektiğini söylüyor.
Tıp doktoru veya diyet uzmanı olmayan kişiler tarafından önerilen bu tür uygulamalardan kaçının. Zira detoks adı altında sağlıklı olmayan tek yönlü beslenmeler ve bazen de bağırsak boşaltıcı lavmanlar da bu tür ticari programlarda önerilebiliyor. Ancak bu tür tek yönlü diyetler ve gereksiz yapılan bağırsak lavmanlarının bağırsak tıkanmaları, bağırsak delinmesi, sıvı-elektrolit dengesizliğine bağlı kalpte ritim problemleri, kabızlık yada aşırı ishal olma, halsizlik, takatsizlik, bayılmalar gibi çok büyük yan etkileri de olabiliyor.
Dr. Ayça Kaya'nın 5 günlük arınma beslenmesi günlük olarak kişinin ihtiyacı olan karbonhidrat, protein ve yağ açısından dengeli ve sağlıklı beslenmenin bir örneği aslında. Dr. Ayça Kaya, arınma beslenmesini aşağıdaki maddelerle tamamlamayı öneriyor;
*Her gün 10 bin adım atın. Mümkünse açık havada yürümeye çalışın. Değilse koşu bandı veya bisiklet gibi aletleri de kullanabilirsiniz.
*Her gün 2,5 litre su için. Suyunuzu limon, greyfurt, nane ile tatlandırabilirsiniz.
*Yiyeceklerinizi evde kendiniz hazırlamaya çalışın. Yoğurtlarınızı organik maya ile günlük sütten yapabilirsiniz mesela…
*Sigara alışkanlığınız varsa bu dönemde kesinlikle içmeyin. Hatta bırakın. Sigara içilen ortamlarda bile bulunmayın.
*Çay ve kahveden uzak durun. Günde 2-3 fincan değişik zevkinize göre bitki çayları içebilirsiniz, ( yeşil çay, zencefil, zerdeçal , limon ve taze nane karışımlarını daha çok tercih edebilirsiniz.).
*Alkollü içkilerden uzak durun.
*Paketli, uzun ömürlü yiyecek ve içecek (çikolata, bisküvi, gazlı ve şekerli içecekler) kesinlikle satın almayın, yemeyin.
*Her gün sık aralıklarla klasik müzik dinleyin.
*Akşam en geç 23'de yatın sabah en geç 08'de kalkın.
*Arınma günlerinizde televizyon, bilgisayar, cep telefonu kullanımınızı minimize edin.
*Gece yatağınıza 1 saat erken gidin ve yatmadan önce kitap okuyun.
*Sizi üzen insanlardan ve olaylardan mümkün olduğu kadar uzak durun.
DR. AYÇA KAYA'DAN 5 GÜNLÜK DETOKS LİSTESİ
PAZARTESİ:
KAHVALTI: 1 kase yoğurt, 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 1 dilim ananas
ÖĞLE: Izgara balık, narlı cevizli roka salatası
İKİNDİ: 1 bardak tarçınlı süt, 5-6 adet çiğ badem, 1 kırmızı elma
AKŞAM: Haşlanmış brokoli, karnabahar, havuç
1 kase yoğurt (sarımsak eklenebilir)
SALI:
KAHVALTI: 1 haşlanmış yumurta, 1 yemek kaşığı lor peyniri, bol tere , nane, maydanoz , 1 dilim tam buğday ekmeği, 1 bardak limonlu yeşil çay
ÖĞLE: 4 yemek kaşığı haşlanmış karabuğday eklenmiş rokalı salata
1 bardak kefir
İKİNDİ: 1 fincan zencefil, zerdeçal ve limonlu çay
2 adet ceviz, 3 kuru mürdüm eriği
AKŞAM: 1 kase yoğurt
2yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 yeşil elma
ÇARŞAMBA:
KAHVALTI: Yarım avokado
2 yemek kaşığı lor peyniri
2 dilim tuzsuz ekmek
ÖĞLE: 1 kase sebze çorbası (ISPANAK,KEREVİZ,BROKOLİ)
Kırmızı biberli, turplu yeşil salata
İKİNDİ: 1 kase yoğurt
2 tatlı kaşığı chia tohumu
1 küçük boy muz
AKŞAM: 1 kase sebze çorbası (ISPANAK,KEREVİZ,BROKOLİ)
Kırmızı biberli, turplu yeşil salata
PERŞEMBE:
KAHVALTI: 1 su bardağı kefir
10 fındık
1 greyfurt
ÖĞLE: Izgara somon
Ispanaklı pancarlı salata
İKİNDİ: 1 ayva
2 adet ceviz
AKŞAM: Kinoalı yeşil salata
1 bardak ayran
CUMA:
KAHVALTI: 1 adet yumurta
Yarım avokado
2 dilim tuzsuz ekmek
ÖĞLEN: 1 Kase sebze çorbası (ISPANAK,KEREVİZ,BROKOLİ)
Bol yeşil salata
İKİNDİ: 1 kase yoğurt, 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 tatlı kaşığı keten tohumu
1 tane armut
AKŞAM: 1 kase sebze çorbası (ISPANAK,KEREVİZ.BROKOLİ)
Bol yeşil salata

24 Ekim 2016 Pazartesi

Kilo vermeyi engelleyen 4 neden

Kulaktan dolma bilgilere kanmayın. Kilo vermek için ekmeği tamamen beslenmeden çıkartmak ya da kahvaltı etmemek gibi hataların sağlığı tehdit ettiğini belirten uzmanlar, yanlış diyetlerin psikolojik olarak da yıprattığını belirtiyor. İşte doğru diyetin sırları...


Diyet yapmak demek, az yiyip, uzun süre aç kalıp, hiç ekmek yemeden yaşamak değildir. Bu konuda birçok hatanın yapıldığını belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan, sağlıklı kilo vermenin yollarını anlattı.

Kilo vermek isteyen pek çok kişi, bilinçsiz ve yetersiz beslenme ile amacına bir türlü ulaşamıyor. Kimileri aynı kiloda sabit kalırken; kimileri üzerine bir de kilo alıyor. Kulaktan dolma bilgilerle diyet yapmak aynı zamanda sağlığı da tehlikeye atıyor.

KAHVALTI ETMEMEK

Güne erken başlayarak önce metabolizmanın uyandırılması gerektiğini söyleyen Dyt. Özcan, “Hızlı bir metabolizma için günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı atlamayın. Bazı zamanlar iştahsızlık, geç uyanma veya vakit bulamama gibi durumlar kahvaltı etmemek için bahane olabiliyor. Ancak her gün zeytin, peynir, yumurtadan oluşan bir kahvaltı yerine kahvaltılık gevrek ve süt yeterli görülüyor. Kahvaltıda tüketilen sebzelerin bağırsak sağlığı ve vücudun lif ihtiyacı için önemli olduğunun da unutulmaması gerekiyor” diyor.

UZUN SÜRE AÇ KALMAK

Diyet yaparken kesinlikle aç kalmamak gerekiyor. Aç kalındığında vücut su kaybediyor, kaslar küçülüyor ama asıl kaybolması gereken yağlar yerli yerinde duruyor. Bu şekilde metabolizma hızının düştüğünü söyleyen Dyt. Yeşim Özcan, zamanla vücudun bu duruma tepki vermeye başlayarak halsizlik, baş ağrısı, sinirlilik, tansiyon düşüklüğü, kabızlık, cilt kuruluğu gibi sorunlara yol açtığını ifade ediyor. Bu nedenle çok kısa sürede hızlı sonuçlar veren şok diyetlerden, zayıflama ilaçlarından, kulaktan dolma bilgilerden uzak durmak ve sağlıklı şekilde zayıflamak için diyetisyenlerin tercih edilmesi önem taşıyor.

ARA ÖĞÜNLERİ ATLAMAK

Kilonun kontrol edilmesine en çok destek veren faktörler arasında ara öğünler ilk sırada yer alıyor. Günlük beslenmenin 3 ana ve 3 ara olmak üzere toplamda 6 öğün olması gerekiyor. Bu şekilde kan şekeri de dengede kalarak ani acıkmaların önüne geçiliyor. Sabah yapılan tek öğünden sonra gün boyu bir şey yemeyip akşam tek bir öğünde fazla yemek yemek, metabolizma hızını düşürerek kilo vermeyi zorlaştırıyor. Ara öğünlerle metabolizma hızını artırarak daha kolay kilo verilebileceğini belirten Dyt. Yeşim Özcan, kolayca tüketilebilecek sağlıklı ara öğünler için; 3 kuru kayısı ile 2 ceviz,1 bardak light süt ile 2 galeta, 1 dilim tam buğday ekmek ile 1 dilim az yağlı peynir, 1 dilim light kaşar ve kepekli tost, 1 kutu light meyveli yoğurt ile 5 fındık örneklerini veriyor.

EKMEĞİ TAMAMEN BIRAKMAK

Diyet yapan kişilerde sık rastlanan hatalardan biri de kilo verebilmek için ekmeği tamamen kesmek oluyor. Ekmeğin kilo verilmesine yardım ettiğini belirten Dyt. Yeşim Özcan, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın tüketim miktarı olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor:

“Sadece diyet yapanların değil sağlıklı beslenmek isteyen herkesin beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar, tahıllı veya yulaflı ekmek yemesi gerekiyor. Çünkü bu ekmekler içerdiği yüksek lif oranı ile tokluk hissi sağlıyor ve kan şekerini dengede tutuyor. Sinir sistemini koruyan B vitaminlerinden de zengin olan ekmeğin, günlük beslenmede mutlaka yer alması gerekiyor.” sözcü.com.tr

23 Ekim 2016 Pazar

Kabızlığın çaresi süt ve zencefilde

Vücudun enerji dengesini sağlamak için belirli miktarda suya ihtiyaç duyarız. ihtiyacımız olan miktarın altında su içtiğimizde sindirim problemleri başlar. Kabızlık bunların başında gelir. İşte zaman zaman gerek vücudumuzun sıvısız kalmasada tükettiğimiz besinler nedeniyle bir tıkanıklık yaşarız. Bunu çözmenin en doğal yollarından bir de süt ve zencefil karışımı. Yalnız bununla da bitmiyor: 

İşte zencefil ve sütün mucizevi etkileri...

Birçok kişi zencefili soğuk algınlığının tüm belirtilerine karşı etkin bir ilaç olduğunu düşünür;
Live Science’ta yayınlanan bir makaleye göre, zencefil en çok mide bulantısının tedavisinde etkili olduğunu vurguluyor.

Ayrıca 2012’de yapılan bir araştırma, zencefilin kalın bağırsak iltihabına iyi geldiğini ve kolon kanseri riskini azaltabileceğini ileri sürüyor.

Zencefil iltihabı iyileştirir, canlılık verir, mide bulantısını engeller, pıhtılaşmayı önler.

Zencefil güçlü bir antioksidan ve güçlü bir antienflamatuvar özelliği olan bir bitkidir.

Zencefil içerdiği gingerol ve zingibain sayesinde iştahımızı bastırıcı özelliğe sahiptir.

Bu nedenle zencefil’i yemeklerde ve salatalarda kullanarak vücudumuzdaki yağın yakımına yardımcı oluruz.

Sütlü zencefil çayı kortizol üretimini azaltarak ayrıca dopamin ve seratonin hormonlarının salınımını düzenler.

Vücudumuzu depresyona ve strese karşı koruyan çay şöyle hazırlanıyor:


Malzemeler

Taze zencefil 1-2 ince dilim

- Veya yarım çay kaşığı toz zencefil,

-1 çay kaşığı bal,

-1 bardak kaynamış su veya

-1 kahve cezvesi sıcak su

-Yarım bardak süt veya limon suyu

Hazırlanışı

Taze zencefili patates soyar gibi kabuğunu soyun. 2 ince dilim kesin.

Toz zencefil ise yarım çay kaşığı toz zencefili demlenmek üzere cezveye koyun ve üzerini çay tabağı ile kapatın.

10 dakika kısık ateşte kaynatın. 5 dakika bekleyin.

Fincanın 1/3 ünü bu demlediğiniz çayı süzerek doldurun. 1 çay kaşığı balı içerisine karıştırın ve en son üzerini süt ile doldurun.

Fakat süt hem acıktırmaz hem de sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar.


27 Haziran 2016 Pazartesi

Kabızlığa iyi gelen çay: Zencefil çayı

Ramazan'ın son günlerinde kabızlığı zencefille yenin


Ramazan 2016 yılında da yaz aylarına denk geldiği için, vücut uzun süren açlık ve susuzlukla mücadele ediyor . Bu nedenle kabızlık gibi sorunların normal olduğunu belirten Dr. Fevzi Özgönül, Ramazan ayının sonlarına girdiğimiz şu günlerde vücudun ister istemez strese daha çok girdiğini ve özellikle kabızlığın daha da arttığını söyledi.

BALLI SÜTLÜ ZENCEFİL ÇAYI TAM SİZE GÖRE

Özellikle bu yıl yaklaşık 17 saat aç ve susuz kalındığını ifade eden Özgönül, şöyle konuştu: “Eğer oruç tutuyor ve son zamanlarda daha çok stresli bir hal alıyorsanız; Ballı, sütlü zencefil çayı tam size göre. Stresli olduğumuz zaman böbrek üstü bezlerimiz kortizol adı verilen bir hormon salgılayarak vücudumuzun enerji dengesinin olumsuz yönde etkiler. Hatta aşırı kortizol üretimi, vücutta hem lüzumsuz su tutulmasına (ödem) hem de aşırı su isteğine neden olur. Ballı ve sütlü zencefil çayını her sahurda içtiğimizde, zencefil içerisinde bulunan gingerol adlı madde sayesinde bağırsak hareketleri güçlenir ve oruç tutarken de yaşadığımız kabızlık sorunundan kurtulmuş oluruz”

Sütlü zencefil çayının kortizol üretimini azaltarak ayrıca dopamin ve seratonin hormonlarının salınımını düzenleyici etkisi ile de vücudumuzu depresyona ve strese karşı koruduğunu anlatan Dr. Fevzi Özgönül, çayın hazırlanmasını şöyle tarif etti;

ZENCEFİL ÇAYI TARİFİ

“Malzemeler: Taze zencefil 1-2 ince dilim veya yarım çay kaşığı toz zencefil, 1 çay kaşığı bal, 1 bardak kaynamış su veya 1 kahve cezvesi sıcak su. Yarım bardak süt veya limon suyu

Hazırlanışı: Taze zencefili patates soyar gibi kabuğunu soyun. 2 ince dilim kesin. Toz zencefil ise yarım çay kaşığı toz zencefili demlenmek üzere cezveye koyun ve üzerini çay tabağı ile kapatın. 10 dakika kısık ateşte kaynatın. 5 dakika bekleyin. Fincanın 1/3 ünü bu demlediğiniz çayı süzerek doldurun. 1 çay kaşığı balı içerisine karıştırın ve en son üzerini süt ile doldurun. Süt sevmiyorsanız içerisine biraz limon suyu konulabilir. Fakat süt hem acıktırmaz hem de sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar.”